Merci, Tony Parker

22
Charlotte Hornets
Tony Parker Charlotte Hornets ile Anlaştı

Tony Parker yaptığı sade açıklama ile basketbola veda etti… Peki ardında neler bıraktı?

Kahvaltı geleneklerine tereyağlı kruvasan ile getirilen bol kalorili eğlence, yerlisi tarafından nefret; turisti tarafından hayret simgesi olan Eyfel Kulesi, gotik mimarinin çığır açan eseri Notre Dame Kilisesi, Michelin yıldızı teriminin baştacı, sanattan edebiyata uzanan genel muazzam kültür birikimi… Alafrangacılığa kaçmadan Fransa’nın birkaç özelliğini yukarıdaki gibi özetlemek mümkün. Tabii bu özetin arasına bir de spor kültürünü eklemekte fayda var. Futbol başta olmak üzere sporun birçok branşında (Tour de France, en köklü bisiklet turu) ekol yaratan ülke, basketbol için de önemli değerlerden birisi. Kulüp düzeylerine getirdikleri rekabet ve yaratılan basketbol ekolü ile alanında öncü olan Fransa, parkelerini birçok yıldızla süslemeyi de başardı. Ve bu yıldızlar arasında ışığı en şiddetli parlayan isim ise Tony Parker oldu…

‘’İnanılmaz bir yolculuktu. NBA ve Fransa Milli Takımı’nda yaşadığım inanılmaz anları rüyamda görsem inanmazdım. Her şey için teşekkürler”

Yukarıda okuduğumuz cümleler 2001 yılında başlayan kariyerine artık son verdiğini açıklayan Tony Parker’a ait. 2001 yılında SA Spurs tarafından 28. sırada draft edilen Parker, en az 20 oynamak istediğini söylemişti; bu hedefine iki sezon kala basketbola veda etti. Gregg Popovich’in koçluğu altında Tim Duncan ve Manu Ginobili ile birlikte mit bir üçlü yaratan Parker, 2007 Finallerinde MVP olarak bu unvana ulaşan ilk oyuncu oldu. 1254 maç, 15.5 sayı, 5.6 asist ve 2.7 ribaund. 17 sezonluk SA Spurs macerasından sonra 1 senelik Charlotte deneyimi. Merci, Tony Parker.

Lige girdiği ilk yılda sergilediği oyun zekasıyla dikkatleri çeken Parker, ligin yeni yeni uyum sağladığı small ball setleri için biçilmiş kaftandı. Kısaların skorerlik dışında top dağıtımı ve asist/top kaybı oranını öne çıkardığı setlerde, forvetler pozisyonel canavarlara dönüşürken pivotların rolü dominantlıktan set oyuncularına evriliyordu. Bu ortam içerisinde Fransa ekolünden öğrendiği naif oyun tarzına Amerikavari gösteriş eklemesi ve yılların geçmesiyle birlikte hem fizik, hem olgunluk gelişimleri yaşayan Parker için ligin ortamı iyice ona uygun hale geliyordu; tabii Gregg Popovich gibi bir koçun tedrisatında bu gelişimi sağlamak her şeyden daha önemliydi.

Popovich’in ‘’oyunsuya göre sistem’’ felsefesi yerine ‘’sisteme göre oyuncu’’ felsefesi, Parker-Ginobili-Duncan mitlerinin de yaratımını sağladı. Tecrübeli koçun bu sisteminde 15 oyunculuk kadronun her bir parçası mikro ölçülerde toplu veya topsuz etkiler verirken bu üç yıldız, daimi özelliklere sahipti. Ginobili’nin şutör ivmesi, Duncan’ın fiziksel zekası ve Parker’ın all around özelliklerine eklediği ana liderlik Spurs tarihine geçti. Zira bu üçlü ile 17 sezonda yaşanan 2003, 2005, 2007 ve 2014 şampiyonlukları bunun en net örneği.

Tony Parker’ı aslında matematik terimlerine benzetebiliriz. Oyun içinde çoğu kişinin görmekte zorlandığı hücumları yönlendirmesi ile bilinmesi daima zor olan asal sayıları, ara sıra harlanan şut yüzdesi ile etmenlerin tamamlanması sonucu oluşan Pisagor denklemini, delici penetresi ile vazgeçilmez olan artı ve eksileri, liderliği ile işlemlerin özel unsuru eşitliği, saha dışı karakteri ile formüllerin baş tacı karekökleri andırıyor. Tabii bütün bu unsurların daimi birleşimi de her zaman aynı sonucu veriyor: 1+1=2

The Undefeated’e konuşan Parker, ‘’Bu kararı vermemde birçok farklı şey etkili oldu. Ama günün sonunda Tony Parker olamıyorsam ve bir şampiyonluk için oynamıyorsam artık basketbola devam edemem.’’ Yukarıda saydığımız bütün matematik denklemlerini tek hamlede silen bu demeçler, basketbolu bize aşık eden tutkusunu da ifade eden türden. Tabii Dwayne Wade gibi şaşalı veda turneleri veya Kobe Bryant gibi ‘’Mamba Out’’ töreni yapabilirdi; ama ne de olsa o bir Fransız. Tıpkı oyununa yansıttığı efendileşmiş naif tarzı gibi karakteri de tıpatıp aynı Parker’ın.

19 yaşında geldiği Texas San Antonio’da kısa sürede şerif ünvanına erişti. Her açıklamasında kendisine adeta oğulları gibi davrandıklarını, oraya aşık olduğunu söyledi. Çocukken ailesinin yemeksiz kaldığı, faturaları ödeyemediği günleri ise bir gelişim aşaması olarak görüyor. Tony Parker, kariyerinden en büyük ana dair, ‘’Açıkçası Fransız Milli Takımı ile kazandığım 2013 Eurobasket altın madalyası benim için en önemli anı oldu. En büyük hayal kırıklığım ise 2013’te Miami’ye karşı oynadığımız 6. maç.’’ diyor.

Evet, basketbolun tutkusunu obsesif takıntı haline getiren Parker için tatlı anlar da acı anlar da tutkudan besleniyor. Tony Parker, basketbolun görkemli bölgesine yıldızlar içinde veda eden ve artık bunun keyfini Fransız Alp’lerinde sürmeye hazır olan tam ‘’efsane’’.  Her şey için teşekkürler Tony Parker; Merci…

Etiketleri Tıklayıp İlgili Yazılara Ulaşabilirsiniz.

Sitemizdeki En Popüler Etiketler

Fenerbahçe Beko - Anadolu Efes - LeBron James - Lakers - Warriors

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here