Golden State Warriors, altı maçlık deplasman serisinde yalnızca bir galibiyet çıkarabildi. Bu kez belki de en zorlu deplasmanlardan birine, evinde henüz yenilgi yüzü görmeyen Oklahoma City Thunder’a geldi. Bir yanda son MVP Shai Gilgeous-Alexander, diğer yanda efsane şutör Stephen Curry. Kağıt üzerinde heyecan verici bir eşleşme.
İlk sayıyı Curry buldu ama Chet Holmgren hemen karşılık verdi. Arka arkaya teknik anlamda zor ama izlemesi keyifli atışlar yaptı. Bir tarafta Curry, diğer tarafta Shai… İkisi de topla dans eder gibiydi. Thunder son dokuz maçta rakiplerini boyalı alanda %50’nin altında tutuyordu; Chet ve Jaylin Williams ikilisi bu istatistiği tesadüf olmadığını bir kez daha kanıtladı.
Curry kenara geldiğinde bile Warriors oyundan düşmedi, bench katkısıyla öne geçmeyi başardı ve Thunder molayı almak zorunda kaldı. Ancak silinen üçlük, son saniyede verilen üç atış faulü derken ivme tekrar ev sahibine döndü. İlk çeyrek 34–25 Thunder üstünlüğüyle tamamlandı.
İkinci çeyreğe girildiğinde Curry hala kenardaydı ve Warriors oyun kurmakta zorlandı. Shai dinlenirken bile Thunder farkı açtı; bu da takımın ne kadar sistemli oynadığını gösterdi. Warriors ise top kayıplarıyla ritmini bulamadı. İlk yarı boyunca 11 top kaybı, 20 üçlük denemesinden sadece 5 isabet… Devreye 63–44 Thunder önde girdi. Bu, Warriors’ın sezonun ilk yarılarında bulduğu en düşük sayıydı
Üçüncü çeyrek başlarken Warriors’ın sahaya geç çıkması teknik faulle sonuçlandı. Üstüne Curry birkaç saniye sonra dördüncü faulünü aldı. Thunder farkı 21 sayıya kadar çıkarınca Warriors yeniden molaya gitti. Holmgren üçüncü çeyreğin bitimine beş dakika kala 21 sayı – 11 ribaund ile double-double yaptı. Shai de aynı şekilde 18 sayı – 10 ribaundla oynuyordu.
Thunder adeta şiir gibi hücum ediyor, savunmada da aynı ciddiyetle oynuyordu. Warriors bench’i ise sahayı korku filmi izler gibi izliyordu. 13 dakika sahada kalan Alex Caruso dört top çaldı; top Warriors’a geldiği an el değiştiriyordu. Üst üste 84 maçtır 20 sayı barajını aşan Shai, bu kez de geleneği bozmadı. Thunder üçüncü çeyreği 107–72 önde tamamladı — bu skor birçok maçta final sayısı olurdu ama burada sadece bir çeyrekti.
Son çeyreğe 35 sayılık farkla giren Thunder, farkın rehavetine kapılmadı. Shai kenardayken bile takım aynı düzeni korudu. Curry, beşinci faulünü yaptıktan sonra kenara oturdu ve geri dönmedi. Muhtemelen hastalıktan yeni döndüğü için ritmini bulmakta zorlanıyordu. Yine de sahadayken hem Shai hem Holmgren’in ritmine cevap vermeye çalıştı ama Thunder’ın enerjisi çok yüksekti.
Son bölümde hakem kararları da ilginçti. Curry’nin challenge’ı sonrası değişen faul kararı kısa süreli bir hareketlilik yaratsa da maçın kaderini değiştirmedi. Thunder maçı 126–102 kazanarak serisini sürdürdü; Warriors ise deplasman kabusuna devam etti.
Bu maç sadece bir skor değil, bir mesajdı. Thunder, hem savunmada hem hücumda nasıl kusursuz bir sistem kurulabileceğini gösterdi. Chet Holmgren’in her pozisyonda varlığı, Shai’nin liderliği ve takımın top paylaşımı “basketbol okulu” gibiydi.
Warriors cephesinde ise her şey Curry’nin üzerine kurulu bir düzende sıkışmış durumda. Onun sahada olmadığı dakikalarda oyun tamamen tıkanıyor. Bench katkısı var ama plan bütünlüğü yok.
Eda Tuana BALÇIK
























