Her Şeyin Başladığı Yer: Partizan – Obradovic İlişkisi

385
Partizan - Obradovic İlişkisi

Zeljko Obradovic’in geri dönmesi ile spot ışıklarını kendine çeviren Partizan, yaptığı transferler ile ne kadar iddialı bir takım kurmak istediklerini bizlere gösteriyor. Yaklaşık 30 yıl sonra yuvasına dönen Obradovic ise “efsane” kariyerinin temelini attığı Sırp temsilcisi ile yeni hikayeler yazmanın peşinde.

Sırbistan’ın en başarılı basketbol kulübü olan Partizan, müzesinde toplam 48 kupa barındırıyor.

USA Team Fans
USA Team Fans
USA Team Fans

1945 yılında Yugoslav Ordusu Spor Birliği bünyesinde kurulan Partizan, 1953 yılında ordu bünyesinden ayrıldı ve federasyona bağlı bir kulüp haline geldi. Bu tarihten itibaren Yugoslavya basketbol liginde mücadele etmeye başlayan Partizan için asıl başarılar 1970’li yıllarda gelecekti.

1971 yılında takımın başına Ranko Zeravica getirilmiş ve Partizan efsanesinin temelleri atılmıştı. Yugoslav ekolünün gerekliliklerinden biri olan “kaliteli genç oyuncu” anlayışı koç Zeravica tarafından Partizan kulübünün genetiklerine işlenmişti. Siyah beyazlı ekip, Belgrad doğumlu başantrenörün kurduğu sistemin meyvelerini birkaç yıl içinde almaya başladı. Çoğunluğu Yugoslav milli takımının genç oyuncularından oluşan bu kadro, 1976 yılında ilk Yugoslavya basketbol ligi şampiyonluğunu kazandı. Lig dağılana kadar (1992) 5 kere daha şampiyon olarak başarılarını sürdüren siyah beyazlı ekip, 1978, 1979 ve 1989 yıllarında kazandıkları Koraç Kupası ile Yugoslav basketbolunun en başarılı kulüplerinden biri haline geldi.

Yugoslavya’nın dağılması ile birlikte Sırbistan basketbol liginde mücadele etmeye başlayan Partizan, lige tam anlamı ile ambargo koymuş ve şampiyonluk sayısı toplamda 21’e yükseltmeyi başarmıştı. 2001 yılında kurulan Adriyatik ligine ilk kez 2004-2005 sezonunda katılan Partizan, üst üste iki kez final oynadıktan sonra ilk ABA ligi şampiyonluğuna 2006-2007 sezonunda ulaştı. Üst üste 5, toplamda 6 kez mutlu sona ulaşmayı başaran Sırp temsilcisi, son şampiyonluğunu 2013 yılında elde etti. Adriyatik liginde en fazla şampiyonluk sevinci yaşayan takım olan Partizan’ın en büyük başarısı ise şüphesiz 1992 yılında kazanılan EuroLeague zaferi.

Partizan – Obradovic birlikteliği

Partizan ve Obradovic’in yolları ilk kez 1984 yazında kesişti. 70’li yılların başarılı takımı Partizan, yavaş yavaş kurdukları genç jenerasyonu kaydediyordu. Her ne kadar 1981 yılında Yugoslavya basketbol liginde mutlu sona ulaşsalar da değişim şarttı. 70’li yıllarda kurulan takımın ana parçalarından biri olan ve Yugoslav basketbolunun efsane isimlerinden Dragon Kicanovic’i basketbol direktörlüğüne getiren Partizan yönetimi, yeni bir gençlik devriminin fitilini yakmıştı.

Obradovic – Partizan

Obradovic (25) önderliğinde yeni bir takım kuran Partizan yönetimi, takıma Vlade Divac, Zarko Paspalj, Ivo Nakic gibi dönemin genç yıldızlarını katmayı başarmıştı. Altyapıdan yetişen 18 yaşındaki Aleksander Sasa Djordjevic, takımın ele avuca sığmayan yıldızı olarak dikkat çekiyordu. Kurulan bu kadroda ise Obradovic’in rolü çok daha farklıydı. Oyunculuğunun ilk yıllarından itibaren zekası ile ön plana çıkan Sırp yıldız, her antrenmandan sonra notlar alır ve antrenörleri ile pozisyonları tartışırdı. Bu durum öyle bir hal almıştı ki Obradovic hem oyunculuk hem de Partizan genç takımının antrenörlüğünü yapmaya başlamıştı.

1986-1987 sezonunda bu yeni Partizan, Yugoslavya basketbol liginde şampiyonluğa ulaşmış, 1988 yılında EuroLeague’de son dörde kalmış ve 1989 yılında Koraç Kupasını kazanmıştı. Başarılar peş peşe gelirken Obradovic açısından işler biraz daha farklı ilerliyordu. Trafik kazası sonucunda bir kişinin ölümüne sebep olan Obradovic, 2 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu kadar başarılı giden kariyeri bir anda sekteye uğramıştı fakat henüz bitmemişti. 2 yıllık hapis cezasını çektikten sonra 1991 yılında sahalara geri dönen Obradovic, sadece bir sezon daha oynayabilmiş ve ani bir karar ile henüz 31 yaşında oyunculuk kariyerini noktalamıştı.

Cezaevinden şampiyonluğa

Yaşanan talihsiz kaza Obradovic’in oyunculuk kariyerini doğrudan etkilemişti fakat asıl başarıları ve efsane olacağı dönem buradan sonra başlıyordu. 1991 yazında Yugoslavya milli takımı ve Partizan forması giyen Obradovic, ilginç bir teklif alır. Partizan’ın bir dönem yöneticiliğini yapmış, dönemin Spor Bakanı Kicanovic bir gece Obradovic’i arar ve Partizan’ın başına antrenör olarak geçmesini ister. Bu teklif ile birlikte apar topar basketbolu bırakan Obradovic, antrenörlük kariyerine başlar. Sırp yıldız artık Partizan forması giymeyecek, takım elbise ile sahanın kenarında olacaktır.

Obradovic henüz 32 yaşında Partizan’ın başına geçmişti fakat kadro kaliteleri son yıllara göre bir hayli zayıftı. 21.7 yaş ortalaması ile mücadele eden takım, en önemli yıldızları Vlade Divac ve Paspalj’ı NBA’e göndermek zorunda kalmıştı. Takımın iki genç yıldızı; Sasa Djordevic ve Pregrad Danilovic ise tabiri caizse kanlı bıçaklıydı.

Bütün bu sorunların aksine 1991-1992 sezonu Partizan için tam anlamı ile rüya sezonu oldu. EuroLeague biletini 2.tur eleme maçlarından sonra almayı başaran Obradovic ve öğrencileri, kendi gruplarını dördüncü bitirerek çeyrek finale kalan son takım olmayı başardı. Buraya kadar her şey normaldi, her ne kadar eski kadro kalitesine sahip olmasa da Partizan hala büyük bir güçtü. Çeyrek finalde Ettero Messina’lı Virtus Bologna’yı geçen Belgrad ekibi, tarihlerinde ikinci kez EuroLeague’de son dörde kalıyordu.

Yarı finalde Milano’yu elemeyi başaran Partizan, ilk kez EuroLeague şampiyonluğuna bu kadar yaklaşmıştı. Başantrenörlüğünün ilk yılında harikalar yaratan genç Obradoviç, bu başarıyı kupa ile taçlandırmak istiyordu. Finalde rakip dönemin şampiyonluk adaylarından, İspanya temsilcisi Joventut Badalona’dı.

1992 EuroLeague finali, içinde çok fazla hikaye barındıran ve EuroLeague tarihinin en ikonik finallerinden biri olarak akıllara yer edinmiştir. İstanbul’da düzenlenen ilk Final Four olmasının yanında Partizan ve Badalona’nın da ilk kez EuroLeague finalinde mücadele edecek olmaları bu finali özel kılan durumlardan sadece bazılarıydı. Baştan sona büyük bir çekişmeye sahne olan final maçında, Sasha Djordjevic’in son saniye üçlüğü ile kupaya uzanan Partizan, bu zaferi yaşayan ilk ve tek Sırp takımı olmayı başarmıştı. Djordjevic’in kupayı getiren son saniye basketi ise, halen daha son saniye üçlüğü ile kazanılan tek final olarak güncelliğini koruyor.

Obradovic aynı yıl Sırbistan kupasını kazanmış ve Sırbistan basketbol liginde mutlu sona ulaşmayı başarmıştı. 32 yaşındaki bu genç antrenör, daha ilk yılından 3 kupa eklemişti, şimdilerde fazlasıyla görkemli olan kariyerine. 2 sezon Partizan’ın başantrenörlüğünü yaptıktan sonra 93-94 sezonunda Joventut Badolana ile anlaşan Obradovic, yuvadan ayrıldı.

Efsane geri döndü

2020 yazında temsilcimiz Fenerbahçe Beko ile yollarını ayıran Zeljko Obradovic, en az bir yıl dinleneceğini ve takım çalıştırmayacağını açıkça ifade etmişti. 2020-2021 sezonunun sona ermesi ile birlikte doğal olarak bütün gözler Obradovic’in üzerine çevrildi, hakkında çıkan birçok iddia vardı ve bunlardan en ciddisi ise Partizan olarak geçiyordu. 17 Haziran’da bir televizyon kanalına verdiği röportajda bu iddialar sorulmuş ve “Partizan’a dair hislerim var, bazen çılgınlık iyi değil midir?” demişti.

Bu andan itibaren sadece Partizan taraftarları değil, bütün basketbolseverler Obra’nın yuvaya döneceği anı beklemeye başlamıştı. 25 Haziran’da Partizan yönetimi tarafından yapılan resmi açıklama ile Obradovic, 28 yıllık hasretine son vermiş ve eski kulübü ile 3 yıllık anlaşma sağlamıştı. Efsane, başladığı yere geri dönmüştü.

Fenerbahçe Beko günlerinde yakından şahit olduğumuz “Obradoviç etkisi” Sırp temsilcisinde de görülmeye başlandı. EuroLeague’in birçok ekibinde ciddi süreler bulabilecek üst düzey oyuncular tek tek Partizan’ın yolunu tutuyor. Kevin Punter, Zach Leday, Rodions Kurucs ve Aleksa Avramovic gibi birçok yıldızı takıma katmayı başaran Partizan, hali hazırda transfer çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Kendi efsanesini Belgrad topraklarında yazmaya başlayan Obradovic, koleksiyonuna 8 EuroLeague ve birçok kupa ekleyerek geri döndü. Önünde birçok teklif varken EuroCup ekibi Partizan’ı seçmesi ise halihazırda devam eden tutkusunun ve hırsının en büyük kanıtı. Her şeyin başladığı yere geri dönen Obradovic’i ve Partizan’ı izlemek, bu rekabete tanıklık etmek, bizler için de büyük bir zevk olacak.

NBA\'de Günün Sonuçları ve Maç Programı
NBA maç sonuçları ve TV programı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here