Son Periyot

Tarihin En İyi Christmas Performansları

NBA

Tarihin En İyi Christmas Performansları

Her yaz sonu NBA’de fikstür belli olunca her basketbolseverin baktığı bir kaç şey vardır.

1) Tuttuğu takımın açılış maçının kiminle olduğu

2) Önemli saydığı tabir-i caizse “El Clasico” maçların ne zaman olduğu

3) Christmas gecesi kimin kiminle oynadığı

Amerika’da Christmas günü her yer kapalıyken, herkes tatil yaparken NBA, “the show must go on” misali en bomba maçları Christmas gecesine koyar ve izletir. Sadece Amerikan halkı değil, dünyadaki tüm basketbolseverler Christmas gecesi ekranlara kilitlenir. Bizdeki “derbi havası”nı veren bu maçlar gerçekten televizyon reytinglerinin tavan yapmasını sağlar. Oyuncular da tatil ve rehavete girmek yerine en iyi performanslarını ortaya koymaya çalışır. Gelmiş geçmiş en iyi Christmas maçlarını listeleyip anlatmak isterdim ama bu liste herhalde anormal derecede uzun olacaktı ve birçoğunuz yazıyı okurken tamamlayamayacaktı. Belki önümüzdeki zamanlarda bir yazı dizisi olarak hazırlayabiliriz. Bu yazımızda oyuncuları evrenin merkezine koyup “Tarihin en iyi Christmas performanslarını” hatırlayalım istedik. Ben size geçmişten bugüne gelerek hazırladım, sıralamak size kalsın!

Wilt Chamberlain – 1961

Tarihin en dominant iki oyuncusundan biri olan Wilt “the Stilt” Chamberlain, NBA tarihinde bireysel istatistik anlamında birçok rekoru elinde tutmaktadır. Hatta kendi tabirimle NBA Rekorlar kitabı, “Will Chamberlain otobiyografisi”dir. Bir maçta 100 sayı atan bu adam, bir Christmas gecesinde de Noel Baba’yı gölgede bırakmış ve seyirciye en büyük hediyeyi vermiştir. O dönem Philadelphia forması giyen Chamberlain, Knicks potasına 59 sayı bırakmış ve 36 ribaunt toplamıştır. O kadar çok rekor havasında istatistikler yakalamıştır ki bu dominant pivot, bir çok insan bir çırpıda bu maçı hatırlamaz bile.

Bill Russell – 1965

Basketbol dünyasında “Yüzüklerin Efendisi” diye biri varsa bu kuşkusuz Boston Celtics’in efsane pivotu Bill Russell’dır. 1960’lı yıllarda çok ilgi gören bir Russell – Chamberlain rekabeti vardı ve Bill Russel, bir Christmas gecesi az daha Chamberlain’in rekorunu kırıyordu ama 2 ribaunt kısa düştü. Baltimore Bullets karşısında maçı 34 ribauntla tamamlayan “şampiyon”, rekorun kıyısından döndü. İstatistik olarak hep Chamberlain’in gerisinde kalan Russell, hep Chamberlain’den fazla saygı görmüştür. Neden? Çünkü 11 tane şampiyonluğu var. Ve Russell, Boston Celtics efsanesi yaratan başlıca unsurlardan biridir.

Rick Barry – 1966

Garip şut stili ve tuhaf serbest atış stili ile dikkatleri çeken Rick Barry, 1966-1967 sezonunda San Francisco Warriors formasıyla 35.6 sayı ortalaması yakalayarak ligde sayı krallığında lider

durumdaydı. Bir Christmas gecesi seyircisine şov yapan Barry, Cincinnati Royals potasına 50 sayı bıraktı. Bu performans o zamanlar bile tarihe önemli bir not olarak düştü.

Nate Archibald – 1972

Nate “Tiny” Archibald, lakabını “minik” olduğu için almıştır. Tam bir yetenek harikası olan Tiny, ligde hem sayı hem asist krallığında lider giderken Christmas gecesi Bucks takımına karşı 18 asist yaptı. Archibald’ın performansı bugün bile halen konuşuluyor.

Bernard King – 1984

6.7 ft boyundaki Bernard King, kısa forvet pozisyonunda dev oyun oynayabilen bir süper yıldızdı. Bernard King, New York Knicks tarihinin gelmiş geçmiş en yetenekli oyuncusu denilebilir. Ben en azından bu ünvanı ona şüphe duymadan layık görebiliyorum. Çok yönlü olan, oyunun her alanında oynayabilen ve en önemlisi hücumda her türlü cephanesi olan bu adam bir Christmas gecesini de boş geçmedi ve akıllardan asla silinmeyecek bir performansa imza attı. Nets potasına 61 sayı bırakarak Christmas gecesi maçlar tarihinin rekorunu kırmıştır. Bernard King ile ilgili bir şeyi eklemeden geçemeyeceğim. New York’ta büyümüş bir Lakers’lı olduğumu biliyorsunuz. Bu bölgede çoğunlukla Knicks taraftları yoğundur. Ve ne zaman 50 veya 60 yaş üstü basketbolseverlerle konuşsam hep bana aynı isimle ve aynı cümleyle gelirler: “Sen asıl Bernard King’i izlemeliydin!”

Dominique Wilkens – 1987

NBA tarihinde smacın süperyıldızları vardır. Bu alanda bir dalga gelip geçmiştir NBA’in üzerinden. Julius Erving, Dominique Wilkens ve Michael Jordan. Daha sonraları da bir Vince Carter… Michael Jordan zaten gelmiş geçmiş en büyük oyuncu, o konuda beni yanlış anlamayın. Ama Dominque Wilkens’in izleyicilerin gönlünde apayrı bir yeri vardır. Maç dışı, maç içinde her türlü… “Explosive Dunk” yani “Patlayıcı Smaç” heyecanını en fazla hissetiren oyuncuydu o. Boşuna “The Human Highlight Reel” denmedi yani bu adama. O sezon Sayı krallığında ve smaç yarışmasında Michael Jordan’ın ardında 2inci tamamladı ama bir Christmas gecesi Jordan’dan fazla damga vurdu. Charles Barkley’li 76ers takımının potasına 45 sayı bıraktı. Bunun yanında 9 ribaunt ve 3 asistle oynadı ki bu çok akıllarda kalan bir performanstı. Neden derseniz? Wilkens’ın şutu çok iyi değildi ve çoğu sayısı smaçla veya akrobatik bir turnikeyle geliyordu. Yani anlayacağınız seyirci Christmas gecesi müthiş bir hediye aldı sevgili Dominque’ten. Doya doya izlediler.

Michael Jordan – 1992

New Yorkluların kalbini Michael Jordan’dan fazla herhalde kimse kırmamıştır. 1992-1993 sezonunun ardından Jordan, basketbolu ilk kez bırakmıştı hatırlarsanız. Bırakmadan önce o sezon Chicagolulara bir Christmas hediyesi vermişti. Neden derseniz? Chicago Bulls ve New York Knicks aynı konferanstan olmalarından ve maçlarda yaşadıkları karşılıklı sertliklerden dolayı bir ezeli rekabet söz konusuydu. Ama kalbi hep kırılan Knicks oluyordu. O Christmas gecesi Jordan, Kicks potasına 42 sayı bıraktı. Bunun yanında 8 ribaunt, 5 asist ve 3 topçalmayla oynadı ki oyunun her alanında performans göstererek Knicks’i adeta tek başına duman etti. Michael Jordan’ın gelmiş geçmiş o kadar müthiş performansları var ki özellikle New York’a karşı…ama bu sadece Christmas performansları yazısı olduğu için bunu not düştük.

Charles Barkley – 1993

Ne zaman Charles Barkley ile ilgili bir yazı yazsam yüzümde bir tebessüm oluşuyor ve kıkır kıkır gülmeye başlıyorum. Charles Barkley, şu anda da olduğu gibi ama özellikle aktif oyunculuk döneminde en sevdiğim basketbol figürlerinden biriydi. NBA tarihinin en enteresan oyuncularından biriydi. Boyu bir gard boyunda olmasına rağmen, power forvet oynayan, domine eden, ribaunt kralı olan, say say bitmiyor… 1992-1993 sezonunda normal sezon MVP’si seçildikten sonra 1993-1994 sezonunda sakatlıklarla boğuşuyordu. Arada gelip oynadığı dönemlerden biri Christmas gecesine denk gelmesi enteresandır. Barkley, Houston Rockets karşısında 38 sayı, 18 ribaunt ve 4 asistle oynayarak Rockets’ı adeta paramparça yaptı. Ben bu maçı televizyondan canlı izlemiştim işin ilginç tarafı. O yüzden Sir Charles’ın bu performansını bu listeye koymasaydım olmazdı herhalde.

Scottie Pippen – 1994

Evet, şaka değil Scottie Pippen. Ben her ne kadar Scottie Pippen’ın NBA’in gelmiş geçmiş 50 oyuncu listesinde olmaması gerektiğine inansam da bu onun müthiş bir performansını yok sayacağımız anlamına gelmez. Michael Jordan basketbolu bırakmış, bütün Chicago şehrinin güveni Scottie Pippen’ın omuzlarında. Ki Pippen, Jordan’sız Bulls’u normal sezonda 55 galibiyete taşıdı. Bir Christmas gecesi Batman’in Robin’i bir telefon kulübesine girdi ve üstünü başını değiştirip Süpermen kılığında sahaya çıktı. Yine kurban New York Knicks oldu. Pippen, 36 sayı, 16 ribaunt ve 5 asistle Knicks’i adeta tek başına domine etti. Uzatmaya giden maçta gülen taraf 107-104 skorla Bulls oldu. Ve Bulls’un uzatmalardaki toplam 7 sayısının tamamını Pippen attı. Fazla söze gerek yok. Christmas maçları tarihine geçmiş bir performansa imza attı Scottie Pippen.

Tracy McGrady – 2002

Tracy McGrady – 2002

2002-2003 sezonunda Tracy McGrady çok büyük bir patlama yapmıştı. Adeta bir sayı makinesi gibiydi. Shaquille O’Neal’ı ayrı bir kategoride düşünürsek T-Mac, Kobe Bryant ile beraber ligin en ofansif oyuncusuydu. Hatta dün gib hatırlıyorum, “T-Mac, Kobe’den çok daha iyi bir oyuncu” diyenlerin sayısı epeyce fazlaydı. Hatta çoğunluktu da diyebiliriz. Christmas gecesi yaklaşırken McGrady’nin oynaması çok düşük bir ihtimaldi. T-Mac sakattı büyük ihtimalle oynayamayacaktı. Hatta Magic-Piston maçının favorisi açık ara Pistons olarak görülüyordu. McGrady, son dakika Christmas sürprizi yaparak maçta oynamaya karar verdi. T-Mac o gece sert Pistons savuması üzerinden 46 sayı bırakarak Pistons’ı adeta yaktı bıraktı. Arena, T-Mac’le alev alev yanıyordu. T-Mac, 46 sayının yanına bir de 6 ribaunt ve 3 asist ekledi. Bu modern zamanların en iyi Christmas performanslarından biri olarak tarihe geçti. Halbuki Pistons’lı oyuncular arenaya giderken o sene Christmas’ın güzel geçeceğini düşünüyordu. T-Mac hani derler ya; arifeyi gösterdi, bayramı göstermedi.

Dwyane Wade – 2006

Dwyane Wade 2006

Biz dramatik dizilere bayılırız ya, alın size gerçek bir hikaye. Shaquille O’neal ve Kobe Bryant beraber 3 şampiyonluk kazandılar. Sonra Shaq, aldı başını Miami’ye gitti. Bununla beraber dibi boylayan Kobe ve Lakers, yıldızı yükselen Miami ve Wade. Üst üste bir kaç yıl Christmas geceleri Lakers-Miami karşılaşmaları yaşandı. Daha doğrusu Shaq – Kobe karşılaşmaları… 2004, 2005 ve 2006 Christmas gecelerinde gülen taraf Miami Heat oldu. Hele 2006’da Miami’nin şampiyon olmasından dolayı ligin yıldızı haline gelen Dwyane Wade, Christmas gecesi Kobe ve Lakers’ı perişan etti. Kobe, 16 sayıda kalırken Wade adeta şov yaptı. 40 sayı, 11 asist, 4 topçalma ve 4 blokla oynayan Wade, sıcacık Miami şehrine Christmas’ı bizzat canlı canlı yaşattı. Çok güzel günlerdi. Bu tip hikayeler aslında NBA’i güzelleştiren şeyler. Artık kalmıyor bu tip dramalar ne yazık ki…

LeBron James – 2010

LeBron James 2010

Zaman 2010 yazı. Kobe’li Lakers üst üste ikinci kez şampiyon olmuş. Kobe-LeBron tartışmalarında Kobe arayı açmış. LeBron James, Chris Bosh ile beraber Dwyane Wade’li Miami Heat takımına katıldı. NBA’de yer yerinden oynadı. LeBron, Staples Center’a Heat formasıyla ilk kez rakibin alt etmek için gidiyor. Maçın favorisi yok gibiydi ama LeBron, bir şeyleri kanıtlamak için sahaya çıkacaktı. Bunu herkes bekliyordu. Yaptı da. 27 sayı, 11 ribaunt ve 10 asistle triple-double yaparak Lakers’ın ipini çekti. LeBron bu maçta 5 tane üç sayılık basket buldu ki bu maçın önemli notları arasında yer aldı.

Son olarak…

Aslında NBA’de Christmas maçlarında çok daha muhteşem performanslar yaşandı. Ama hatırlanacak ve notlar arasında yer alacak olan performanslar ancak ve ancak takımlarının kazanması durumda gerçekleşebilir. Yani Christmas gecesi bireysel olarak atılan 50 sayılar, kaybedilmesi durumda hiçbir anlam teşkil etmemektedir. All-Star maçlarının MVP ödülleri de böyle verilir, Finallerin MVP ödülü de… Yoksa bir çırpıda yazılacak onlarca bireysel performans mevcut. Ama önümüzdeki günlerde bir “kaybedenler kulübü” yazısı hazırlayacağım o zaman kaybedenleri de bir güzel yad ederiz.

Exit mobile version