Los Angeles’ta düzenlenen 2026 NBA All-Star hafta sonunu geride bıraktık. Yine değişikliklerin olduğu, NBA yönetiminin beklentiyi yükseltmeye çalışırken oyuncuların isteksiz göründüğü ve taraftarların “eskisi gibi olur mu?” diye sorduğu bir All-Star hafta sonu daha geçti. Peki bu hafta sonu nasıl geçti? Memnun kaldık mı?
Los Angeles’ta cuma günü, birçok taraftarın ilk kez duyduğu ve ne olduğunu anlamakta zorlandığı etkinliklerle başladı. Sosyal medya içerik üreticilerine özel etkinlikler ve ardından ünlüler maçı oynandı. Hatta buna, NBA yönetiminin ilk kaldırması gereken organizasyonlardan biri bile diyebiliriz. Sonrasında oynanan çaylaklar maçı ise güzel anların yaşandığı, ortalama seviyede bir basketbola sahne oldu. VJ’in performansı geceyi öne çıkaran detaylardan biriydi. Tribünlerin boş olması dikkat çekse de bunun sadece cuma gününe özgü olduğu düşünülüyordu.
Cumartesi günleri, birçok NBA izleyicisinin en sevdiği All-Star günü demek yanlış olmaz. Smaç yarışmaları ve şampiyonları, nesilden nesile anlatılan birer efsane haline gelmişti. En azından son yıllara kadar. 10 yıl önceki 2016 Smaç Yarışması ile zirveye ulaşmış, sonrasında ise seviye her yıl biraz daha düşmüştü. 2026 ise bu yarışmanın dibi gördüğü, belki de vedaya yaklaştığı yıl olarak hatırlanacak.
Günün en çok beklenen anı üçlük yarışmasıydı. Bunun nedeni, hafta sonu boyunca oyuncuların yüzde yüzünü vermeye en çok yaklaştığı etkinliğin bu olmasıydı. Smaç yarışmasının aksine, üçlük yarışmasında seviye her yıl daha da artıyor. İki eski şampiyon ve bir çaylağın mükemmel performansları bize çekişmeli ve heyecanlı bir yarışma izlettirdi. Shooting Stars da izleyicilere eğlenceli anlar sundu. Tribünler cuma gününe benzer şekilde dolu olmasa da, asıl dikkat çeken saha kenarında ünlülerin ve yıldız oyuncuların eksikliğiydi.
Pazar günü ise temsilcimiz Alperen Şengün’ün forma giydiği maçlar için ekran başındaydık. İlk kez denenen bu formatla ilgili izleyicinin genel yorumları olumlu yöndeydi. Kısa süren maçlar, zaman zaman savunmanın ve sertliğin arttığı daha rekabetçi anlar sundu. Sürenin kısa olması ve bazı oyuncuların çok az süre alması ise formatın en çok eleştirilen yönlerinden biri oldu. 12 dakikalık periyotlarda geniş rotasyon yapmak yerine, takımların 5-6 oyuncudan oluşması maç kalitesini artırabilir. Dörder takımdan oluşan, 6’şar oyunculu bir yapı ve kazananların finalde karşılaşması da denenebilecek alternatiflerden biri.
Ara ara güzel anlar yaşatan, pazar günü keyifli maçlar izleten ve tünelin sonunda biraz ışık gösteren bir All-Star oldu. Ancak o ışığa ulaşmak için artık NBA yönetiminin kökten değişiklikler yapması gerekiyor. Uzun süredir denenen küçük dokunuşların işe yaramadığını, artan bilet fiyatlarıyla eğlence düzeyinin aynı oranda yükselmediğini net şekilde gördük.
LA 2026; farklı formatların denendiği, yarışmalar arasındaki efor ve kalite farkının göze çarptığı ve en çok mücadele eden takımın kazandığı bir All-Star hafta sonu olarak akılda kalacak.
