Pat Riley : Bir NBA Efsanesi (2.Bölüm)

59
Pat Riley : Bir NBA Efsanesi
Pat Riley : Bir NBA Efsanesi

1. bölümde, “Pat Riley : Heat ile Geçen 20 Yıl” başlıklı yazımda Riley’in ne kadar özel bir spor adamı olduğunu ve kariyerini yazmıştım. İsterseniz önce 1. bölümü okuyabilirsiniz. İkinci bölüme başlıyorum :

Pat Riley demek risk almak demektir. Bir adam hiç mi değişmez diyebilirsiniz. 80’lerde söz veriyorum bu takımı şampiyon yapacağım deyip bir daha şampiyon yapan adam, 2006 yılına geldiğinde 3-2 önde oldukları Dallas serisinde Dallas’a doğru yola çıkarken, bavuluma sadece bir kravat, bir ceket, bir gömlek koydum, şampiyon olup döneceğiz diyor. Ama sadece bir söz söyleyip ya tutarsa tarzı bir risk almak değil bu. Resmen takımı motive etme adına yapılmış ve inancını ortaya koyan bir hamle. Kariyeri risk almakla dolu Riley’nin. 13 oyunculu bir takasa kalkışmak mı dersiniz, kendi yerine asistanına koçluk görevini vermesi mi derseniz. O koçu egosu yüksek yıldızlarla başbaşa bırakmak mı dersiniz. Liste uzar gider. Riley’nin Heat’te aldığı en büyük risk 2010 yazında idi. O yaz free agent piyasası açıldığında Heat için antreman sahasına inen iki oyuncu vardı, biri Beasley biri Chalmers. (Beasley’de sonradan Wolves’a gitti) Riley, James-Wade-Bosh rüyası yüzünden kimseye kontrat öneremiyordu. Big-3 rüyası üçünün de paradan fedakarlık edip yanlarına Miller gibi, Big Z gibi rol oyuncularını almaları ile tamamlanmış, Heat bu sayede 4 final görmüştü. Peki ya o yaz işler Riley’nin planladığı gibi gitmeseydi ve Wade Chicago’nun yolunu tutsa, Lebron da yer değiştirmese idi. Diğer tabirle; Heat, Cleveland’ın yaşadığı yıkımı yaşasa idi, bugün Heat için neler yazıp neler söyleyecektik. Ama o riski Riley’den başkası alamazdı. Birçok kimse free agent piyasasında Boozer gibi, Amare Stoudemire gibi, Joe Johnson gibi oyuınculara oynamasını beklerken o rüya ötesi bir işe kalkmış, Lebron James’i memleketi Ohio’dan güney sahillerine indirmiş Wade’e takım arkadaşı yapmıştı.

Pat Riley Miami Heat
Pat Riley Miami Heat

Pat Riley demek planlama demektir. 2010 yazı, 2010 yazında planlanmış değildi. 2010 yazının planları Shaq Phoenix’e gönderilirken daha 2008’de yapılmaya başlanmıştı. 2009’un yazında hiç unutmam, diğer takımların hamlelerini izliyoruz, sayfalar doğudaki güç kaymalarından bahsediyor. Yorumcular sürekli Miami Heat’i eleştiriyor . Hatta haberlerde Wade’in Hidayet Türkoğlu’na telefon açtığı ve gel dediği, yine eski takım arkadaşı Lamar Odom için devrede olduğu ama Pat Riley’nin bunlar için çok da çaba sarfetmediği yazılıyor çiziliyor. Bizler tabi taraftar olarak sabırsız bir kitle olduğumuz için, anlık transferler, anlık başarılar, anlık kazanımlarla ilgileniyoruz. Ama Pat Riley bunu yapmadı o yaz. Bunu yapan olmadı değil. Hemen bir örnek verebilirim. O yaz Detroit çuvalla parayı Ben Gordon ile Charlie Villanueva’ya verip heba etti. Bir sonraki yaz eli kolu bağlı kaldı. Pat Riley ise o yazı boş geçti, eleştirileri üzerine aldı, o sene başarısız bir sezon olacağını bile bile ileri zamanda yaşanacak başarılar için günü feda etti. Ve ne oldu? 2010 yazında efsane üçlü ve sonrasında 4 NBA finali, 2 şampiyonluk. 2009 yazında Pat Riley’nin Lebron rüyası için yazılan haberlere bakacak olursanız, kimsenin buna inanmadığını göreceksiniz. Ama şimdi 2016 yazı için Kevin Durant hayalleri ile alakalı yazılanlara bir bakın. Örnek vereyim daha geçen ay Fox Sports’da çıkan bir makale diyor ki, Riley bu ne yapacağı belli olmaz, kesin Durant için kolları sıvamıştır, alırsa da şaşırmayız. Çünkü yaşlı kurdun kafasında nelerin döndüğünü nelerin planlandığını sadece kendisi bilir. Ama herkes çok iyi bilir ki, Pat Riley yarını bugünden çoktan planlamış bir adamdır.

Pat Riley demek inanmak ve inandıklarını yerine getirmek için doğru adımlar atmak demektir. Ben Miami’ye yıllar önce güney sahillerinde güneşlenip tatil yapayım diye gelmedim demişti geçen yaz henüz Lebron James Miami’den ayrılmadan. Evet bu sene de şampiyon olabilirdik, 3 sene üst üste şampiyonluğumuzu kutlayabilirdik ama olmadı. Ancak, “işler iyi gidince yola devam edip, işler kötü gidince ilk kapıdan dışarı çıkanlar olmamalıyız” deyip Lebron’a da inceden mesaj göndermişti. Riley her zaman bu takımın ileri gideceğine inanmış ve planlamasını ona göre yapmıştı, yıllar boyu Heat organizasyonunda olması, hem dibi hem zirveyi görmesi ama bu durumların onun kişiliğini hiç değiştirmemesi bundandır. 2009 yılında Sun Sports’da konuşmasını bizzat izledim. Wade’in 2010 yazında ayrılacağına dair hiçbir endişem yok demişti. Biz bu takımı onun etrafında örgüleyeceğiz, Shaq’i de o yüzden takas ettik demişti. 2010 yazı başlar başlamazda elimde tabi ki sigorta yok ama oturacağız, konuşacağız ve Wade bizimle kalacak demişti. O konuşurken etrafındakilere inanılmaz bir inanç ve güven gelir her zaman. Bunu da yaparken aslanım Wade sen şöyle iyisin, sen bu takımın kralısın, kal koçum diyerek yapmıyor. Wade’i dinliyor, Wade ona arkamı toplayacak, bizi bir adım öne götürecek, ve bu şehre daha fazla şampiyonluklar getirmemiz için bana yardım edecek oyuncuları bu takımda görmek istiyorum, onlar gelirse neden kalmayayım diyor. Riley’de bunu çok iyi bildiğinden bu hamleleri teker teker yapıyor. (Tabi ki bu noktada Wade’in para açısından yaptığı fedakarlığı da es geçmemek ve not etmek lazım.) Riley hedeflerinin gerçekleşeceğine çok sağlam inanıyor, ama en önemlisi bu inancını destekleyecek hamleleri çok iyi biliyor ve atıyor.

Pat Riley demek sadakat, aile olmak, dostluk ve güvendiklerinin arkasında durmak demektir. Pat Riley ile alakalı söz alan tüm eski oyuncuları aynı şeyi söylüyor: “Bizi bir aile yapardı her şeyden önce“. Ve öyle bir aile ki, oyuncular emekli olunca dahi onları yanından ayırmayan bir adamın etrafında. Alonzo Mourning bugün Heat ailesinin içinde oyuncu geliştirme programları için çalışıyor. Juwan Howard asistan koç olarak emekliliğinin ardından Heat’te devam ediyor. 18 sene Heat için asistan koçluk yapan Bob McAdoo Riley’nin Lakers’dan öğrencisi. Kendi ağzından Riley hakkında neler söylediğini duydunuz mu: ‘’Bu oyunda sadakat görülmez. Yılın koçu bile ertesi sene kovulabilir. Ama Miami’de bunu görmezsiniz. Pat’de bunu görmezsiniz. Pat demek sadakat demektir. 18 sene beni yanıbaşında tutması bundandır. Ne olursa olsun arkamda duracağını bildiğim bir adamın olması beni hep daha fazla çalışmaya iten güç olmuştur. ‘’ Big-3 ilk kurulduğunda işler yolunca gitmemişti hatırlarsınız başlangıçta. Herkes Erik’in bu yıldızları bir arada idare edebilecek bir kalibrede olmadığını hatta Pat Riley’nin tekrar parkelere inmesi gerektiğini söylerken, Pat ‘’Erik bizim koçumuz, ben ona güveniyorum’’ dedi ve arkasında durdu. O günlerde Erik kulağını eleştirilere kapatıp, sadece işine odaklandı ve bugün NBA’in elit koçları arasına dahil oldu. Muhakkak ki, Erik’i Erik yapan da Pat Riley’nin onun arkasında durması ve Erik’in bunu çok iyi bilmesi idi.

Pat Riley demek krizi yönetebilmek demektir. Evet burası çok önemlidir. Bu takım 15 galibiyet ile sezonu bitirip, tekrar ayağa kalkmış bir takımdır. Bu takımda egoları yüksek çok oyuncu bulunmuş, yer yer sıkıntılar yaşamıştır ama Riley bunları yönetmesini iyi bilmiştir. Bunun yanında şüphesiz kriz deyince akla ilk gelecek olan şey Lebron James’in Miami’den ayrılması olacaktır. Aynı şey Cleveland’ın başına gelince Cleveland başkanının neler yaptığına, taraftarı ne hale getirdiğine, hatta spor medyasına ve lige yaptığı etkilere ve Cleveland’a yaşattığı yıkıma bir bakın, bir de dönün Riley’e bakın. Hemen bir teşekkür mesajı ve yola devam. Geçen yaz Chris Bosh’a anında maksimum önermesi ve Houston’ın elinden onu kapıp tekrar takımda tutması, Wade’i takımda tutması ve hepsinden önemlisi Luol Deng’i kadroya katması herkese ‘’biz daha ölmedik’’ mesajını vermiştir. O mesaj hala bugün takımı ayakta tutan en önemli unsurdur. O krizi yönetmek Riley üstadın önemli meziyetlerinden birini görmemizi sağlamıştır. Belki Bosh maksimum kontrat etmez diyenler olabilir, ama o gün lazım olan şey o olduğu için Riley bunu hiç düşünmeden yapmış, takım üzerindeki ölü toprağını atmıştır.

Yazımın sonuna gelirken bir şeyi daha not etmek isterim. Pat Riley demek sihirbazlık demektir. Öyle ki, herkes onun her şeyi yapabileceğine inanır. İmkansız diyebileceğimiz birşey için bile, Pat bu, hiç belli olmaz diyebilirsiniz. Pat Riley draft üzerinden takım inşa eden bir yönetici değildir pek. (Wade örneği istisna) Hatta draft hataları vardır birçok kez. (Beasley en iyi örmek) Ancak söz konusu takas ve free agent olunca, NBA tarihinin belki de en iyisi Pat’dir. O yüzden onun planları, tasarladıkları, aklından geçenler hep merak konusu olur. Bu yaz Amerika’dan bir arkadaşım email atmış, LaMarcus Aldridge Pat Riley ile buluşmuş, ne dersin olur mu olur diye. Dedim ki iyi güzel diyorsun da nasıl olsun, hesap var, akıl var mantık var. Paramız yetmez ki buna. Arkadaşım cevaben demiş ki, Pat bu, bir yolunu bulur, ikili üçlü bir takasla birini gönderir, yer açar, birşeyler yapar Aldridge Miami’ye iner. Tabi ki çok uç bir örnek ve muhtemelen Pat’de Aldridge ile öylesine bir yemek yemiştir. Ancak burda altı çizilecek mesele, Pat Riley’nin yapabileceklerine sınır çizemememiz ve adeta ona sihirbaz gözüyle bakmamızdır. Çünkü kimse şunu söylememiştir. Kesinlikle olmaz, Aldridge gelmez Miami’ye. Çünkü işin içinde Pat vardır, ve o çok olmazları olura döndürmüş bir adamdır.

Bu kadarının bile Pat Riley için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Hayatım boyunca birçok spor adamının yeteneklerine ve kişiliğine hayran oldum. Ama Pat Riley’i çok ayrı bir yere koyuyorum. Karizmasından, duruşuna, arkaya yatırılmış saçlarından, Armani için podyuma çıkıp mankenlik yapmasına, inanılmaz motive edici konuşmalarından dolayı her yerde konuşmaya davet edilmesine kadar her yönü ile sıradışı bir adam. İyi bir analist, planlama dehası ve çalıştığı herkese dost. Yaşı 70 olmuş bu adam, bir 20 sene daha yaşasa ve Heat ailesine hizmet etmeye devam etse diye dua edeni çoktur herhalde. Tabi bazı okurlar haklı olarak şunu soracaklardır, hiç mi hatası olmadı bu adamın? Olmaz olur mu? Beasley draftı belki en göze batan hatasıdır. Belki geçen sene sırf Lebron kalsın diye Napier’i draft etmesi de kimilerine göre hatadır. Şahsi görüşüm geçen sene yazın serbest kalacak Dragic için 2 draft hakkını göndermesi de hata idi. Hata yapabilir Pat Riley, ama herkes şunu çok iyi bilir. Ne yaparsa Heat’in geleceği için yapar, kendi egolarını, kendi başarılarını ve CV’sini Miami Heat’in geleceğinin önüne koymaz. Zira, 20 senelik periyoda dönüp bakacak olursanız görebileceğiniz tek şey Pat Riley’nin bu organizasyona kattıklarının eserleri olacaktır.

Veysel Avşar

Ekonomi hocası, Miami sevdalısı
twitter: @drveyselavsar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here