Mustafa Kurtuldum Özel Röportaj

1.212
Mustafa Kurtuldum Özel Röportaj
Mustafa Kurtuldum Özel Röportaj

Türk basketbolunun gelecek vaat eden yıldızlarından Anadolu Efes forması giyen Mustafa Kurtuldum ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

2001 jenerasyonunun Türkiye’deki en önemli potansiyellerinden biri olan genç yıldız; U18 Milli Takımı’yla elde ettikleri başarıyı, gelişimini ve merak edilen pek çok şeyi sizler için cevapladı.

Basketbola nasıl başladın? Anadolu Efes ile yolların nasıl kesişti?

Babam arabada yolculuk yaparken radyodan duyduğu reklam sayesinde beni Anadolu Efes’in ilk adım okullarına götürmeye karar verdi. Basketbola Anadolu Efes’in ilk adım okullarıyla başladım. Ondan sonrada Anadolu Efes seçmelerine girdim.

Anadolu Efes gibi gençlere önem veren bir kulübün bünyesinde yer almanın gelişiminde ne gibi katkısı oluyor?

Anadolu Efes gibi büyük ve köklü bir kulüpte uzun süredir altyapıda bulunuyorum. Hem eğitim hem basketbol hayatımızda bize çok fazla yardımcı oluyorlar. Bireysel ve takım antrenmanlarıyla bizi tamamen yukarıya hazırlıyorlar.

Anadolu Efes tarihinde altyapıdan A Takım’a yükselen 61. oyuncu oldun. Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi‘nin 6. haftasında Türk Telekom ile oynadığınız maçın kadrosuna girdiğinde neler hissettin?

Kadroya alındığımı duyunca çok heyecanlandım. Maç öncesi ve ısınmada çok değişik duygular içerisindeydim. Ergin abi “Mustafa” diye seslendiğinde bütün taraftarlar alkışlamaya başlamıştı. Buğrahan abinin asistiyle ilk sayımı attığımda da kendimi tutamayıp gülmeye başladım ve hemen gidip Buğrahan abiye teşekkür ettim.

Basketbol Gençler Ligi’nde mücadeleci ve zor bir sezon geçirdin. Geçtiğimiz sezon senin açından nasıl geçti?

Sezon içinde çok fazla inişler çıkışlar olabiliyor. Benim ve takımım içinde çok fazla inişli çıkışlı dönemler oldu. Sezon genel olarak iyi geçti diyebiliriz ama hedefimiz şampiyonluktu ve en büyük hedefimizi gerçekleştiremedik o yüzden mutlu bir son olmadı.

BGL’de geçtiğimiz sezon en zorlandığın maç hangisiydi? 

En zorlandığım maç Ankara deplasmanında oynadığımız Ted Ankara maçıydı. İlk yarıya geride girip 2.yarı maçı çevirmiştik ve gerçekten izlemesi zevkli bir maçtı.

Takımda birlikte oynarken en iyi anlaştığın isim kim?

Yaklaşık 8-9 yıldır oynadığım takım arkadaşım Ömercan. Bir başka isim vermem gerekirse de bu Tarık olurdu.

Henüz genç yaşına rağmen basketbolu yakından takip eden pek çok kişiye, gösterdiğin performansla ismini duyurmayı başardın. Bu başarıyı neye borçlusun? Neleri doğru yaptığını düşünüyorsun?

Anadolu Efes’te doğru antrenörlerle çalıştığım için gerçekten şanslı hissediyorum. Onların bana kattıkları deneyimler bu başarımda azımsanmayacak derecede. Ben de çok çalışarak, elimden geleni yaparak iyi yerlere gelmeye çalışıyorum.

İlerisi için hedeflerin neler? Bu hedeflerin ve hayalinin gerçekleşmesi için neler yapıyorsun?

Şu an en büyük hedeflerimden biri Anadolu Efes A takımında süre almak ve iyi bir EuroLeague oyuncusu olmak. Özel idmanlar yaparak ve eksiklerimin üzerine giderek onları geliştirmeye çalışıyorum.

Basketbol idolün kim?

Türk olarak örnek aldığım kişi Cedi Osman ve basketbolu bırakan Ömer Onan. Yabancı oyunculardan ise Bogdan Bogdanovic ve Šarūnas Jasikevičius.

Basketboldan arta kalan zamanlarda neler yapıyorsun?

Arta kalan zamanlarımda kız kardeşim, abim veya arkadaşlarımla beraber dışarı çıkıyorum aynı zamanda video oyunları oynamayı ve kitap okumayı seviyorum.

Henüz genç yaşına rağmen pek çok maçta unutulmaz performanslar ve önemli galibiyetler elde ettin. Senin için en özeli hangisiydi?

Belgrad’da katıldığımız EuroLeague gençler turnuvasında Spars ile oynadığımız maçta 41 sayılık performansım olmuştu. Benim için en unutulmaz anım buydu.

U18 Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi gururla temsil edip, turnuvayı ikinci olarak tamamladınız. Bu muhteşem başarınız için tebrikler. Turnuvaya öncesi hedefiniz neydi?

Öncelikle çok teşekkür ederim. İlk toplandığımız kamptan beri bu jenerasyonun bir madalya hakettiğinden bahsediyorduk. Yaz kampına başladığımızdaki ilk hedefimizde madalya almaktı. Bunu başardığımız için çok mutluyuz.

Turnuva boyunca takımdaki atmosfer nasıldı?

Takım olarak gayet birlik ve beraberlik içerisindeydik. Bireysel hedeflerden önce takım başarısı herkes için ön plandaydı. Bunun sayesinde finale kadar gelebildiğimizi düşünüyorum.

Turnuvada en zorlandığınız maç hangisiydi?

İspanya maçı bizim için çok zorluydu ama bence herkesin en zorlandığı maç kesinlikle Fransa maçıydı. Son 2 senedir çeyrek finalde Fransa’ya eleniyorduk ve bunun bir geri dönüşü olacağını biliyorduk. Maçtan önce herkes çok konsantreydi . Maç boyunca geride olsak bile bir yerde kırılma yaşanacağından emindik. 38 dakika boyunca geride olmamıza rağmen inancımız kırılmamıştı. Son 2 dakikada da maçı kazanmasını bildik.

Final maçında rakibimiz İspanya’yı 3.çeyreğin ortalarına kadar adeta sahadan sildik. Ancak daha sonra İspanya oyuna ağırlığını koydu. Yaklaşık 5 dakika hücumda sayı bulamadık. Öz eleştiri yapacak olursan o zaman aralığında sence nereleri yanlış yaptık?

İspanya zone savunma yapmaya başladığında onlara karşılık veremedik. Soktukları şutlarla da bize karşı bir seri yakalamayı başardılar.

Son anlarda hakemin verdiği yanlış kararla kupa adeta elimizden uçup gitti. O an neler oldu? Tam detaylarıyla anlatabilir misin?

Attığım üçlükle beraber fark iki sayıya inmişti ve moladan geliyorduk. Elimizden geldiğince baskı yapacaktık. Ömercan iyi savunma yapıp guardlarını sıkıştırmıştı ve bende hemen yanındaydım. Ömercan topa baskı yapınca karşı rakibin oyuncusu geriledi ve önce top taşıma yaptı sonra ise yarı sahayı geçti. Topun yarı sahayı geçtiğini görünce süre işlesin diye topu bıraktı ve sürenin geçmesini bekledi. Ömercan tam o sıra hamle yapınca hakem düdüğü çalıp faul çaldı bizde birbirimize baktık ve ne olduğunu tam anlayamadık.

Kupayı talihsiz bir şekilde kazanamadık ancak bu büyük başarınız ve mücadeleniz muhteşemdi. Pek çok kişi sizi ayakta alkışladı ve sayısız tebrik mesajı yayınladı. Maçın ardından neler hissettiniz? İlk tebrik eden kim oldu?

Maç sonrası benchteyken tüm staff ve sağlık ekibi gelip bize moral vermeye çalıştı. Soyunma odasına gittiğimizde Fikret (Doğan) abi, Ömer (Onan) abi ve Haluk (Yıldırım) abi bizi mücadelemizden dolayı ilk kutlayanlardandı.

Röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkürler. Sakatlıksız iyi bir sezon geçirmen dileğiyle.

Benimle böyle bir röportaj yaptığınız için ben teşekkür ederim. Umarım güzel bir sezon olur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here