Orlando Magic 5 Kasım’da deplasmanda Atlanta’ya 127-112 mağlup olarak 8. maçta 5. mağlubiyetini aldı.
Orlando Magic 2024-2025 sezonunda savunma verimliliğinde (defensive rating) ligin 2. sırasında yer aldı (109.4 puan). Hücum verimliliğinde (offensive rating) ise 27. sırada yer aldı (109.6 puan).
Geçen sezon ana beş şöyle idi:
- Jalen Suggs
- Kentavious Caldwell-Pope
- Franz Wagner
- Paolo Banchero
- Wendell Carter Jr
Yukarıdaki ilk beşi okuduğumuzda bile savunma gücünü iliklerimize kadar hissediyoruz. Yukarıdaki oyuncuların hepsi teker teker çok iyi savunmacı. Hele Jalen Suggs kısa pozisyonunda belki de ligin en iyi savunmacısı. Geçen sezon 9 Kasım 2024’te New Orleans’ı 115-88 yendikleri maçla beraber 6 maçlık bir galibiyet serisi elde etmişlerdi. Bu 6 maçın hepsinde rakiplerini 100 sayının altında tutmayı başarmışlardı.
115-88 New Orleans
121-94 Washington
114-89 Charlotte
94-90 Indiana
98-86 Philadelphia
108-86 Brooklyn
Modern NBA’de bir takımın 100 sayıyı geçememesi açıkçası mucize gibi bir şey diyebiliriz. Ama bu Orlando takımı, bu çekirdek rakiplerini 6 maç üst üste 100 sayının altında tutabilmişti.
Orlando Magic’in geçen seneki en büyük sıkıntısı hücumuydu. Çünkü takımın en büyük karar vericisi ve topla oynayan oyuncusu Paolo Banchero dış şut tehdidi olmayan bir oyuncu. Takımdaki diğer parçalara baktığımız zaman iyi şutör diyebileceğimiz belki 2 kişi var: Franz Wagner ve Caldwell-Pope. Ama Caldwell-Pope iyi şutör olsa da yüksek volümlü şut kullanmadığı için takımın spacing’ini çok rahatlattığını söyleyemezsiniz. Ki üçlük yüzdesi olarak ligin hep en kötü takımları arasında yer aldılar. Ama takımın hücumu her ne kadar yetersiz ve spacing’i kötü olsa da, özellikle normal sezonda iyi savunma veya daha doğrusu savunma ciddiyeti sizi bir yerlere taşıyor. Bu takım rakipleri 109 sayı bandında tuttuğu için, biraz iyi şut attığı bir günde rakipleri sürklase edebiliyordu. Sezonu da 41-41 ile bitirip Doğu’da 7. sırayı aldılar. Play-In’de Atlanta’yı 120-95 yenerek Boston Celtics ile eşleştiler. İlk turda da ligin favorilerinden Boston Celtics’e 4-1 elendiler.
Lakin bu genç çekirdek için çok olumlu bir sezon geçmişti. Herkesin aklında bu savunma gücünü aynı tutup, topla üretibilen bir yaratıcı, şutör oyuncunun takıma katılmasıyla bu takımın nereye gelebileceği idi.
Herkesin aklındaki bu soruya cevap niteliğinde bir takas geldi Orlando’dan. Kentavious Caldwell-Pope’u ve Cole Anthony’i Memphis Grizzlies’e 4 birinci tur hakkıyla yollayıp, Desmond Bane’yi kadroya kattılar.
Çok yüksek bedeller ödediğini sizler de görüyorsunuz. Ama teoride Desmond Bane belki de bu takıma katılabilecek ligteki en iyi profildi. Bu takım Jalen Suggs, Franz Wagner ve Banchero üçgeninde kurulmuş bir takım olduğu için, bu üçlünün yanına veteran bir oyuncu koymak istemediler. Desmond Bane 27 yaşında ve bu takımda uzun yıllar oynayabilir.
Desmond Bane bu takıma yerleştiğinde hepimiz şunu düşündük: Takıma Franz Wagner ve Banchero’dan sonra topla yaratabilen bir oyuncu daha katıldı. Bunun yanında şut tehdidi yüksek seviyede olan, tam bir oyun kurucu olmasa da oyun kuruculuk meziyetlerini kendisinde bulunduran bir oyuncu Desmond Bane. Aynı zamanda bu takımın spacing’ine ciddi katkı sağlayacak bir oyuncu. Bu hücum özelliklerinin yanında iyi de bir savunma oyuncusu olduğunu da söyleyeyim. Takımın savunma gücünü aşağıya çekecek bir profil asla değil.
Desmond Bane’nin getireceklerini ele aldığımızda ve bu takımın geçen sezon ligin en iyi 2. savunması olduğunu düşündüğümüzde, bu takımın bu sene Doğu’da zirvenin ortaklarından biri olmasını bekledik. Ki sadece ben veya basketbolla ilgilenen çevrem de değil. Dünyada basketbol ile ilgilenen yorumcusundan tut, normal izleyicisine kadar herkes böyle düşünüyordu. Ama ilk 8 maç itibarıyla Orlando Magic tam bir hayal kırıklığı…
Bu 8 maçta herkesin ağzını açık bırakan şey ise takımın savunma gücü. Orlando Magic oynadığı 8 maç sonucunda savunma verimliğinde (defensive rating) 114.6 ile birlikte, şu an ligin 13. takımı. Ki bundan 3 maç önce Detroit’e 135-116 yenildiklerinde savunma verimliğinde 25. sıraya kadar gerilemişlerdi.
Bu 8 maçta Orlando Magic’i ne zaman izlesem, bu konuda hayrete düştüm. Savunmada herkes yanlarından vızır vızır geçiyor. Nerede geçen sezonki savunma gücü, nerede bu sezonki savunma gücü? Hakikaten hareket edecek, topa saldıracak halleri yok gibi duruyor sahada. Bu kadar elit savunmacıların olduğu yerde (Paolo Banchero, Jalen Suggs, Anthony Black, Franz Wagner), bu kadar kötü savunma performansı göstermeleri hakikaten inanılır gibi değil. Ki 8 maçta karşılaştıkları rakiplerde belki Atlanta dışında ve Miami dışında, bu takım gerçekten iyi hücum takımı diyebileceğimiz bir takım da yok.
İlk 8 maçları:
Orlando 125-121 Miami
Orlando 107-111 Atlanta
Orlando 98-110 Chicago
Philadelphia 136-124 Orlando
Detroit 135-116 Orlando
Charlotte 107-123 Orlando
Washington 94-125 Orlando
Atlanta 127-112 Orlando
Takım hücum konusunda Desmond Bane geldikten sonra tabii ki daha iyi, lakin Orlando Magic bu çekirdeğiyle hiçbir zaman elit bir hücum takımı olamayacak diye düşünüyorum. Bu nedenle Orlando’nun hücumu “iyi” seviyesine çıkartıp, ligin en iyi 3 savunmasından biri olduğu senaryoda Doğu şampiyonluğu bile konuşulabilir. Ama 8 maçta gördüğüm Orlando Magic savunma konusunda bana hiç iyi sinyaller vermedi. Sanki böyle devam edecekmiş gibi bir görüntü var bütün maçlarında.
İyi yanından bakmaya çalışırsam, Desmond Bane takasından sonra takım hâlâ yeni düzenine tam alışamamış olabilir. Bu da savunma konsantrasyonlarını bozmuş olabilir. İlk 8 maç ile beraber büyük çıkarımlara varmamak gerekiyor ve Orlando Magic ilerleyen maçlarda tabii ki her anlamda daha iyiye gidebilir.
Orlando Magic NBA kupasında 11 Kasım günü evinde Boston Celtics’i ağırlayacak. Boston Celtics maçında Orlando Magic’i dikkatle izleyeceğim. Belki bundan 1 ay sonra savunmasını geçen sezonki seviyesine getiren ve Desmond Bane’nin takıma uyum sağladığı bir Orlando Magic’i yazacağım. Ya da bu sezonun kayıp sezonuna doğru gittiğini yazacağım…
Rojhat Büyükdoğu
