Hem Gamsız Hem Konsantre: Kawhi Leonard

1256
Hem Gamsız Hem Konsantre: Kawhi Leonard
Hem Gamsız Hem Konsantre: Kawhi Leonard

NBA’de “Hazırlık Sezonu” devam ederken, gerçek sezonun başlamasına az kala ne yazacağım diye düşünüyordum. Sezon başlayıp hızını alınca zaten yazılacak çok şey olacak, takımları o zaman gerçek manasıyla mercek altına alıp inceleyebileceğiz. Ne yazsam diye düşünürken ben de geçtiğimiz günlerde sosyal medyada bir anket açmaya karar verdim. Her ne kadar çok “fan based” yazar olmasam da, bazen enteresan fikirler geliyor insanlardan. Kobe Bryant’ın 2003’teki “Tecavüz Skandalı” konusunu açmamı ve anlatmamı isteyen oldu, 2004’te Pistons-Pacers Kavgası hakkında ne düşündüğümü soranlar oldu, daha neler neler. Aslında bunları her birini birgün köşemde yer verip ameliyat etmeyi düşünmüyor değilim. Önümüzdeki zamanlarda, aralarda dalarız geçmişin derinliklerine. Gelen konu önerilerinden güncel olanlarda vardı. Ben de aralarında en çok sivrileni kenara not ettim: Kawhi Leonard

Domino Etkisi

Esasen hiç hesapta yoktu bu adam. Hani etrafınızda bazı insanlara bakıp “şanslı doğanlar” olarak nitelendirilirsiniz ya NBA’de de böyle sendrom mevcuttur. NBA oyuncuları iki kez doğarlar. Birincisi organik doğum yani anne ve babasının onu dünyaya getirmesi. İkincisi ise NBA Draft’i. Örneğin; Kobe Bryant. Kobe’yi gerçekten Charlotte Hornets draft etseydi, 1’inci sıradan atıyorum Allen Iverson, Lakers tarafından Shaq’ın yanında oynamak üzere draft edilseydi bu oyuncuların kaderi nasıl çizilirdi? Allen Iverson’ın belki sayı krallıkları olmayacaktı ama onların iki katı kadar şampiyonluk yüzükleri olacaktı ve belki bugün onun adı başka türlü anılacaktı tarihte. Kobe, Shaq’ın kazandığı 3 şampiyonlukla parmaklarını doldurmasaydı kariyerinin toplamında 5 şampiyonluklu bir efsane olabilecek miydi? Bu gibi acabalar NBA’de her zaman tartışılmıştır ve tartışılacaktır da. Şimdi bu konuyu aklımızın bir yerine yazalım ve konumuza dönelim.

Kelebek Etkisi

2010 ve 2014 arasında ligde fırtına gibi esen bir Miami Heat takımı vardı. 2013 NBA Finali’nde San Antonio Spurs’u 7 maçlık seride yenerek şampiyonluğa ulaştı. 2014’te iki rakip yeniden NBA Finali’nde karşılaştı. Tim Duncan önderliğinde Spurs, LeBron’lu Miami’i sahadan silerek şampiyonluğa ulaştı. Bu Tim Duncan’la Spurs’un ulaştığı 5. şampiyonluk oldu ki Duncan Spurs tarihinin oyuncu anlamında en önemli ismi oldu. NBA Final serisinin MVP’si Kawhi Leonard adında bir genç oyuncu oldu. O günlerde bu ödülü ona verilmesini saçmalık olarak görüp eleştirenler bugün Kawhi Leonard’a Spurs efsanesi muamelesi yapmaya kalkıyor. Sanki bir camiayı sırtında şampiyonluğa taşımış gibi. Bundan 20 sene sonra NBA tarihini okuyanlar 2014 Finallerin MVP’sinin Kawhi Leonard olduğunu okuyacak ama işin gerçeğinin öyle olmadığını sadece bugün bunlara tanklık edenler bilebilecek.

Kawhi Leonard, 2011 yılında 1. turda 15. sıradan Indiana Pacers tarafından seçilmiş ve Spurs’e takas edilmiştir. Her ne kadar değişik özellikleri olabileceğine dair kıvılcımlar gösterse de sıradan bir oyuncu Leonard. 2013-2014 sezonunda şampiyon olan Spurs takımında tüm sezon ortalama 12, playoff’larda ise 14 sayı ortalaması ile oynadı. Yani öyle MVP ile ödülllendirilebilecek bir performans yoktu ortada. Zaten NBA’in ödül konularda son 15 senedir yaptığı eyyamcılıkları ayrıca bir inceleme konusu olması lazım. Şampiyonluk ile beraber MVP ödülünü kazanan Leonard normal giden kariyerinde bir anda sıçrama yaşadı. Sayı ortalaması her sezon yükseltti. Zaza Pachulia vakası yaşanana kadar o sezon 25.5 sayı ortalaması ile oynuyordu ki Yılın En İyi Savunmacı ödülüne de layık görüldü.

Leaonard, bana göre NBA’in en iyi çift yönlü oyuncusudur. Sadece bana göre çoğu yorumcu ve antrenör böyle düşünüyor. Zaten istatistikler de ortada. Ama işin enteresan tarafı kariyeri normal ilerleyen bir adamın, gözümüzde bir yıldız olmayan bir adamın 1 şampiyonluk sonrasında kariyerinin nasıl yol aldığı gerçekten hayret verici ve hayranlık uyandırıcı. Kelebek etkisi böyle bir şey olsa gerek diye düşünüyorum.

Felaketin pivot versiyonu: Zaza Pachulia

2017 playoff’larında Golden State Warriors ile oynanan seride Zaza Pachulia’nın kimine göre kasıtlı, kimilerine göre acemice ve sakarca yaptığı bir faul sonrası Leonard sezonu kapattı. Hatta bir sonra ki sezonu da kapattı. Sezon içinde iyileşmesine rağmen kadroda yer almayı ret eden Kawhi, Spurs yönetimi ve oyuncularıyla karşı karşıya geldi. Her gün demeç savaşları bütün kamuoyu önünde basın yoluyla izleniyordu. Bu Spurs geleneklerine biraz da aykırı bir durumdu çünkü Tim Duncan ve Gregg Popvich’li Spurs, içeride ne yaşarsa yaşasın basın ile çok paylaşılmıyordu o güne kadar. Tony Parker’ın da kendi geçirdiği sakatlıktan örnek vererek yaptığı açıklamadan sonra işler iyice arap saçına döndü diyebiliriz. Aslında o günlerde belliydi Kawhi Leonard’un sezon sonunda Spurs’de devam etmeyeceği.

Spor kamuoyu da ikiye bölündü bu konuda. Gazeteciler, muhabirer, yorumcular, taraftarlar. Kimileri Kawhi’ın tarafındaydı kimileri Spurs yönetimi tarafında. Ama işin romantik tarafıyla ilgilenenler ne yazık ki Spurs’ün Kawhi’a oynamadığı o sezonda 20 küsür milyon dolar ödedeğini göz ardı ediyor. Düşünün ki bu camiada Tim Duncan, şampiyon olabilecek bir kadro kurulabilmesi için takımın yıldızı ve lideri olmasına rağmen az para almayı kabul etti ve yola devam edildi. Kimileri Kawhi’ın kendi kariyeri için doğru olanı yaptığını düşünüyor ama bazıları da Kawhi’ın bir hain olduğu yaftası yapıştırmaya çalışıyor.

Yeni Rota: Kuzey

Bir sezonu boş geçirdikten sonra halen Spurs ile devam edebileceği konuşulurken o soluğu Kuzey’de Toronto’da aldı. Artık bir Raptor olan Kawhi Leonard’ın nasıl bir oyuncu olduğunu, hangi seviyenin oyuncusu olduğunu “artık” anlayabileceğiz. Çünkü tıpkı Phil Jackson ve üçgen hücumu olmadan sudan çıkmış balığa dönen bir Kobe Bryant gömüştük 2004-2005 sezonunda. Bugüne kadar Pop’un oyun sisteminde oynayan Leonard’ın başka bir oyun yapısında nasıl bir oyuncuya dönüşeceği gerçekten merak konusu. Tüm hücum yükünü çekemediği takdirde, Toronto’nun bir yere varabileceğini düşünmüyorum. Tek pozitif avantajı artık Doğu Konferansı’nda oynayacak olması. Yani playoff’ları kaçırma ihtimali çok zayıf. Ama asıl işi playoff’larda ne yapacağı. Bekleyeceğiz ve göreceğiz. Çünkü o hem çok gamsız hem çok konsantre.

Ara Gözbek

aragozbek@gmail.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.