Bir Delinin Hatıra Defteri: J.R. Smith

391

450 kişilik NBA havuzunda herkes çok farklı bir karakter. Bazı insanlar profesyonel olur deli gibi çalışırlar ve başarıya ulaşırlar. Bazı deliler de profesyonellikten uzak ilginç bir karakter örneği sergilerler. Bazen başarılılardır,yeteneklilerdir ama delidir işte ne yapsa yeridir. Son yıllarda bu hususta en çok gündem olan adamı mercek altına alacağız. Bu isim tahmin edeceğiniz üzere J.R. Smith a.k.a. Swish.

Geçen sezon NBA finallerinin ilk maçında yaptığı şey kendi standartlarının bile üstündeydi. Kaçan serbest atışta ribaundu aldı ve eşitliği bozma fırsatı varken topu potaya atmadı. Dışarı çıkıp LeBron’a verdi. Herkes neden böyle bir şey yaptığını o an idrak edemedi. Ama sonra LeBron’a söylediklerinde dudakları net bir şekilde okunuyordu; “Öndeyiz sanıyordum”. Hangi çeşit insan bunu yapacak kadar oyundan kopabilir? İşte JR yine yapıyordu yapacağını. Cavs belki de seride hak ettiği tek maçı böyle amatörce bir hata ile GSW’a hediye etti ve 4-0 gibi bir skor ile şampiyon olamadan, LeBron’un son Cavs sezonuna noktayı koydu.

Sosyal medyada neredeyse günün hatta haftanın tek konusuydu. İnsanların hafızasına silinmeyecek şeyler eklemeyi seven JR, bir başyapıt ile karşımıza çıktı. Peki ‘Meme King’ hep böyle miydi?

JR lige katıldığı zamanlar tatlı bir basketbol sergiliyor ve insanların onu sevmesini sağlıyordu. İlk durağı New Orleans’ta 2 sezon oynayıp yeteneklerini insanlara sergiledi ama arka planda da karakterini az çok belli etmeye başlamıştı. 2006 yazında bir takas ile Denvar Nuggets’ın yolunu tuttu. Denver güzel bir basketbol oynayan, Melo ve sonrasında Iverson önderliğinde güçlü kadrolardan biriydi. Billups takasından sonra daha da efektif olan Denver 2009 yılında batı finaline kadar yükseldi. Bu takımda kenardan gelip oyuna çok iyi bir katkı veren altıncı adam da JR Smith’ti. Zaman zaman potaya yüklenip estetik bir smaç ile taraftarları heyecanlandırıyor, zaman zamanda şut performansı ile adeta yanıyordu. Benim o dönemler en keyif aldığım takımlardan biri Denver, en sevdiğim oyuncuları da JR’dı. İşte bu dönem zaman zaman röportajlarında, zaman zaman da saha içinde komik ve garip şeyler yaparak renkli kişiliğini gözler önüne sermeye devam ediyordu. Demeçlerinde takım arkadaşlarının adını unutuyor, kimle oynadığına dair bir fikri olmuyordu. Tabii bunları yaparken yanına bir maçta 11 üçlük gibi franchise rekorlar eklediği için insanlar buna sadece gülüp geçiyordu.

Lokavta kadar burada iyi bir performans ve birçok anıyla oynadıktan sonra genel düşündüğümüzde kendi gibi olan diğer delilerin yaptığı gibi lokavtta Çin’in yolunu tuttu. 2004 kavgasında bulunan Ron Artest, gremlin cinleriyle konuşan Beasley, savurgan ve umursamaz oyunuyla Marbury gibi insanlar da aynı yolu izlediler. JR haliyle yeteneğini orada konuşturdu ve bütün rekorları altüst ederek, 1 sezon sonunda yeni bir maceraya atılıp NY Knicks’in yolunu tuttu. Kariyerinin en parlak dönemini burada geçirdi ve yılın altıncı adamı oldu. Kendi gibi çok da normal olmayan adamlarla başarılı bir çıkış yakalamış, her sezon play-offların ciddi adaylarından biri haline gelmişlerdi. Burada highlight smaçları diye tabir edilen smaçlardan vuruyor,normal sezonda LeBron’lu Miami, Kobe’li Lakers demeden Knicks ile hepsine balyozu indiriyordu. Ama bir gerçek var kii hiçbir zaman iyi bir play-off takımı olamadılar ve en yüksek doğu yarı finali görerek veda ettiler.

Bu süreçte oyunculara sataşıyor, antrenmanları uyuyakalarak kaçırıyordu. Hiçbir zaman değişmedi JR. Hatta önce Howard’a yaptığı ve sonra da tekrarladığı imza hareketlerinden olan, serbest atış sırasında insanları bağcıklarını çözme gibi gariplikleri vardı. Geri geri savunmaya koşarken düşüşleri, saha kenarında yaptıkları her zaman tebessüm ettiriyordu. Çoğu insanı zaman zaman eğlendiriyordu JR. Knicks taraftarına belli bir kötü dönemden sonra yaşattığı güzel hareketler için ben hep minnettar kaldım.

Günlerden bir gün bir baktık ki King James evine dönmüş güçsüzleşen doğuda şampiyonluk arıyor. Yanına da yan parça arıyorlar. Knicks, Thunder ve Cavs’ın içinde bulunduğu 3’lü takasta Smith, yanına light modeli olan yaveri Iman Shumpert’ı da alarak hanedanlığın yolunu tuttular. Ne yaparlarsa yapsınlar 2015 finalinde GSW’a ve insanüstü oynayan Curry’e mağlup olmaktan kaçamadılar. Bir sonraki sezon, normal sezonu başarıyla tamamlayıp yeniden NBA finalinde GSW ile rakip oldular. 3-1 geriye düştüler. Sonra döndüler ama ne dönmek. James önderliğinde bir dönüş olsa da 5. maçta attığı ard arda 2 kritik üçlük JR’ı halk kahramanlarından biri yapmıştı. Yetmedi 7. maça uzayan seride, James sürükleyip Kyrie bitirse de, bu şahesere maç içinde attığı üçlüklerle adeta güçlü bir kolon olmuştu JR. Tabii ortam gerildiğinde, laçkalaştığında hemen her noktada kendisi görmemiz kesin gibi bir şeydi. Bakmasan da orada olduğunu bilirdiniz. O yıl JR, kariyerinin en büyük başarısı olan destansı bir serinin sonunda o şampiyonluk yüzüğünü parmağına taktı.

Geçtiğimiz sezonda Cavs’ın bunalımlı ve çalkantılı döneminde, düşük performansı ve finallerin 1. maçında yaptığı şey ile kendi fişini çekti Smith. Üstüne bir de geçen hafta takas istediği haberi duyuldu. Şaşırmadık. Artık biz basketbol severleri şaşırtabilecek yapacağı çok az şey kaldığına inanıyorum. NBA’e geldiğinde biraz deli ama fazlasıyla potansiyelli denirken, sonralarında biraz potansiyelli ama fazlasıyla deli modeline evriltti kendini.Müptezel mi dersiniz, sorunlu mu bilemem.Bence hem sporcu hem oyuncu olmak ile sadece oyuncu olmanın farkını bu denli gözler önüne seren Smith, yıllar geçse de basketbolun içinden silenemez, bir deli ve hatırları ile tozlu sayfalarda kalacaktır.

Hakan Işık

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.