Pazartesi, Ekim 26, 2026
Ana Sayfa Basketbol Haberleri Krunoslav Simon: ”Efes Durumu Toparlayabilir.” (Özel Röportaj)

Krunoslav Simon: ”Efes Durumu Toparlayabilir.” (Özel Röportaj)

Krunoslav Simon: ''Efes Durumu Toparlayabilir.'' (Özel Röportaj)
Krunoslav Simon: ''Efes Durumu Toparlayabilir.'' (Özel Röportaj)

Anadolu Efes’in EuroLeague’i 2 kez üst üste kazanan takımının değerli parçası ve aktif olarak Hırvatistan Basketbol Federasyonu’nda Sportif Direktörlük görevini yürüten Krunoslav Simon ile bir röportaj gerçekleştirdim. Hırvat basketbolunda neleri değiştirmek istediğini ve Anadolu Efes yıllarından öne çıkan anları konuştuk.

Hırvatistan basketbolunda uzun vadede neleri değiştirmek istiyorsunuz?

Bir cümleyle cevaplaması zor bir soru. Tabii ki şuan beklediğimiz noktada değiliz ama mevcut takımımızda da yeterli oyunculara sahibiz. Önceki turnuvalarda yer alamamıştık, bu yüzden öncelikli hedefimiz FIBA 2027 Dünya Kupası’nda, Katar’da yer alabilmek. İlk hedefimiz bu. U-18 ve U-16 özelinde de takımlarımızın yeniden A Klasmanı’nda mücadele etmesini hedefliyoruz.

Hırvatistan Milli Takımı’nda eski koçunuz Tomislav Mijatovic ile çalışıyorsunuz, onunla yeniden çalışmak nasıl bir his?

Dürüst olmak gerekirse kötü. (Gülerek) Şaka yapıyorum tabii ki. Sportif direktör olduğumda kafamdaki ilk seçenek oydu, bu yüzden burada bizimle olduğu için çok mutluyum. Bence iyi de başladık, fazlasıyla hırslıyız. Bence Efes’te olduğu kadar iyi çalışıyoruz.

FIBA’nın eleme sistemi hakkındaki fikirlerinizi merak ediyorum. Ergin Ataman ve Dusan Alimpijevic de yakın zamanda bu konuda eleştirilerde bulunmuştu.

Eski koçuma katılmak zorundayım, kesinlikle haklı. Basketbol dünyada en iyi oyuncularınız olmadan bir turnuvaya katılmaya çalıştığınız tek spor. Başka sporlarda böyle bir şey görülmesi imkansız. Maalesef hepimiz aynı durumdayız. Çok fazla büyük isimli oyuncumuz yok. NBA’de olan oyuncularımız var ama maalesef birçok maçı onlar olmadan oynamak zorundayız. Umarım gelecekte bu durum değişir çünkü mevcut durum kimse için avantajlı değil: taraftarlar, koçlar… Sahada en iyi oyuncuları izlemek her zaman en iyisidir.

Anadolu Efes’e 2017’de katılmıştınız, o sezon Efes adına kötü geçmişti. Sonraki sezon kadro büyük ölçüde değişti ve Anadolu Efes EuroLeague finali oynama başarısı gösterdi. İki kadronun da içinde olan az sayıda isimden birisiniz, bu dönüşümün nasıl gerçekleştiğini sizden dinlemek isteriz.

Evet, ilk sezondan beri orada olan az oyuncudan biriydim, Bryant Dunston’la beraber. İkimiz de ilk sezondan maceranın sonuna kadar takımdaydık. Açıkçası benim için kolay değildi, Olimpia Milano’dan gelmiştim. Orada kötü bir sezon geçirmiştim ve Anadolu Efes’teki ilk sezonum da kötü geçti. Kolay olmadı ama Ergin Ataman’ın gelişi ve kadroya yeni isimlerin dahil olmasıyla her şey kolay hale geldi.  İlk sezonumdan sonra, İtalya’daki kampta koçla ilk konuşmamızda Shane, Vasa, Rodrigue, Adrien gibi isimlerin geldiğinden bahsetti. Orada bu takımın harika bir takım olacağını gördüm. Bu kadar çabuk olmasını beklemiyordum, yani takımın EuroLeague tarihinin en iyilerinden olmasını. Ne var ki birkaç antrenmandan sonra başka bir hikaye olacağını gördüm. İlk yıldan sonra takımda kalabildiğim için şanslıydım. Sonraki 4 yılsa hayatımın en iyi 4 yılıydı.

Sizin de bahsettiğiniz gibi o Anadolu Efes kadrosu EuroLeague tarihinin en iyi kadrolarından biriydi. Şampiyonluk senelerinden bahsetmeden önce ligin iptal edildiği Covid sezonunu konuşmak isterim, ligler iptal edilmese Anadolu Efes şampiyonluğu kazanabilir miydi?

Anadolu Efes’teki 5 senemin içinde kesinlikle en iyi basketbolu oynadığımız sezon oydu ancak bu sporda işlerin nasıl olduğunu bilirsin. Final Four’a gidersin ve her şey tek maça bağlı. ‘’%100 kazanırdık.’’ diyemem ama o sezon Efes’teki 5 senem içinde en iyi oyunumuzu oynuyorduk. İlk andan beri harikaydık, kendimize olan güvenimiz fazlaydı. Aynı zamanda başarıya açtık çünkü önceki sezonda CSKA’ya karşı final kaybetmiştik. Ondan sonra bunun doğru olmadığını ve bizim de kazanmayı hak ettiğimizi kanıtlamak istedik. Covid sezonu herkes için zordu ama o an herkes için belirsiz, daha önce yaşamadığımız bir durumla karşı karşıyaydık.  Sezonun ortasında oynamayı bırakmak tabii ki zordu. Üzgündük ve kızgındık ama insanlık için benzersiz bir durumdaydık. Garipti.

İlk şampiyonluk senesine dönelim, normal sezonda Real Madrid’le deplasmanda oynadığınız maçta Ergin Ataman bir molasında adeta çıldırmıştı. O molayı hatırlıyor musunuz?

Tabii ki, onun tarzı o. Sezon içinde böyle şeyler yapabiliyordu, iyi bir halde olmadığımızı hissettiği zaman bizi uyandırmak için her şeyi yapardı. Molayı elbette hatırlıyorum. Ergin Ataman bu takıma ilk günden beri inanıyordu. Bazen kötü oynamamızı kabullenemiyordu. Günün sonunda geriye bakınca ve başardıklarımızı düşününce arada pek çok iniş çıkış görebilirsiniz ama kalbimizde başarabileceğimizi hep hissettik.

O sezondaki başka bir Real Madrid maçını soracağım, 5.maçta skoru 83-80 yapan kritik üçlüğü atarken neler hissettiniz?

Kesinlikle kariyerimin şutuydu. Sezonun en önemli maçıydı, 3 maçta bu işi bitirebilirdik. İstanbul’da onları iki kez kolay şekilde yendik. Madrid’deki iki maçta da 10-15 sayılık üstünlüğü elde etmiştik, kolay olacağını düşünmüştük ama Real Madrid’i biliyorsun… Real Madrid her zaman Real Madrid’tir. Onları hafife almıştık, geri döndüler. İş İstanbul’daki 5.maça kaldı. Maç onlar adına daha iyi başladı, biz kötü girdik oyuna. Maç genel olarak başa baş gitti ve o şut da söylediğim gibi kariyerimin şutuydu. Ne zaman o şutu düşünsem yüzümde bir gülümseme olur, şu an bile. (Gülerek)

Bunu görebiliyorum. Peki Barcelona’ya karşı oynadığınız final maçında ve sonrasında neler hissetmiştiniz?

Garip bir Final-Four’du çünkü ilk kez taraftarsız oynanacaktı. Dürüst olmak gerekirse finale özel çok büyük bir hazırlık yapmadım, CSKA Moskova’ya karşı oynadığımız yarı finalde öyle değildi ama. İlk yarıda 20 sayıya yakın bir farkla öndeydik. Kolay olacak gibi gözüküyordu ama geri döndüler. Will Clyburn az kalsın maçı kazandıracak şutu atıyordu. Kaybedebilirdik ama sonrasında sakin ve özgüvenliydik. 2 gün sonrasında çok daha iyi oynadık, kazanacağımıza da inandık elbette. Kolay olmadı, bir final maçıydı ve harika oyuncular vardı sahada. O dönemde inanılmaz oynuyorduk, Shane-Vasa ikilisine sahiptik. Lig tarihinin en iyisi demesek bile oraya aday bir ikiliden bahsediyoruz. Öyle bir guard ikilisine ve rotasyona sahip olunca işler daha kolay hale geliyor. Tekrar etmek gerekirse kolay olmadı ancak en başından beri kazanacağımızı hissettik.

2022 EuroLeague Finali hakkında da konuşmak isterim. Siz sakatlığınız nedeniyle o Final-Four’da oynayamadınız ancak gözlemlerinizi dinlemek iyi olacaktır zira yakın tarihin en ilginç EuroLeague finali olduğunu düşünüyorum.

Evet, Final-Four’dan 2 gün önce İstanbul’daki son antrenmanda sakatlandığım için sahada olamadım. Kenarda oturup izlemek üzücüydü. Senin de söylediğin gibi finaller tarihinin en başa baş geçen maçlarından biriydi. Kabul etmek gerekir ki izlemesi zor bir maçtı. Finaller tarihinin en az skor üretilen maçı olsa da biz kazanmanın bir yolunu bulduk, her zaman amacımız buydu. Maçı kazanacak bir yolu hep bulduk.

Son olarak Anadolu Efes’in mevcut durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Takım mevcut durumu toparlayabilir mi?

Elbette. Maalesef çok fazla sakatlık yaşadılar, özellikle uzunlar. Takım çok çabalıyor. Neden durumu değiştiremesinler ki? Shane ve birçok iyi isim sakat olduğunda sürekli iyi takımlara karşı oynamak çok zorlaşıyor. Sabırlı olmalılar ve sakat oyuncularının dönmelerini beklemeliler. Bu olduğunda Anadolu Efes’te oyuncuların iyi etki yaratacağına ve art arda maçlar kazanacağına eminim.

EuroBasket 2025



NBA'de Günün Sonuçları ve Maç Programı

NBA maç sonuçları ve TV programı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Are you human? Please solve:Captcha