Beklenenin Üzerinde Performans Sergileyen Beş NBA Oyuncusu

411

1- Nikola Vucevic

28 yaşındaki İsviçreli pivot geçtiğimiz yıllarda ortalama bir ilk beş oyuncusu, şampiyon takımın yedek pivotu veya Orlando’nun eninde sonunda oyun kurucu için takaslayacağı orta-iyi uzun olarak görülüyordu.

Bu sezon kötü bir takımda da olsa All-Star sınırında ortalamalarla oynayan Vucevic’in neden bu kadar geliştiğinin en önemli sebeplerinden biri bu yıl onun kontrat yılının olması. Bu yaz alacağı kontratın fiyat bakımından dolgun ve uzun süreli olmasını gerçekten istiyor gibi görünüyor.

Bu sezon öncesinde kariyerinde maç başına 29.2 dakikada 14.5 sayı, 9.6 ribaund ve 2.2 asist ortalamaları tutturmuşken bu sezonda ilk 32 maçta maç başına 31.2 dakikada 20.2 sayı, 11.8 ribaund ve 3.6 asist ortalamalarıyla oynuyor ve şuan –bence- All-Star sınırında bir oyuncu, eğer Magic doğuda başarılı bir takım olsaydı kesinlikle All-Star seçileceğini düşünüyorum.

2- Emmanuel Mudiay

Henüz daha kariyerinin başlarında olmasına rağmen 22 yaşındaki Mudiay çoğu NBA takipçileritarafından çoktan “bust” ilan edilmişti. Kariyerinde hep istikrarsız, verimsiz olan Mudiay geçtiğimiz sezon Nuggets’tan Knicks’e takas edilmişti ve onun için hiçbir şey değişmemiş gibiydi. Ta ki bu sezon başlayana kadar…

Sezonun üçte birini tamamlarken Mudiay geçen yılki 19.5 dakikada 8.6 sayı, 2.4 ribaund ve 3.2 asistlik (%38 FG, %32 3PT) ortalamalarını tamamen geride bırakmış çok daha farklı bir oyuncu olarak karşımıza çıktı. Bu sezon 26 dakikada (ilk beş başlıyor) 14.3 sayı, 3 ribaund, 3.7 asist ve neredeyse 1 top çalma ortalamalarıyla oynarken bu istatistikleri saha içinden %46 ve üçlük çizgisinin gerisinden %32 ortalamayla atıyor. Her ne kadar üçlük çizgisinde hala yeteri kadar istikrarlı olamasa da oyun içinde istatistiklerinden daha fazla katkı veriyor. Umarım herkesin 2015 yılında konuştuğu guarda dönüşür.

3- Buddy Hield

2016 NBA Seçmeleri’nin 6 numarası Buddy bu kadar yüksek seçilmesine rağmen etrafına takım kurulacak bir oyuncu değil aksine sadece bir rol oyuncusu olarak görünüyordu. Henüz ikinci yılında Pelicans ondan vazgeçti ve onu Kings’e takasladı. Geçtiğimiz sezon Kings’te fena olmayan bir performans sergilese de hala 1. Tur 6. Sıra seçiminden çok 16-17. Sıra seçimi gibi duruyordu ve bir çok hayran tarafından çoktan “bust” ilan edilmişti.

Bu yıl sezona hızlı giriş yapan Sacramento Kings takımının en iyi iki oyuncusundan biri olduğunu gösteren Buddy sezonda maç başına 31 dakikada yaklaşık 20 sayı, 5.2 ribaund ve 2.3 asist ortalamaları ile oynarken -bu üç ortalamada onun kariyerindeki en yüksek ortalamalar- saha içinden %47 ve üçlük çizgisinden de %43 ile –Kyle Korver, Kyrie Irving gibi isimlerden yüksek- isabet buluyor.

4- De’Aaron Fox

Her ne kadar bu listenin ilk üç sırasındaki oyunculardan farklı bir durumda da olsa henüz ikinci yılında bu sıçramayı yapıp “Ben elit bir guardım!” diye bağıracağını sanırım hiç birimiz tahmin etmiyorduk. Geçen yıl beklentilerin biraz altında da kalsa henüz bir çaylak olduğu için çoğu insan bunun normal olduğunu onda hala bir yıldız ışığı olduğunu düşünüyordu. O da bu insanların beklentilerini boşa çıkarmadı.

Sezonda maç başına yaklaşık 32 dakikada 18 sayı, 3.6 ribaund, 7.7 asist ve 1.7 top çalmayla oynayan Fox ligde maç başına top çalma sıralamasında 15. ve maç başına asist sıralamasında 8. sırada. Fox şimdiden “Ben ligin en iyi guardlarından biri olacağım!” diye bağırıyor ve umarım ki bir sakatlık yaşamaz ve potansiyeline ulaşır.

5- Derrick Rose

Bu listeyi yapıp Rose’u eklemeyeceğimi hiç kimse düşünmemiştir herhalde. “Assolistler en son sahne alır.” düşüncesiyle onu en sona sakladım. Hepimiz onun hikayesini biliyoruz. En genç MVP, sınırsız potansiyel; LeBron’dan, Kobe’den, Jordan’dan iyi olacak mı soruları… Sonra birden onu kaybettik playoffların birinci roundunda zaten bitmiş bir maçın dördüncü periyodunda neden hala oynadığını düşünürken birden yere düştü ve uzun bir süre belini tekrar doğrultamadı. Geçtiğimiz sezon basketbolu bırakma noktasına geldi, gittiği takımlar ondan vazgeçiyor, bir şans daha vermiyorlardı. Ta ki belki de onun sakatlanmasına sebep olan koçu Thibodeau ona belki de hayatının en büyük şansını tanıyana kadar.

Sezona adeta MVP formunda başlayan Rose hepimizi umutlandırdı. Ardından 50 sayılık kariyer rekoru performansı geldi. Hepimiz “acaba” dedik, acaba o geri mi döndü?

Rose bu sezon maç başına 29.5 dakikada 18.7 sayı, 2.8 ribaund ve 4.7 asist ortalamalarıyla oynarken saha içinden %49 ve üçlük çizgisinin gerisinden %45.5 oranda isabet buluyor ki iki oran da kariyerinin en yüksek rakamları ayrıca sayı ortalaması da sakatlanıp kaçırdığı sezondan beri en yüksek ortalaması.

Rose belki tekrar MVP olamayacak veya eskisi kadar atletik olamayacak, tarihin en iyi oyuncusu mu soruları sorulmayacak ama o onu izleyen her çocuğa, her önünde bir engel olan insana ilham kaynağı olacak ve eminim ki onun hikayesi yıllar sonra bile motivasyon adı altında anlatılacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.