Lakers Eşleşmesi Öncesi Phoenix Suns Analizi: Turu Geçebilirler mi?

176
Lakers Eşleşmesi Öncesi Phoenix Suns Analizi: Turu Geçebilirler mi?

NBA’de aylardır hepimizin beklediği, bazen çığlık çığlığa sevineceğimiz bazen endişeleneceğimiz bazense heyecandan yerimizde duramayacağımız play-off’lar geldi çattı. 2020-21 NBA play-off’ların ilk maçları hafta sonu oynanacak. Birçok sporcu ve spor adamının gelecekleri bu maçlar sonrasında şekillenecek; bazı koçlar uzun süreli sözleşmeler yapacakken belki de bazıları işlerinden olacak, bazı oyuncular sözleşmelerine değer katacakken bazıları da hayal kırıklığı yaratacak. Biz de play-off’lar başlamadan her staff’ın değerine değer kattığı, taraftarlarının göğsünü kabartan sonuçlar alan, Batı Konferansının normal sezon ikincisi Phoenix Suns’ı sizler için değerlendirdik.

USA Team Fans
USA Team Fans
USA Team Fans

Öncelikle şunu söylemeliyiz ki Phoenix ekibi NBA’in en talihsiz eşleşmesinin sahibi konumunda. Play-off’lara görece daha zorlu Batı Konferansında 7. sıra gibi yüksek bir sıradan girmelerine rağmen geçen yılın şampiyonu Los Angeles Lakers ile eşleşmeleri tam bir hayal kırıklığı oldu diyebilirim.

  • 51 Galibiyet,
  • 21 Mağlubiyet,
  • +5,9 Net Rating,
  • Hücum Ratinginde Lig Altıncısı,
  • Savunma Ratinginde Lig Sekizincisi.

Phoenix Suns için Artılar

1) Chris Paul: Phoenix Suns’ın bir önceki sezona göre en büyük avantajı, Chris Paul gibi bir saha generaline sahip olmak. Paul, clutch (topun el yaktığı) anlarda topu teslim edebileceğiniz NBA’deki en güvenilir oyunculardan. Gerektiğinde tempolu oynayabilen/oynatabilen, gerektiğinde oyunu ve takım arkadaşlarını sakinleştirebilen yapısıyla türüne az rastlanan oyunculardan Paul. Hem skor attırması (8.9 asist ile 4. sırada) hem kendi skorunu bulabilmesinin yanında (16.4 sayı) savunmada da bu kadar elit bir oyuncu olması onu eşsiz kılıyor.

Chris Paul’un dahil olduğu takımlara etkisini merak edenler için şu istatistiği vermemiz yeterli olacaktır.

SezonChris Paul’suzSezonChris Paul’lu
2004-05 New Orleans H.18G – 64M (%22)2005-06 New Orleans H.38G – 44M (%46.3)
2010-11 Los Angeles Clip.32G – 50M (%39)2011-12 Los Angeles Cip.40G – 26M (%60.6)
2016-17 Houston Rockets55G – 27M (%67)2017-18 Houston Rockets65G – 17M (%79)
2018-19 Oklahoma City T.49G – 33M (%60)2019-20 Oklahoma City T.44G – 28M (%61)
2019-20 Phoenix Suns34G – 39M (%47)2020-21 Phoenix Suns51G – 21M (%71)

2) Baskı Olmaması: Normal şartlarda play-off’a 2. sıradan giren takım favori olarak düşünülür ama bu durum Suns için geçerli değil. Rakipleri geçen yılın şampiyonu Lakers. Kadroda LeBron James ve Anthony Davis ikilisi olunca böyle olması gayet doğal karşılanabilir. Bu eşleşmede Arizona eyaleti hariç Phoenix’in turu geçeceğine inanan sayısı çok çok az. Bu durum da Suns için avantaj olabilir. Chris Paul hariç genç bir çekirdeğe sahipler ve böyle bir baskı hissetmemeleri kendi oyunlarını daha iyi sahaya yansıtmalarını sağlayacaktır.

3) Devin Booker Savunması: (25.6 sayı, 4.3 asist, 4.2 ribaund) NBA’in en saf skorerlerinden biri Devin Booker. Penetre, orta mesafe, dış şut ve post-up gibi çok çeşitli bir hücum repertuarına sahip kendisi. Los Angeles Lakers eşleşmesinde de hiç şüphesiz takımının en büyük hücum silahı olacaktır.

Phoenix Suns adına sevindirici olan da Lakers’ın ana rotasyonunda Devin Booker ile eşleşebilecek bir oyuncu bulunmaması. Ne Dennis Schröder, ne Kentavious Caldwell-Pope ne de Alex Caruso savunmada Booker’ı durdurabilecek bir potansiyele sahip. Gerektiğinde tüm bu guardlar karşısında sırtını dayayarak post-up ile sayı bulabilir Booker. Frank Vogel’in elinde Devin Booker’ı savunabilecek tek kısa oyuncu Wesley Matthews diyebiliriz. Bu durumda karşılacağı problem ise maç başı yaklaşık 34 dakika süre alan Devin Booker savunmasında maç başı 19.5 dakika oynayan Wesley Matthews’ün dakikalarını ayarlamak olacaktır. Mathews +30 dakika süre alacaksa rotasyondan kesilen oyuncunun kim olacağı Vogel’in vermesi gereken bir diğer önemli karar olacaktır.

4) Los Angeles Lakers’ın Formsuzluğu: Anthony Davis ve Lebron James sakatlanmadan önce Lakers’ın bu sıralara düşeceği tahmin bile edilmiyordu. Lebron’un sakatlığı öncesi Los Angeles ekibi 28-14 derecesi ile Suns’ın sadece bir galibiyet arkasındaydı. İşte o tarihten itibaren önce Lakers tam anlamıyla tepetaklak oldu. Sonrasında Davis döndü belki ama onun da form tutması zaman aldı ki hala geçen sezonun çok uzağında. James’in de döndüğü ilk maçtan sonra bilek ağrısı ile tekrar dinlendirilmesi olası 7. maç için sıkıntı oluşturabilir.

Suns konferans finali ve ilerisini hayal ediyorsa biraz erken olsa da karşılaşabilecekleri en iyi Lakers ile eşleştiler. Lakers’ın da henüz eski ritmini yakalamamış olması onları tur için ümitlendirmiş durumda.

Phoenix Suns için Eksiler

1) Deandre Ayton ve Pivot Savunma Zaafiyeti: Deandre Ayton’ın iyi bir sezon geçirdiğini söyleyebiliriz (%62.6 şut yüzdesi ile 16.4 sayı, 10.5 ribaund ortalamaları). Eski tarz pivotlara benzer oyunuyla hücumda belli bir avantaj getirse de savunmada yavaş ayakları, savunmanın karşısında kalamaması, perde çıkışlarında tuttuğu oyuncuya yetişememesi gibi birçok probleme yol açıyor. Özellikle Los Angeles Lakers’ın Anthony Davis’i 5 numarada oynattığı dakikalar çok can yakacaktır. Onu yedekleyecek oyuncu olan Frank Kaminsky’den de birçok maçta yeterli verimi alamadılar. Her ne kadar Suns bu sezon elit bir savunma takımı olsa da pota altı rotasyonu koç Monty Willams’ın çözmesi gereken en kritik problem.

2) Anthony Davis Eşleşmesi: Suns’ın Anthony Davis’in savunmasına vereceği en iyi isim Jae Crowder olacaktır. 1.98’lik Crowder bir çok oyuncunun karşısında kalabilecek kadar iyi bir savunma oyuncusu olsa da 2.08’lik Davis görece kısa bir savunmacıyla kaldığında içeriden oynayarak istediğini alacaktır.

Davis ile eşleşebilecek diğer bir isim Dario Saric olabilir ama onun da Avrupa yıllarında savunma zafiyetlerini görmüştük. Karşısında bu kadar çok hücum silahı olan bir yıldızla baş etmek play-off serüvenini onun için cehenneme çevirebilir.

3) Suns’ın Play-off Tecrübesizliği: Phoenix Suns’ta Chris Paul hariç takımın geri kalanının play-off tecrübelerinin toplamı sadece LeBron James’in play-off tecrübesinden daha az (Suns’ın oyuncularının oynadığı toplam play-off maçı 187 iken LeBron James’in 260). Play-off’larda alınan dakikayı baz aldığımızda ise tüm takımın toplamı LeBron James’in aldığı dakikalardan daha az. Los Angeles ekibinde James’in yanında Davis, Schroder, Morris gibi oyuncuların da buralarda çok tecrübeli olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Play-off tecrübesizliği ve bu durumun getireceği psikolojik baskı onları en çok zorlayacak etken olabilir. 

4) Play-off Lebron: GOAT tartışmalarında tartışmasız ilk 3’te yer alan LeBron James, özellikle yaşının ilerlemesiyle normal sezonları biraz rölantide götürüyor. Kendisi de 82 maçlık normal sezon ile play-off’ları aynı standartta götüremeyeceğinin farkında çünkü. Bu nedenle sezon içindeki performansına aldanmamak lazım. Play-off LeBron modunu açacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın (kariyer normal sezon ortalaması 27 sayı, 7.4 ribaund iken play-off ortalaması 29 sayı, 9 ribaund). Bu nedenle Suns forvetleri seri boyunca bir an bile konsantrasyonlarını kaybetmemeliler. 

Beklenti

Her ne kadar Batı Konferansını 2. bitirse de Phoenix Suns’ın bu turu geçmesi çok zor görünüyor. Çok iyi bir takım oyununa ve savunmasına sahipler. Sezon boyunca da bu istikrarlarını sürdürdüler ama şunu da unutmamak lazım; Suns konferansında play-off’a kalan takımlar arasında sakatlık ya da COVID-19 prosedürlerinden en az etkilenen takım. Dallas Mavericks, Denver Nuggets, Portland Trail Blazers, Los Angeles Clippers ve Lakers bu sezon çok fazla sakatlık – COVID-19 kaynaklı problemler yaşadılar. Ayrıca serinin en iyi iki oyuncusu (LeBron James ve Anthony Davis) Lakers kadrosunda. Son şampiyon apoletiyle Lakers’ın bazı maç sonlarında çok zorlansa da tur genelinde çok fazla zorlanmadan Suns’ı geçeceğini ön görüyorum.

Tahmin

Phoenix Suns 2 – Los Angeles Lakers 4

Uğur Bal

NBA\'de Günün Sonuçları ve Maç Programı
NBA maç sonuçları ve TV programı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here