EuroLeague’in 12. haftasında Anadolu Efes, sahasında Barcelona’yı konuk etti. Bu eşleşme denilince herkesin aklına 2019’daki Shane Larkin’in 37 sayılık tarihi performansı gelir. Ancak bu kez kaptan Larkin, Bayern Münih maçında yaşadığı sakatlık nedeniyle parkede değildi. Üstelik Anadolu Efes’in eksik listesi saymakla bitecek gibi değildi: Shane Larkin, P.J. Dozier, Rodrigue Beaubois, Georgios Papagiannis, Vincent Poirier ve Erkan Yılmaz… Tek nefeste sayması bile zor; eksiklerden neredeyse ayrı bir beş çıkıyordu.
Bu tabloda olumlu tek not: 17 yaşındaki Rüzgar Fenemen ilk kez EuroLeague kadrosuna dahil edildi.
Tam kadroya yakın Barcelona ve koç değişikliğinin verdiği taze enerji ise karşı tarafta önemli bir avantajdı.
1. Çeyrek – Dengeli Başlangıç, Tutuk Hücumlar
Her iki takım da maça tutuk başladı. Efes ilk basketini yaklaşık 1.5 dakika sonra Cordinier ile buldu. Barcelona ise bildiğimiz gibi dış şut tehditi yüksek bir takım; bu sezon üçlük yüzdesinde ligin liderleri arasındalar.
Televizyon molasına Ercan Osmani’nin üçlüğüyle gidildi. Barcelona cephesinde ise Jan Vesely, ilk 8 dakikada 8 sayıyla ritmini erken buldu.
Çeyreğin sonunda Nick Weiler-Babb’ın son saniye üçlüğü Efes’e moral aşılasa da ilk periyot 18-19 Barcelona üstünlüğüyle geçti.
2. Çeyrek – Top Kaybı Sorunu, Fark Açılıyor
İkinci periyotta Cole Swider’ın basketiyle skoru eşitleyen Efes, eksiklerine rağmen oyunda kalmayı başardı. Ancak yapılan basit top kayıpları, Barcelona’nın tempoyu kontrol edip farkı çift hanelere çıkarmasına zemin hazırladı. Barcelona, Anadolu Efes’in hatalarını cezalandırarak farkı 11 sayıya kadar çıkardı.
Soyunma odasına 35-46 Barcelona üstünlüğüyle gidildi.
3. Çeyrek – Karakter Çeyreği: 13 Sayıdan Geri Dönüş
İkinci yarı bambaşka başladı. Önce Nick’in üçlüğü, ardından Ercan’ın basketi farkı 8’e indirdi. Ritmini bulan Efes’in savunma sertliği de arttı.
Anadolu Efes’te üç isim —Nick, Cordinier ve Ercan— neredeyse hiç kenara gelmeden yüksek eforla oynaması, Barcelona’yı oyundan itti.
Jordan Loyd’un devreye girmesiyle beraber Anadolu Efes momentumu tamamen eline aldı.
Nick Weiler-Babb’ın 4’te 3 üçlükle oynadığı bölümde skor 50-50’ye geldi. Barcelona adeta şoktaydı; 13 sayı farktan gelen Efes, üçüncü çeyreğin ilk 7 dakikasında sadece 4 sayı verdi.
Periyot 58-55 Anadolu Efes üstünlüğüyle kapandı.
4. Çeyrek – Son Nefes, Son Saniye, Soğukkanlılık
Son periyotta iki takım da hücumda tıkandı; ilk 4 dakikada skor üretimi kısırdı. Bitime 6.30 kala Simits beş faulle kenara geldi ve Anadolu Efes’te yorgunluk belirtileri iyice arttı.
Ancak sahada bir isim vardı ki fırsatı değerlendirdi: Dessert. Hücumda çift hanelere çıktı, savunmada da enerjisiyle ayakta kalan ilk oyunculardan biri oldu. Sakatlıkların ardından kendini bir anda parkede bulan Dessert, sanki yıllardır bu seviyede oynuyormuş gibi soğukkanlı bir EuroLeague performansı sergiledi.
Maç boyunca her moladan sayı çıkarma alışkanlığını gösteren Anadolu Efes, bu karakteri kritik anlarda tekrar sahaya koydu.
Son 2 dakikaya girilirken liderlik 12 kez el değiştirmişti. Skor 70-70. 17 top kaybına rağmen oyunda kalmayı başaran Anadolu Efes için artık her saniye final niteliğindeydi.
Ve o an geldi. 0.3 saniye kala Cordinier faul aldı. Tüm salon nefesini tuttu. Cordinier çizgiye geldi ve 2/2 attı.
Barcelona molası sonrası Anadolu Efes son savunmayı başarıyla yaptı ve 74-73 ile gecenin sonunda gülen taraf oldu.
Maçın MVP’si: Ercan Osmani 13 sayı – 6 ribaund – 3 asist. Hem hücumda kritik üçlükleri hem de savunmadaki reaksiyonu, gecenin en istikrarlı performanslarından birini verdi.
Eksikler yığınına rağmen karakter koyan, momentumu çeviren, savunmada 2. yarı ayakta duran, son topu doğru oynayan bir Anadolu Efes vardı.
Anadolu Efes böylece üst üste 2. toplamda 5. galibiyetini aldı. Barcelona ise sezonun 5. mağlubiyetini hanesine yazdı.
Zorlu 5 maçlık seriye girmeden önce gelen bu galibiyet, Anadolu Efes için sadece bir maç değil: “Eksiklerle de kazanılır” dersinin en iyi sahne performansıydı.
