Son Periyot

Fenerbahçe, Valencia’ya Şans Tanımadı

Fenerbahçe, Valencia'ya Şans Tanımadı

Fenerbahçe, Valencia'ya Şans Tanımadı

FENERBAHÇE’NİN ZORLU İSPANYA SEFERİ

Parkede seken topun ve oyuncuların savunmada direnme sesleri. Attıkları kritik sayıdaki zafer çığlıkları. Gerçekten basketbol insanı kendinden alan zamanın nasıl geçtiği belli olmayan, evrenin en güzel sporlarından biri. Hele bir de desteklediğiniz takımın maçı varsa müthiş heyecan fırtınası.

Tam maç başladığında aklıma öyle şeyler takıldı ki! Bir gün Ivkovic daha ülkemizdeydi, bir organizasyonda Obrodovic ve Ivkovic ikilisi ile sohbet etme imkanı yakaladım. Onlara şunu sordum: “İkiniz basketbol oynarken değil ama, coach olarak hem büyük kariyere hem büyük paralara sahip oldunuz! İsteseniz ikinizin birikimi ile rahatça Türkiye’de ve kendi ülkenizde BANKA SATIN ALABİLİRSİNİZ” demiştim. Çok gülmüşlerdi!

FENERBAHÇE DOĞUŞ 67-80 VALENCIA

Maç esnasında Obrodovic’i dikkatlice izledim. Yüzünde senelerin yorgunluk izleri var. Düşünün senede bir ay izin! Onda da transfer çalışmaları. Sonra her gün çift idman, haftada iki veya üç maç. NBA Takımlarının temposunu yakalıyor. Sabahın körü yolculuklar, alanlarda bekleyiş, bazen aktarmalar! Sonra yurt içi deplasmanlar! Maç içi gerginlikler, taktikler, sakatlar, mutlaka kazanılması gereken tüm maçlar! “Off yeter be! Bu nasıl bir hayat?” demek geçiyor insanın içinden!

Takımın yarısı sayılan Vesely, Nunnaly, Kalinic üçlüsü sakat olduğu için takımda yok. Deplasmanda Valencia gerçekten zorlu rakip. Ancak öyle maça başladı ki, eksikleri bırakın herkes yıldızlaştı ve bir anda seyirci bile sus pus oldu! 0-15 keşke bu güzel savunma hiç sayı yemeden bir rekora daha imza atsaydı! Ancak ilk çeyrek 7-18 geçildi. Fenerbahçe Basketbol Takımının yazılmayan özel bir maç senaryosu var! İkinci çeyrek azıcık “savunmadaki boğma ipini gevşetiyor!” Abalde, Pleiss ve San Emeterio devreye girerek farkı azaltmaya çalıştılar. Devre 27-33 Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile geçildi.

Fenerbahçe’de en büyük patron Obrodovic maç sonu: “Bu iniş çıkışlara bir türlü isim koyamıyorum, bizim takım maç içinde inanılmaz karakter değişikliği gösteriyor! 0-15 başladığımız maçın üçüncü çeyreği ancak 50-51 galibiyetimizle biterken, “Ah bizim sakatlarımız maçta olsa biz neler yapardık demek üzereydik!” Bu yetmezmiş gibi, Sinan ve Wanamaker ikilisi çok kötü bir gece yaşayarak attıkları ile sayıya hasret çekip “0” çektiler!
Guduric en yüzdeli maçlarından birini tamamladı; 15 sayı, 3/3 ikilik, 3/6 üçlük attı. Sloukas 11 sayı 10 ribaund ile takımın lideri oldu. Ahmet öyle sürpriz şeyler yaptı ki, çok iyi oynadı. 5/5 yüzde ile 10 sayı attı. Melli 6 sayı, 11 ribaund ile “gelişinin nedenini anlattı.” Datome 14 sayı ile MVP olmayı hak etti. Dixon’ın biraz daha zamana ihtiyacı var. Thompson 13 sayı ile katkı sağlarken boyalı alanı daha iyi kullanabilir. Melih 5 sayı atarak kendi de moral buldu. Onca eksiğe rağmen önemli bir deplasman galibiyeti alınırken, Obrodovic hala: “Bu takımın maç içinde üç-beş kere iniş çıkış gösterir mi?” diye düşünerek soyunma odasına gitti.

İsmet Badem

Exit mobile version