NBA Konferanslarındaki Yarı Final Eşleşmeleri

1
NBA Konferanslarındaki Yarı Final Eşleşmeleri
NBA Konferanslarındaki Yarı Final Eşleşmeleri

NBA’de konferans yarı final eşleşmelerinin Boston Celtics – Washington Wizards serisinin ilk 2 maçı ve diğer serilerin ilk maçları oynandı. Hemen NBA playoff serilerinin gidişatının değerlendirmesini yapalım.

Boston Celtics – Washington Wizards

TD Garden’da serinin ilk iki maçı oynanmış durumda ve Boston şu an 2-0 önde. Bu durum benim için biraz şaşırtıcı oldu. Öncelikle ben bu seride, daha başlamadan önce Washington’u biraz daha önde görüp eleyecek olan taraf olacağını düşünüyordum. Ama taktiksel anlamda ve maç kazanma alışkanlıklarının, maç sonunu getirememe durumunun zayıf olmasından dolayı Boston tarafının avantajlı olduğunu da biliyorduk. Nitekim oynanan 2 maça da baktığımızda Washington için sıkıntı olan bu noktalar ortaya çıktı. 2.maçta maç topunu değerlendiremeyip uzatmada dağılmaları belki de serinin en kritik noktasıydı. Şu an 1-1 i konuşuyor olabilirdik ve bu avantajın tamamen Washington tarafına geçmesi demekti.

Washington, John Wall’dan beklenen katkıyı şu ana kadar aldı ancak özellikle 2. Maçı elleriyle vermelerinin en önemli sebebi şüphesiz Bradley Beal. 1/9 üçlük oranı ve 6 top kaybı desem herhalde ne demek istediğimi anlarsınız, ki Beal için beklenti çok yüksek durumdaydı bu seride. Wall kısmen beklenen gibi oynasa da Beal’ın formsuzluğu en azından bu ilk iki maçın kaderini bekleyen en önemli faktörlerden biri oldu diyebiliriz.

Boston’da da yıldızları Isaiah Thomas adeta alev almış durumda. Son maçta 52 sayı atarak kendi rekorunu kırdı ve özellikle son çeyrek ve uzatmada attığı sayılarla takımını galibiyete taşımış oldu. Onun dışında Al Horford, Jae Crowder, Avery Bradley, Marcus Smart gibi isimlerden de şuana kadar beklenen katkıyı alabildiler. Koç Stevens hallerinden gayet memnun olsa gerek.

Serinin nasıl gidebileceğini de değerlendirirsek ben önümüzde başkentte oynanacak 2 maçın da Washington’un kazanacağını düşünüyorum. Seri 2-2 ye gelir ve sonrasında neler olur çok şüpheli. Ancak evinde yapacağı en ufak kaza Washington için bu serinin sonu demektir. Bunun bilinci ve bunun baskısıyla oynamak onları bir hayli yıpratacaktır ama üstesinden gelemeyecek bir takım değiller. Boston için şuan durum çok iyi gözükse de ben bu serinin hala zor olduğu görüşündeyim. Tavanı çok yüksek olmayan Boston takımının bir anda tökezlemesi hiç de şaşırtıcı olmaz.

Cleveland Cavaliers – Toronto Raptors

Geçen sene doğu konferansı finalinde karşı karşıya gelen bu iki takımı kader bu sene yarı finalde karşılaştırdı. Geçen sene oynanan seri 4-2 Cavs’in üstünlüğüyle sonuçlanmıştı. Çok da zorlandıkları söylenemez. 1 sene farkla oynanacak olan iki seriyi karşılaştırırsak; Toronto da Ibaka gibi çok önemli bir isim ve PJ Tucker kadroya katıldı onun dışında takımın yapısı aynen duruyor. Cleveland’da da benche yapılan Deron Williams katkısı dışında önemli bir değişiklik yok ama sezon sonunu çok kötü geçirdiler, Indiana’yı 4-0 geçmiş olsalar da iki takım arasında çok bariz fark yoktu ki skorlara da yansıdı bu durum. Toronto da 1 sene daha Play-Off tecrübesi kazanmış oldu.

Cleveland hücumda gerçekten durdurulması çok zor ve en önemlisi çok alternatifli bir takım. Abi Lebron var diyip geçmek diğer oyunculara büyük haksızlık. En başta Kyrie İrving inanılmaz hücum ediyor ve en kritik yerlerde sorumluluk alıp şut sokma özelliğini iyiden iyiye geliştirmiş durumda. Kevin Love desen şuan NBA’deki en iyi bileklere sahip uzun oyunculardan birisi hatta en iyisi belki de. Alternatif olarak Lebron oyunu sıkıştığında hemen topu takımın tecrübeli üçlükçüleri Korver, JR Smith, Frye gibi isimlere verip üçlük üzerinden hücum edebiliyorlar ki bu bana göre Cleveland’ın en önemli taktiği konumunda. Birine koşsan diğerinde de şut tehdidi olduğu için onları savunmak çok çok zor. Bu noktada Toronto’nun doğru alan paylaşımı yapıp kişilere odaklı kalmadan savunma yapması çok önemli.

Toronto da zor bir Milwaukee serisini geride bıraktı. Beklentilerin üstünde bir Milwaukee ve savunma serisi izledik. Bu seri tam tersi karşılarında sıkı bir savunma görmeyip sıkı bir hücum görecekler. Yani Milwaukee serisine göre değerlendirmemiz çok zor.

Oynanan ilk maça baktığımızda Cleveland’ın yenmesi çok da şaşırtıcı olmadı. Toronto’nun ilk maçta kaybetme alışkanlıkları bitecek gibi değil. O yüzden ilk maç üzerinden analiz yapmak çok da doğru olmasa da yine de bazı temel noktalar olduğunu gördük. En başta Toronto’nun kazanabilmesi için ben bu seride kilit isim olarak Kayle Lowry’yi görüyordum ve ilk maçta önceki eriye kıyasla hiç de fena oynamadı. Birkaç adım daha ötede oynarsa Cavs’i ciddi anlamda zorlayabilirler. Formunun tamamen yerine gelmesi şart. Cleveland’da da Lebron yine ilk maçı harika oynadı ve maçı tek başına domine etmeyi başardı. O böyle oynamaya devam ettikçe Toronto’nun işi gerçekten çok zor. Zaten hücumda alternatifleri olan bir takım ve karşılarında iyi savunma yapabilen bir ekip yok. Savunmaya odaklanıp savunma sertliğini artırdıkları zaman Cavs’i ciddi anlamda zorlayabilirler. İki takım için de çok yıpratıcı bir seri olacağı belli. Favori Cleveland.

Golden State Warriors – Utah Jazz

Utah, Clippers engelini aştıktan sonra şampiyonluğun en önemli adayını olan Warriors’la eşleşmiş oldu. Utah için Clippers serisini başlı başına ayrı bir hikaye. İki takımda da sürekli sakatlık vs. bir şekilde buraya geldiler. Açık konuşmak gerekirse burası onlar için son durak olacak. Griffin’siz Clippers’a bile fazlasıyla zorlandılar. Bu da sıkıntılı olduklarının göstergesi. Golden State önceden de bahsettiğim gibi gerçekten çok acımasız bir takım olabiliyor. Bu durumu dün gece oynanan maçta da gördük. Utah çok kötü gözükmemiş olabilir ama Warriors skor olarak 9-0 başlayıp sonrasında da onları hiç yaklaştırmadı yanlarına. Utah çok iyi bir savunma takımı ancak Warriors’da durdurulamaz bir hücum takımı. Utah’ın o savunmasının yanında çok iyi hücum etmesi gerekiyor ki seriye ortak olabilsinler. O da pek mümkün gözükmüyor.

Bu seride konuşulacak pek de bir şey yok. Utah en fazla 1 maç kazanır gibi görünüyor. Şampiyonluğun muhtemel adayı olan Golden State bu noktaları takılmadan geçecektir.

San Antonio Spurs – Houston Rockets

Geldik Teksas derbisine. Yarı final serilerinin tahmin edilebilmesi en zor serisi bana göre. İlk maçı Houston deplasmanda farklı kazandılar. Açıkçası daha ilk maçtan bu kadar dağınık bir Spurs görmeye hiç de alışık değiliz. Başa baş geçeceğini düşündüğüm mücadelede Houston aldı götürdü resmen maçı. Bunun sebeplerine gelecek olursak ; Houston sene başından beri öyle bir takım yapısına sahip ki tamamen hücum etmeye odaklanmış hücumlarını çok üst noktaya çıkartmış duruma geldiler. Muhtemelen Golden State ve Cleveland’dan sonra hücumu en tehlikeli olan 3. Takım konumundalar. Bu yüzden de işler iyi gittiği zaman San Antonio’ya karşı bile bir anda fark atabilecek noktaya gelebiliyorlar. Ama bu skor serinin kesinlikle referansı değil. Popovic gereken önemleri alacaktır diye düşünüyorum. Önümüzdeki maçı alıp durumu 1-1 e getirecektir Spurs ekibi. Deplasman maçlarından da 2-2 yle çıkarlarsa işler biraz daha onların lehine döner. Deplasmandan 3-1 geride dönerlerse de iş çoktan bitmiş olur.

Spurs’ün süperyıldızı Leonard’ın önümüzdeki maçtan itibaren seriye ağırlığını daha fazla koyacağını düşünüyorum. Onun yanında Parker’ın ve Aldridge’in performansları çok kritik olacak. LaMarcus Aldridge’in ilk maçta 25 dakika sahada kalıp sadece 4 sayı atması ve Parker’ın oyuna ağırlık koyamaması Popovic’i uzun uzun düşündürecek bir noktaya getirmiştir diye düşünüyorum. Veteran oyuncuların sıkıntılarının yanı sıra Dany Green gibi önemli bir şutörün de formsuzluğu takımı kötü etkileyen faktörlerden biri. Takımın bir an önce toparlanması gerekiyor aksi takdirde Houston bu formda hücumlarıyla sezonu 2.sırada bitiren Spurs’u saf dışı edebilir.

Ben bu seride şuan Houston takımını bir tık önde görüyorum ama arada çok bir fark yok. Tecrübesi, kazanma alışkanlığı, birikimleriyle Spurs hala çok tehlikeli bir takım.

 

Ragıphan Özturan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.