2018-2019 Sezonunun Kaybedenleri

20
2018-2019 Sezonunun Kaybedenleri

NBA’de 2018-2019 Sezonuna Toronto Raptors’un Golden State Warriors’u 4-2 mağlup ederek şampiyon olmasıyla veda ettik. Peki tüm sezona bakıldığında sezon öncesi koyduğu hedeflere göre sezonun kazanan ve kaybedenleri kim? Kaybeden diyebileceğimiz ekiplere bakalım.

5-Washington Wizards

Sezona Dwight Howard kumarını oynayarak başlayan Doğu ekibinin ilk hedefi Wall-Beal-Howard üçlüsü ile güçlü bir play-off ekibi olmaktı. Ancak Howard’ın yaşadığı sakatlık ve özel hayatındaki problemleri sezon boyunca sadece 9 maça çıkabilmesine neden oldu. Ardından takımın yıldızı John Wall’un sezonun ortasına girmeden nükseden sakatlığı sonrası, ameliyat olup sezonu kapatması başkent ekibinin bütün planlarını bozdu. Ardından Wall’suz, Bradley Beal liderliğinde daha iyi bir takım oldukları konuşulmaya başlandı. Sezonun son düzlüğüne girerken yeniden yapılanma kararı aldılar.Otto Porter Jr. ve Kelly Oubre Jr. ile yollar ayrılırken takıma Jabari Parker, Bobby Portis ve Trevor Ariza katıldı. Wall ve Beal’ın takasa açık olduğunu açıkladılar.Ancak John Wall takas etmesi pek kolay bir oyuncu sayılmaz. Hayli yüksel bir kontratı ve kronik bir sakatlığı takas görüşmelerinde Washington’un elini zayıflatacak önemli noktalar. Tüm bu karmaşanın arasında ligi sezon başı hedeflerinden hayli uzakta, Doğu Konferansı 11.si olarak tamamlayabildiler. Hem sportif açıdan hem de yönetim açısından kötü bir sezon geçirdikleri aşikar.

4-Boston Celtics

2017-2018 sezonunu Doğu Finalinde Lebron James’li Cleveland’a 7. maçta kaybederek tamamlayan Celtics, o sezon play-off’larda Kyrie Irving ve Gordon Hayward’dan yoksun mücadele vermişti. Takımı çaylak Jason Tatum, Jaylen Brown ve Al Horford sırtlamıştı. 2018-2019 sezonuna girerken en önemli takviyeleri Kyrie ve Hayward olmuştu. Ayrıca Brad Stevens gibi bir koça sahiplerdi. Önceki sezon eksiklerine rağmen Doğu Finaline kadar gelen ekip için hedef bir anda NBA Finali olmuştu. Ancak işler kağıt üzerindeki kadar mükemmel olmadı. Hayward beklenen performansından çok aşağıda bir performans ile başladı. Koç Stevens Hayward’ı kazanmaya çalıştıkça takımın kimyası zarar görüyordu. Nihayet Hayward bench’e çekildi, Kyrie’den takımın liderliğini tamamen alması beklendi. Fakat Kyrie bu liderliği kaldıramadı ve sürekli takımın gençleri ile ilgili olumsuz demeçler vermeye başladı. Her şeye rağmen Playoff’lara hızlı girdiler ve Indiana Pacers’ı 4-0 la geçerek sezon öncesi gördükleri rüyayı tekrar gördüler. Bir sonraki turda rakip Doğu Konferansı’nı lider tamamlayan Milwaukee Bucks, Celtics’i rüyadan erken uyandırdı. Celtics 4-1 ile elenirken, hem sezonu hedeflediği yerde bitiremedi hem de düşünmesi gereken bambaşka bir dert sahibi oldu. Sezon sonu sözleşmesi bitecek olan Kyrie Irving’i takımda tutmak. Kyrie’yi de kaybedip yerini dolduramadıkları taktirde geriye dönüp bakmak istemeyecekleri bir sezon olabilir.

3-New Orleans Pelicans

Önceki sezon yaz döneminde Demarcus Cousins’la sözleşme yenilemeyen New Orleans, tamamen Anthony Davis’e güvenip takımı onun üzerine kurmaya karar vermişti. Yaz aylarında Julius Randle’la sözleşme imzaladılar. Mirotic ve Jrue Holiday’in de yükselen performansları ile sezona iyi bir giriş yapılmıştı. Kuvvetli bir playoff takımı olmaları bekleniyordu. Ancak takas döneminin sona ermesine az bir zaman kala Anthony Davis takasını istedi ve tam anlamıyla ortalık karıştı. Lakers’ın agresifliği, New Orleans’ın inadı derken takas dönemi sona erdi ve Davis takımda kaldı. Tabi kalmak denebilirse… NBA yönetiminin zorlaması ile sahaya çıkarıldığı düşünülen Davis sezonu bitse de gitsek kafasında tamamladı. Minimum hedefi playoff olan takım sezonu Batıda sondan 3. olarak tamamlayabildi. Üstelik takımın yıldızı gitmek istediğini açıkladı. Yeniden yapılanma kararı alındı. Mirotic serbest bırakıldı… Şans faktörü ise kesinlikle yanlarındaydı, Zion Williamson’lu draftta 1. sıra piyangosu çıktı, ardından Lakers’dan Davis’e karşılık geleceklerini aldılar. Umut veren genç bir kadro oluşturdular, geleceğe umutla bakabilirler ancak 2018-2019 sezonu New Orleans Hornets adına kayıp bir sezondu diyebiliriz.

2-Los Angeles Lakers

Yaz döneminin en flaş hamlesi Lakers’dan gelmişti. Meleklerin şehrinin eski parlak günlerine dönmesi ve ligin zirvesine çıkması için ligin zirvesindeki adama ihtiyaç vardı. “LeBron James” ile imzalandı. Paul George ile anlaşmaya çalıştılar ancak beklenmedik bir şekilde George, Oklahoma City Thunder’la devam etme kararı aldı. Yine de Son 8 sezonun finalisti, ligin babası konumundaki Lebron’un ve Lakers’ın gençlerinin de performansını yükseltmesi ve iddaalı bir takım haline getirmesi bekleniyordu. Rondo, Mcgee, Lance Stephenson gibi değişik kumarlar oynadılar. Sezon başına bakılırsa bu kumar tuttu da denebilir. Lakers keyif veren bir basketbol oynuyordu, ligde 4. sıradaydı. Showtime Lakers hashtagleri her yerdeydi. Ne olduysa LeBron James’in sakatlığından sonra oldu. Gençler hayli bocaladı, ligin diplerindeki takımlara karşı bir çok maç kaybedildi. Takım playoff potasının dışına çıktı. Bu sıralarda bir de Anthony Davis’in takasını istediği haberleri çıkınca Lakers yönetimi çok agresif bir tavır sergiledi ve takımın gençlerinin neredeyse tamamını New Orleans Pelicans’a teklif etti. Yönetim tarafından bu süreç çok kötü idare edildi. NOP her türlü teklifi reddettikten sonra Lakers’ın elinde kalan tek şey sakatlıktan yeni dönmüş LeBron ve öz güveni kırılmış gençlerdi. Takımın kimyasının bozulduğunu görmemek mümkün değildi. İşler böyle olunca LeBron 14 yıl sonra playoff göremedi. Lakers ise üst üste 6. sezonunda da play off’a kalamadı. Takımınızda Lebron James gibi bir adam varsa başarı eşiği playofflardan çok daha ilerisidir. Lakers batıyı 10. sırada tamamladı. Lakers-James birlikteliği hem sportif açıdan hem de yönetim bakımından ilk sezonunu beklentilerin çok altında, hayal kırıklığı ile tamamladı.

1-Golden State Warriors

Eğer Golden State gibi bir takımsanız, başarı ölçüsü sadece şampiyonluktur. Son 4 senede 3 şampiyonluk alan GSW sezona flaş Demarcus Cousins hamlesi ile başlamıştı. NBA takipçilerinin büyük bir bölümü bu 5 All-Star’lı kadrodan oldukça rahatsızdı ve ligin zevkinin kalmadığını savunuyordu. Nitekim Kevin Durant Houston serisinde sakatlanana kadarki sürece kadar haklı olduklarını görebiliyorduk. KD’siz GSW Portland’a 4-0 la süpürerek Finale yükselirken takım Curry ve Klay’in sırtlarındaydı. Durant’in dönüşü sürekli erteleniyordu. Finalde Toronto üstünlüğünü iyice hissettirmeye başlamıştı. Seri 3-1 Toronto lehine gelmesinin ardından, 5. Maç öncesi Steve Kerr, Durant’in oynayacağını açıkladığında serinin 4-3 GSW lehine dönebileceğini düşünmemek mümkün değildi. 5. maça mükemmel başladı KD ilk periyotta talihsiz bir sakatlık geçirdi. Belki de bir sporcunun en korktuğu sakatlık, aşil.. Golden State 5. maçı kazanmayı başarsa da 6. maçın 3. çeyreğinde Klay Thompson’ı kaybetti. Klay de ön çapraz bağlarını kopardı. Klay’in minimum 8, Durant’in ise en az bir sene sahaya çıkması beklenmiyor.Sportif açıdan baktığımızda kesinlikle başarısız bir sezon geçirdikleri söylenemez ancak sezonun kaybedenleri listesinde kesinlikle bir numaraya koyulması gerekiyor, çünkü sadece bu yıl alacakları şampiyonluktan değil, bu sakatlıklarla birlikte belki de önümüzdeki senelerde alacaklakları bir çok yüzükten de oldular. 2018-2019 Sezonu en çok Golden State Warriors’u yaraladı..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here