Son Periyot: NBA, Euroleague ve Tüm Basketbol Haberleri

Bu San Antonio Spurs Daha Yolun Başında!

San Antonio Spurs, Oklahoma City Thunder’ı deplasmanda 111-103 mağlup ederek NBA Finalleri’ne yükseldi. Ama skorun anlattığından çok daha büyük bir hikâye vardı sahada.

Spurs maça müthiş başladı. Hücumda ritmi erken buldular ve ilk dakikalardan itibaren oyunun kontrolünü ellerine aldılar. Hatta bir ara farkı 14 sayıya kadar çıkardılar. Ancak karşılarında Oklahoma City Thunder vardı. Son şampiyon ve ligin mental olarak en güçlü takımlarından biri.

OKC’ye karşı oynamak zaten zor. Hele ki deplasmanda oynuyorsanız işiniz daha da zorlaşıyor. Çünkü bu takım asla oyundan kopmuyor. Skor ne olursa olsun, maçın hangi bölümü oynanıyor olursa olsun mücadeleyi bırakmıyorlar. Maçın başında Spurs 27-13 öne geçtiğinde bile Thunder’ın geri döneceğini hissediyordunuz. Nitekim yine öyle oldu. Farkı erittiler, maça ortak oldular ve son ana kadar Spurs’ün peşini bırakmadılar.

İşte bu yüzden San Antonio’nun yaptığı iş çok değerliydi.

Spurs hücumda zaman zaman ciddi şekilde tıkandı. Özellikle Thunder savunmasının baskıyı artırdığı bölümlerde top paylaşımı yavaşladı ve kolay sayı üretmekte zorlandılar. Ancak bu anlarda sahneye De’Aaron Fox çıktı.

Belki serinin genelinde beklenen seviyede değildi ama bu maçta tecrübesini ortaya koydu. Hücumun kilitlendiği anlarda doğru kararları verdi, sorumluluk aldı ve takımını ayakta tuttu. Böylesine yüksek baskılı bir yedinci maçta tecrübeli oyuncuların değeri ortaya çıkıyor ve Fox da bunu fazlasıyla gösterdi.

Fakat bana göre maçın asıl kırılma noktası başka bir isimdi: Julian Champagnie.

6 üçlük isabeti buldu. Ama mesele sadece sayı üretmesi değildi. Attığı üçlüklerin zamanlaması inanılmaz kritikti. Thunder’ın momentumu ele geçirmeye yaklaştığı her bölümde bir şekilde ortaya çıkıp Spurs’e nefes aldırdı. Böylesine gürültülü bir deplasmanda, sezonun en büyük maçında elinin titrememesi gerçekten çok değerliydi.

Aslında bu noktada Spurs’ün takım yapısından da bahsetmek gerekiyor. Bu takımda herkes o kadar özgüvenli, o kadar sakin ve işini doğru yaparak oynuyor ki, uzun süre çok kötü bir seri geçiren Keldon Johnson bile son çeyrekte bir anda maçın yıldızlarından birine dönüşebiliyor. Bu biraz da takımın oyuncularına yarattığı konfor alanıyla ilgili. Kimse her şeyi tek başına yapmak zorunda hissetmiyor. Sistem işliyor, roller net ve bu da zor dönemlerden geçen oyuncuların bile doğru anda yeniden ayağa kalkabilmesini sağlıyor.

Bir başka dikkat çekici nokta ise tabii ki Spurs’ün yaş ortalaması

Bu takımın ana rotasyonuna baktığınızda yaş ortalamasının ne kadar düşük olduğunu görüyorsunuz. Hatta en çok süre alan oyuncularının yaş ortalaması birçok kolej takımından yalnızca birkaç yaş büyük. Buna rağmen deplasmanda, son şampiyona karşı, yedinci maç baskısı altında böylesine olgun bir performans ortaya koymaları gerçekten etkileyici.

Maçın bitimine yaklaşık üç dakika kala skor 104-95 iken Dylan Harper’ın uzak mesafeden gönderdiği üçlük bunun en güzel örneklerinden biriydi. Böyle anlarda birçok genç oyuncu hata yapmaktan korkar. Harper ise hiç tereddüt etmeden şutunu kullandı ve maçı koparan hamlelerden birini yaptı.Aslında bu pozisyon biraz da Spurs’ün bugününü ve geleceğini bizlere özetledi.

Victor Wembanyama önderliğinde büyük karakter ortaya koyan, yetenekli ve korkusuz bir takım izliyoruz. Daha da önemlisi, bu takım henüz gelişimini tamamlamış değil. Hatta gelişim yolculuğunun oldukça erken aşamalarında bulunuyor.Buna rağmen son şampiyonu eleyip NBA Finalleri’ne çıkabiliyorlar.

Finalde ne olacağı artık ikinci planda kalıyor. Kupayı kazansalar da kaybetseler de San Antonio Spurs, ligin geleceğini şekillendirecek ekiplerden biri olduğunu kanıtladı.

Bu takımın önünde hâlâ uzun bir gelişim süreci var. Eğer bu seviyeye şimdiden ulaşabiliyorlarsa, önümüzdeki yıllarda onları çok daha büyük başarıların içinde görmemiz kimse için sürpriz olmayacak.

Kısacası Spurs sadece NBA Finalleri’ne çıkmadı.Aynı zamanda önümüzdeki 10 yılın en güçlü adaylarından biri olduğunu da tüm lige ilan etti.

Rojhat Büyükdoğu

Exit mobile version