Günümüz Basketboluna Uyum Sağlayamayan Yıldızlar

223
Günümüz Basketboluna Uyum Sağlayamayan Yıldızlar

Yıllarla birlikte basketbolun oynanış şekli değişim göstermeye devam ediyor. Bundan yalnızca 10 yıl öncesinin bir maçını açıp izlemek bile bu değişimi fark etmek için yeterli olacaktır. Bu fark tabi ki kaçınılmaz ancak son yıllarda çok daha hızlı oluyor. Tempo ve ritim bulmak artık çoğu şeyden önemli basketbolda. Sırf ritim tutmak için saçma sapan top kayıpları, göz kanatan hücumlar göz ardı edilebiliyor. 3 sayılık oyunların öneminin artışından bahsetmeye gerek bile yok. Neredeyse her gün üçlük rekorları alt üst ediliyor. 3 sayı tehdidi olmayan uzunu ekstra özellikleri olmadığı taktirde sahada barındırmak bile çok zor artık. Bu yazımızda değişen bu oyunla pek de barışamayan, bir zamanların yıldızlarından bahsedeceğiz.

4. Rajon Rondo

Efsane 2008 Boston Celtics’in guardı. İsmi ne kadar Paul Pierce-Kevin Garnett-Ray Allen Big 3’siyle anılmasa da oyun zekasıyla kendisine hayran bırakırdı. Hatta kimileri bu tayfayı Big 4 olarak görürdü. Her ne kadar şut problemi olsa da yılların basketboluna uyumlu bir tarzı vardı denilebilir. Günümüzde ise yine oyun zekası ve paslarıyla ayakta kalabilmiş olsa da şut tehdidinin bu kadar önemli olduğu oyunda bir kaç kademe geriye düştü. All-Star olduğu yıllara dönmesi hayli zor. Şuan Lakers’ta daha çok veteran/ağabey rolüne bürünmüş durumda.

3. Marc Gasol

Lige girmesinin ardından uzun süre geçmeden kendini kanıtladı ve çoğu kişiye göre ağabeyi Pau Gasol’den bile daha önemli bir yere geleceği düşünülüyordu. 4. sezonunda All-Star seviyesine çıktı. Yine aynı yıl Yılın Savunmacısı ödülüne layık görüldü. Ancak zamanla hızlanan oyuna yeterince uyum sağlayamadı desek yanlış olmaz. Büyük cüssesinin avantajları dezavantaja dönüşmeye başladı. Takımı Memphis Grizzlies ne kadar ona uygun bir oyun oynasa da oynadıkları basketbol lige uygun değil şuan. Gasol de bu yavaş takımın en yavaşı olabilir. Oyununa belirli bir derecede 3 sayı katmış olsa da basketbolun değişiminden kötü etkilenenlerden olduğu kesin.

2. Dwight Howard

Howard’da ise durum birazcık farklı. Zira oyun değişmese de Howard kariyerini üst seviyede devam ettirebilir miydi emin olmak güç. Sorumsuz ve kaygısız bir yapısı olduğunu biliyoruz. Biraz da kendisine yazık eden oyunculardan. Lakers macerasından sonra kariyeri düşüşe geçti denebilir. 3 yıl üst üste yılın savunmacısı ve 2008-2014 yılları arasında üst üste All-Star seçilen Superman o günlerinden hayli uzak. Bunda kendisinin suçu olduğu kadar günümüz oyununa adapte olamamasının da payı olduğu aşikar. Zira daha önce de söylediğim 3 sayı tehdidi olmayan pivot kategorisinde kendisi. Hücumda ve özellikle eski günlerindeki gibi olsa yine çok rahat yer edinebilirdi kendisine bu oyunda. Ancak hem savunmada hem de hücumda konsantrasyonu çok düşük. Bu durum defolarını iyice açığa çıkarmış durumda. Özel hayattaki problemlerini de düşünürsek eski seviyesine dönmesi imkansıza yakın, rotasyon oyuncusuna evrilmek bile iyi bir senaryo olabilir kendisi için.

1. Carmelo Anthony

Kariyerinin genelinde looser olarak anılan Carmelo ne yazık ki bu listede 1 numarayı tartışmasız hak ediyor. Kariyerinin ilk yıllarında LeBron James ile kıyaslanan oyuncu Denver Nuggets macerasının ardından New York Knicks yıllarında ligin en iyilerindendi. Kariyerinin uzun bölümünde All-Star’ın vazgeçilmez isimlerinden olan, en iyi beşlere seçilmiş olan Melo’nun bir de sayı krallığı bulunuyor. Ligin zirvesinden dibe çöküşü ise çok çabuk oldu. New York’taki son yıllarında koç Phil Jackson ile problem yaşamasının ardından, takas veto hakkını kullanmadı ve OKC’ye takaslandı. Buradan sonra düşüşü de hızlandı Melo’nun. Hem yeteneklerinin erozyona uğraması hem de hep bahsettiğimiz günümüz basketbolu, Carmelo’yu adeta bozguna uğrattı. Zira günümüz basketbolunda ritmin öneminden bahsetmiştik. Carmelo ise tamamen ritim bozan bir oyuncu. En iyi döneminde de öyleydi ancak o zamanlar oyun buna müsaade ediyordu. Şimdi ise ritim kaybettiğiniz anda ne olduğunu anlamadan 10-0’lık bir seri yiyebiliyorsunuz. Bunların üzerine süper yıldız egosundan kurtulamaması ve aynı oyununu oynamaya çalışması da düşüşü tetikleyen etmenlerdendi. Yelpazesi geniş olsa da oyunu önemli oranda orta mesafeye dayanıyordu Melo’nun, orta mesafe önemini kaybetti, Ritmi düşüren bir skorerdi, artık öyle bir şey mümkün değil. Yani her şey Carmelo için ters gitti son yıllarında. Savunmada da gayret göstermeyince sıradan bir oyuncuya dönüştü. Egosundan kurtulamama inadı ise sıradan bir oyuncudan daha kötü yaptı onu. Kötü geçen Thunder macerasının ardından Houston’da benchten gelmeyi dahi kabul etmişti ancak Houston macerası da beklediğinden çok kısa sürdü ve ligin yarısı tamamlanmadan serbest bırakıldı. Şu an takımsız olması bir hayli üzücü. Bir yıldız gözümüzün önünde zirveden dibe vurdu. Eski günlere dönmesini geçtim, kendisine bir takım bulması dahi zor görünüyor şu an…

Etiketleri Tıklayıp İlgili Yazılara Ulaşabilirsiniz.

Sitemizdeki En Popüler Etiketler

Fenerbahçe Beko - Anadolu Efes - LeBron James - Lakers - Warriors

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here