Sokakta Basketbol Oynarken Yaşanabilecek 9 Olay

545

Facebook NBA FOLLOWERS grubumuz üzerinden sizlerden de gelen önerilerle temel veya ortaöğretim düzeyindeki okullarınızda, spor salonlarında ya da sokakta basketbol oynarken yapılan hareketlerin etkisini anlatan bir yazı derledim. Eğer sizin de eklemek istedikleriniz olursa yorum kısmına yazın lütfen, memnuniyetle yazıya onları da ekleyelim. Bu hareketler için yapacağınız önerileri ve uyarıları da ekleyebilirsiniz, sormak istediklerinizi de sorabilirsiniz. Sokakta, okulda ya da salonda basketbol oynarken yaşanabilecek olayları 9 maddede listeledik, başlayalım:

1- Ankle Breaker

ankle-breaker
Bu hareketi yiyen adına hayatının en kötü, yapan adınaysa en cool anı yaşatır. Özellikle karşınızdaki arkadaşınızın çok iyi crossover yapabildiğini biliyorsanız karşında fazla kalmayın ve çok yakın savunmayın, gerekirse şutunu riske edin. Zaten okulda veya sokakta yerlerin zemini asfalt (spor salonunuz varsa değerini bilin). Bir de o zemine yapışırsımız. Onu da geçtim özellikle bu aylarda okulda basketbol oynuyorsanız fazla zorlamayın derim. Çok iyi bir savunmacıysanız bile ıslak zeminde kaçınılmaz bir olay haline geliyor bu. Dikkat rezil olmayın.

2- Blok

blok-omer-asik
Abi bu hareketi en çok şu yönden seviyorum, gıcık olduğunuz bir arkadaşınızı sinirinizi tutamayıp dövmek yerine gidin bir basket maçına davet edin. Arkadaşınıza yapacağınız blok sonrası hem bütün siniriz çıkacak, üstüne bir de onu rezil etmiş olacaksınız. Okulda yapıldığında en çok ‘’uuuu’’ sesi çıkarttıran hareket kesinlikle budur. Maçınız mahalle maçı havasında geçtiği için zaten genellikle uzun arkadaşların kısalara pozisyonu zorladıklarında blok atmaları işten bile değil. Mesela benim boyum 1.67, geçen gün büyük sınıflardan biriyle maç yaparken benden 20 cm civarı daha uzun bir arkadaşı bloklamıştım. Sevinirken öbür hücumda top elimdeyken üzerine doğru sürüp turnikeye gitmiştim ama bloğu beynime yemiştim. O arkadaştan yediğim bloğu ömrüm hayatım boyunca yemedim. Saygılar buradan abime. Yani biraz cool durayım diye her önünüze gelene blok atayım demeyin. Karşılığı çok feci gerçekleşebiliyor ki hele okulda maç yaparken insanlar sizi seyrediyorsa lise gibi bir ortamda blok yiyen insanı o hırsıyla savaşa yollasanız anında o gazla gider.

3- No Look Pass

No look pass - Son Periyot
No look pass – Son Periyot

No look pass, attığınız pas asiste dönüşürse daha bir etkisi olacak olaydır ama okul ortamında replay diye bir şey yok(şimdi biri çıkıp bizde var derse şaşırmam). Bu hareketin güzelliğini özellikle slow motion olarak izlediğimizde anlayabiliriz. Özellikle de odun gibi basketbol oynayan, basketbolun estetikliğinden anlamayan arkadaşlarınızla maç yapıyorsanız bu hareket sizi arkadaşlarınızın gözü önünde bir numara asla büyültmez hatta küçültebilir. Şöyle bir sözle de karşılaşılabilir(ki her mahalle maçında işitilir), ‘’Niye bakmadan pas atıyorsun düzgün oyna şu topu!’’. Güzel ülkem Türkiye’nin insanlarında kendini en iyi zannetme huyu çok yüksek. Özellikle de lise ortamında herkes birbirini kanıtlamaya çalışır gereksiz bir şekilde. Bu yüzden siz böyle diyen insanları takmayın. Kendi doğrularınızla sahada kalın.

4- Maçı Kazandıran Basketi Atmak

Game Winner Buzzer Beater
Game Winner Buzzer Beater

Özellikle turnuvalarda atılan game winner sizi oranın kahramanı ilan ettirtir, hele de bu game winner buzzer beater ise. Ben okullar arası turnuva 3.’lük maçında game winner yiyen bir arkadaş olarak söyleyeyim, bu dünyanın en hüzün verici duygusu. Geçen günlerde Cezmi Kalorifer game winner kaçıran bir liselinin videosunu paylaşmıştı o videoyu izlemenizi öneririm.

Okulda game winner yemek şöyle gerçekleşir, öğle arasının bitiş zili çalar ve beraberesinizdir. Üstüste sayılar bulup geri dönmüşsünüzdür. En sonunda birisi kahraman olmak ister ve kaçırır. Rakip takım ribaundu alır ve zilin çalmasıyla birlikte hemen şutu atar da gider. Çok hüzün verici bir harekettir o. Özellikle de öğle arasından sonraki ilk dersiniz matematikse herkesden ‘’Abi o kadar oynadık yorulduk hem kaybettik hem de derste bir şey anlamayacağız.’’ sözü duyulur ve bir arkadaşınız çıkar gelir, ‘’ Sanki yorgun olmasan anlayacaksın’’ der. İşte duygularınıza tercüman cümleler.

5- Poster Olmak

Poster Etmek
Poster Etmek

Bu hareketi daha önce herhangi bir mahalle ya da okul maçında yiyeni duymadım da olacağını da pek sanmıyorum. Poster olan ve ya yapan varsa söylesin neler yaşadıklarını. Okulda ve ya mahallede poster olsam bir daha oraya uğramaz, okuldaysa direkt nakil isterdim(ki sanırım bu yazıyı okurken içinizden geçenlerin aynısını bu cümleyle sizlere aktardım).

6- Çok Pas İsteyen Arkadaş

Topu eline alırsın. Hemen o arkadaşından pas sesleri gelir. Bende bu olay ‘’Pas lan Pas Emre Pas Emre!’’ şeklinde gerçekleşiyor. Pas atmadı diye dövenini mi ararsın, topu zorla elinden alanını mı? Her yerde bunların örneklerinden var. Bkz.: Dion Waiters

7- Bireysel Oynayan Arkadaş

Eğer bu arkadaş yetenekli ve takımın lideriyse bırakın birkaç hücumda bir oynasın. Pas diye ısrar etmeyin ama hep bireysel oynuyorsa etrafınızı bir kontrol edin kime havalanıyor bu çocuk diye. Kimse yoksa anlaşılan bu arkadaş kimseye havalanmıyor. Böylelerini şöyle yola getirtme taktiğim var, top elinize ilk geldiğinde hemen o arkadaşınıza pas atın. Bak ben sana attım sen de bana at deyin ve topu alın. Böyle böyle yola getirtin arkadaşını %99 işe yarar. Farklı fikirleri olan varsa bu konuda yoruma yazsınlar beraber çözelim bu sorunu.

8- Kızlar Maçı İzlerken

kizlar-basketbol-maci-izlerken Kızlar maç izlemeye geldiğinde, erkekler bunun gibi şut atmaya başlar 🙂

Lise yıllarında herkesin etrafında bulunan çapkın tiplemesi temsili bir madde burası. İşte sizlerden bu kısım için gelen yorumlar:

Muhammed Ceylan: Ya saçmalarsın elin ayağına dolanır, gülerler ya da güzel hareket yaparsın görmezler.

Onur Güven: Crossover yaparken takılıp düşmek.

Deniz Kocatepe: Havalı bir şekilde turnike atayım derken kafana blok yemek/boş turnikeyi kaçırmak.

Hakan Akkuş: Crossover’ı yaparsın atarsın girer, sonra kıza dönüp bakarsın gülümsersin.

Yunus Emre Karaca: Blok atıp sonra ardından crossover ve ters turnike. Ben kızları görünce daha iyi oynarım.

Semih Ibiş: Oyundan çıkmak.

Ömer Kaan Alaylı: Pazara gitmek.

Tuğrul Çiçek: Pazara gidip kıza sarılsan efsane olur.

Çağlayan Özdemir: Çembere asılmaya çalışırken tutamamak ve yere çakılmak.

Berkay Dizman: Tek söyleyeceğim biz maç yaparken bizi izleyen kızların basketbolu bilmediğidir, çünkü ne yaparsan yap istersen 5 kişiyi poster et ‘’oo’’’ dan başka reaksiyon alamazsın.

9- Kıskançlık

Kıskanılıyorsanız eğer, bunun en büyük nedeni çok büyük ihtimalle bulunduğunuz grup arasında açık ara en iyi olmanız. Bu hem yakışıklılık, hem yetenek olarak gerçekleşebilir. Maç sırasında topu aldığınızda arkadan gelip çelme takanından tutun, vurup da faul demeyene kadar yolu var. Böylelerini biraz daha sinirlendirtin. Sonuna kadar savunmada karşısında kalın, beynine bloğu yedirtin be üstüne bir de ankle breaker+sayı yapın. Şimdilik böylelerine en iyi senaryo bu.

Basketbol oynarken kıskanan sizseniz de, kinciyseniz arkadaşınıza kin beslemeyi bırakın. Daha çok, daha çok, daha çok çalışın ve gelmek istediğiniz noktaya ulaşın. Kıskanırken maç sırasında arkadaşınıza yaptığınız saçma hareketler sanmayın ki diğer arkadaşlarınız tarafından yargılanmıyor. Çok aptal bir durumda düşüyorsunuz. Bunun için, her zaman en iyi olmak istiyorsanız, daha çok çalışacaksınız.

Emre Asan

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here