EuroLeague’in 11. haftasında, son EuroLeague şampiyonu Fenerbahçe Beko ile sezonun flaş takımı, EuroCup şampiyonu ve ligin lideri Hapoel Tel Aviv karşı karşıya geldi. Münih’te oynanan bu karşılaşma, çift maç haftasının ikinci ayağıydı ama atmosfer adeta Ülker Sports… Taraftarın enerjisi, sarı-lacivertlileri Almanya’da bile evinde hissettirdi.
Sakatlıklar can sıkıcıydı: Arturs Zagars ve Scottie Wilbekin kadroda yoktu. Ancak eksikler, Fenerbahçe’nin bu maça bakışını değiştirmedi. EuroLeague liderini yenmek, tüm kıtaya net bir mesaj olacaktı: “Bu takım yine Final Four oynayacak. Yine şampiyonluk kovalayacak.”
Maçın ilk basketi 3 dakika sonunda Niccolo Melli’den geldi. İki takım da savunma odaklı başladı; top kayıpları, erken hatalar, kaçan basit atışlar… 93 sayı ortalamayla oynayan Hapoel’i sadece 13 sayıda tutmak, Fenerbahçe adına büyük alkış aldı. Ama hücumda işler aynı seviyede değildi. Çeyrek 13–13 eşitlikle kapandı.
İkinci periyot ise tam anlamıyla “kısır basketbol” havasında ilerledi. 4 dakika geride kalırken skor 14–14’ü gösteriyordu. Karşılıklı boş hücumlar oyunu kilitledi. Ancak bu kilidi kıran isim Devin Hall oldu. Ardından Onur Alp Bitim’in enerjisi devreye girdi; yaptığı savunmalar, getirdiği temas, ardından bulduğu basket, Hapoel’e mola aldırdı. Fenerbahçe son 3 dakikada tempoyu yukarı çekti ve devre 27–28 Hapoel üstünlüğüyle geçildi. Bu skor Hapoel adına sezonun en düşük skorlu devresi oldu.
İlk yarı istatistikleri:
Fenerbahçe Beko:
- 2 Sayı: 9/23 (%39)
- 3 Sayı: 2/9 (%22)
- Serbest Atış: 3/4 (%75)
Hapoel Tel Aviv:
- 2 Sayı: 7/20 (%35)
- 3 Sayı: 3/13 (%23)
- Serbest Atış: 5/6 (%83)
Savunma muazzam, hücumda ritim yok.
Fenerbahçe ikinci yarıya Tarık Biberovic’in üçlüğü ile başladı. Bu üçlük adeta bir “tetikleyici” oldu. Savunma agresifleştikçe, hücum genişledi; devre arasında konuşulan her şey sahaya eksiksiz yansıdı.
Ve bir anda… 17–0’lık seri. Fark çift haneye çıktı. Onur Alp Bitim, ilk yarının sonunda bıraktığı yerden devam etti; bu kez bir üçlükle ateşi büyüttü. Atmosfer bir anda Ülker Sports havasına döndü. Hapoel moladan 7–0’lık bir seriyle dönse de ritmini koruyan taraf Fenerbahçe’ydi. Üçüncü çeyrek 54–44 ile geçildi.
Son çeyrek yine düşük tempoyla başladı. Erken yapılan fauller oyunu sık sık durdurdu. Fenerbahçe Beko için bu maçın anlamı büyüktü; sıradaki 5 maçın 3’ü deplasmandaydı, bu galibiyet mental olarak “zorunlu”ydu.
Son 4 dakikaya girilirken skor adeta 5 sayıya kilitlendi. Derken sahneye maçın gizli kahramanı Onur Alp Bitim çıktı: Önce kritik bir üçlüğü blokladı, ardından fast break’te smacı yapıştırdı, fark yeniden 7’ye çıktı, Hapoel mola almak zorunda kaldı. Hapoel birebir oyunlarla cevap vermeye çalıştı ve 5–0’lık seri yakaladı. Ancak Fenerbahçe moladan sonra bu birebirleri kusursuz savunarak maçı kilitledi.
Ve final: 93 sayı ortalamayla oynayan rakibi 70 sayı altında tutmak. Bu, bir EuroLeague şampiyonunun imzasıdır. Maç 74–68 Fenerbahçe Beko üstünlüğüyle bitti. Böylece sarı-lacivertliler, Münih’te oynayıp evindeymiş gibi hissettiği çift maç haftasını 2/2 ile kapattı ve sezonun 6. galibiyetini aldı.
MVP: Talen Horton-Tucker – 15 sayı, 3 ribaund, 2 asist
Ama maçın “gizli kahramanları” belliydi: Onur Alp Bitim ve Tarık Biberovic
Sadece katkı vermediler; takımı yeniden ayağa kaldırdılar.
Fenerbahçe Beko hala hücumda ritim problemi yaşayan bir takım, ama ritim bulmayı bilen bir takım. Gün geçtikçe hücum çeşitliliği artacak. Çünkü bu kadro, bu kültür, bu koç ekibi, bu savunma… Hepsi aynı şeyi söylüyor: “Fenerbahçe yine Final Four oynayacak ve rakip kim olursa olsun kazanabileceğini bugün bir kez daha gösterdi.”
Eda Tuana BALÇIK



























