NBA’de 25 Yaş Altı En İyi 25 Oyuncu

323
NBA
NBA’de 25 Yaş Altı En İyi 25 Oyuncu

Geçtiğimiz birkaç yılda çok sayıda genç yıldız NBA’e giriş yaptı. Kimisi Eski Kıta’dan, kimisi ise kolej takımından birçok yıldız adayı NBA’e ayak bastı. Özellikle gelişen imkanlar, oyunculara küçük yaşlardan itibaren uygulanan programlar ve çeşitli sebeplerle yıldız olmaya aday veya yıldız olan genç oyuncu sayısı bir hayli fazlalaşmış durumda.

Bu yazımda NBA’de 25 yaş altı en iyi 25 oyuncuyu derlemeye çalıştım. Böylesine geniş bir genç oyuncu havuzunda karar vermekte zorluk çeksem de kendi düşünceme göre en iyi 25 isme bu yazımda yer vereceğim.

25)Zach LaVine, Chicago Bulls 

Geçtiğimiz sezonu Chicago Bulls formasıyla geçiren LaVine, bu yaz yüklü miktarda bir kontrata imza attı ve Bulls formasıyla kariyerine devam etme kararı aldı. Sakatlığından dolayı geçen sezonun büyük bir bölümünü kaçıran LaVine’in sağlıklı olduğu dönemlerde mental anlamda sıkıntıları olsa da patlayıcılığı ve skor yükünü taşıyabilmesi, onun potansiyelini gözler önüne seriyor. Bakalım genç Bulls çekirdeğine liderlik yapabilecek mi? Daha da önemlisi yıldan yıla zayıflayan Doğu konferansında takımını playoffa taşıyabilecek mi?

24)Garry Harris, Denver Nuggets

Bana kalırsa ligin en underrated SG’lerinden bir tanesi. Zira göstermiş olduğu performans oldukça etkileyiciyken hiç bir şekilde gündeme gelmiyor, kimse bahsetmiyor Harris’ten. Geçen sezon Nuggets forması altında 16.1 sayı, 3 ribaund ve 3.1 asist ortalamaları tutturan Harris, bana kalırsa bu listede yer almayı kesinlikle hakediyor. Jokic-Murray-Harris ile iyi bir çekirdek oluşturan Denver, bu yaz draft seçiminde bir kumar oynayarak 14. sıradan Michael Porter JR.’ı draft etmişti. Önümüzdeki sezon izlemesi keyifli bir takım hiç şüphesiz.

23)D’Angelo Russell, Brooklyn Nets

Russell için söylenecek fazla söz yok, işin hücum yönünde müthiş bir potansiyeli var. Zaten geçtiğimiz sezonu 21 sayı ortalama ile tamamlaması ve bu istatistiği tuttururken saha içinden %46.3 ile oynaması bunun en büyük göstergesi. Aslında Russell’ın da problemi mental anlamda. Lakers tarafından draft edilen Russell, anlaşılan o ki yönetime çekirdek kadro için umut verememiş olacak. Timofey Mozgov ile Brooklyn Nets’e takaslanan Russell, Kenny Atkinson ile birlikte yükselişe geçti. Önümüzdeki sezon bu yükselişi devam ettirebilecek mi, göreceğiz.

22)Andrew Wiggins, Minnesota Timberwolves

2017-2018 sezonunu Wiggins adına özetleyecek tek kelime var sanırım:Hayal kırıklığı. Ağır bir kontrata imza atan Wiggins, bu sezon hücumda Butler ve KAT gibi isimlerin arkasında kalırken performansında da ciddi bir düşüş yaşadı. Ancak hala genç, hala potansiyele sahip. Belki çok iyi yerlere gelemeyecek, belki All-Star seviyesine bile çıkamayacak ancak çok iyi bir 3&D oyuncusuna çevrilebilir. Minnesota yönetiminin onu takasta kullanması da oldukça zor maaşından dolayı. Gelecek sezon Wiggins neler gösterecek bizlere, merakla bekliyoruz.

21)Kyle Kuzma, Los Angeles Lakers

“A kid from Flint”, kimilerine göre Donovan Mitchell ile birlikte 2017 NBA Draft’ının en büyük hırsızlıklarından biri. Müthiş bir potansiyele sahip ve bunu çaylak sezonunda gösterdi. 16.3 sayı ortalaması yakalayan Kuzma, 100 üç sayı isabetine en hızlı ulaşan çaylak oyuncu olma unvanına sahip. Lakers’ın genç kadrosunun en değerli parçalarından bir tanesi. Önümüzdeki sezon LeBron ve Rondo gibi eklemelerle Lakers’ı izlemek inanılmaz keyif verici olacak.

20)Julius Randle, New Orleans Pelicans

Geçen sezonu 16.1 sayı, 8 ribaund ve 2.6 asist ortalamalarıyla tamamlayan Randle, Lakers için çok değerli bir parçaydı. Ancak Lakers, onun haklarından vazgeçerek onu serbest oyuncu konumuna getirdi ve Randle da New Orleans’un yolunu tuttu. Geçtiğimiz sene Lakers’ta en iyi -/+ istatistiğine sahip isimdi. DeMarcus Cousins ile yolları ayıran Pelicans ise AD’ye yeni bir partner buldu. 2 yıl/18 milyon dolarlık sözleşme, astronomik meblağların konuşulduğu şu dönemde bana kelepir gibi geldi.

19)Myles Turner, Indiana Pacers

Yayın gerisinden iyi bir yüzde yakalayan Turner’ın en büyük sıkıntısı sakatlık. Harika bir potansiyele sahip olan Turner’ın aynı zamanda işin defans yönünde yaptıkları da oldukça etkileyici. Elit bir çember savunucusu, maç başına 2.4 blok ortalamasına sahip olduğunu söylemem yeterli sanırım bunu kanıtlamak için. Batı’ya göre zayıflayan Doğu Konferası’nda Pacers nereye kadar gidebilir, Turner önümüzdeki sezon takımına neler katabilir? Bunların cevabını gelecek sezon göreceğiz ancak kesinlikle harika bir potansiyel.

18)Donovan Mitchell, Utah Jazz

Ben Simmons ile ROTY ödülü için kıyasıya bir yarışa giren Donovan Mitchell belki ödülü kazanamadı, ancak kendisi ve Utah organizasyonu hiç şüphesiz birçok basketbolseverin gönlünü kazandı. 2017 Draft’ının en büyük hırsızlığı olan Mitchell, geçen sezonu 20.9 sayı, 4 ribaund ve 3.7 asist ortalamalarıyla tamamlamış ve Utah’ı playofflara taşımıştı. Bu sene Grayson Allen’ı draft eden Jazz, zorlu Batı Konferansı’nda tekrardan playoff potasında yer alabilecek mi, göreceğiz.

17)Jayson Tatum, Boston Celtics

Gordon Hayward’ın sezonun tamamını ve Kyrie’nin de büyük bölümünü sakat geçirmesi herkesin Boston’ı “zayıf rakip” olarak görmesine sebep olmuştu, ancak herkesin unuttuğu biri vardı; Brad Stevens! 3.sıradan Düdraft edilen 98 dığumlu Tatum, normal sezonda görevini en iyi şekilde yerine getirirken playoff döneminde kendisinden beklenmeyecek kadar etkileyici performanslara imza atmıştı. En büyük şansı Brad Stevens gibi bir koçun takımında bulunması. İyi bir dış şut yüzdesine sahip Tatum’ın gelecek sezonki rolünü merak ediyorum. Hayward’ın parkelere döneceğini hesaba katarsak Tatum’ın sürelerinin azalabileceğini söyleyebiliriz ama son sözü elbet Stevens söyler.

16)Brandon Ingram, Los Angeles Lakers

Bir başka genç Lakers’lı, bir başka ümit… 2017-2018 sezonunda 16.1 sayı 5.3 ribaund ve 3.9 asist ortalaması yakalayan Ingram kesinlikle superstar potansiyeline sahip bir oyuncu. Uzun boyuna rağmen oyuna zaman zaman yön verebilmesi ve mid/long range şutunu geliştirmesi onu daha değerli bir parça haline getiriyor. Önümüzdeki sezon LeBron ile birlikte Ingram’a düşen rolün değişimini merakla bekliyorum, geçen sezon en kritik anlarda sorumluluk alabilen Ingram, bu sene de bu sorumluluğu alabilecek mi?

15)Steven Adams, Oklahoma City Thunder

Geçtiğimiz sezonu 13.6 sayı ve 8.9 ribaund ile noktalayan Adams, savunma anlamında da OKC’ye çok şey katıyor. Geçen yaz 4 yıl/100 milyon dolarlık bir kontrata imza atan Adams’ın bunu hak edip etmediği tartışılır. Ancak şunu belirtmek lazım, Adams alan boşaltma konusunda pek iyi değil ve modern basketbola tam olarak ayak uyduramadı. Ancak kendi sınırlarını bilmesi ve bu sınırların içinde yapabildiğinin en iyisini yapması Adams’ı Adams yapan şey.

14)Jaylen Brown, Boston Celtics

Kyrie ve Hayward’ın ciddi sakatlıklar yaşamadığını düşünün… Belki de daha iyi bir Celtics izlerdik ancak Rozier, Tatum ve Jaylen Brown gibi oyuncuların bu performanslarını izlemekten de yoksun kalırdık. Jaylen bu sene müthiş bir gelişim gösterdi. Yay gerisinden %39 ile oynayan Brown, 14.5 sayı ortalaması tutturmuştu. Ancak bana göre Jaylen Brown’ın alametifarikası savunma anlamında yaptıkları. Geçen sezon Jrue Holiday ile birlikte oyunun iki yönünü de oynayan en iyi isimdi. Bu sene yükselişine devam edip All-Star seviyesine çıkacağını düşünüyorum. Hücum anlamında da kendine bir şeyler katarsa superstar seviyesinde bir oyuncu haline gelebilir.

13)Otto Porter, Washington Wizards

Mevcut durumda superstar seviyesindeki oyuncuları saymazsak, Porter gibi bir modern kanat oyuncusu bulmanın oldukça zor olduğunu söylemek gerek. NBA’deki en iyi 3&D kanatlarından biri olan Porter, oyunun iki tarafını da oynayan oyunculardan biri ve kesinlikle Washington Wizards için çok değerli bir parça, özellikle kanat oyuncularının bu kadar kıymete bindiği bir dönemde! Tek isteğim herkesin rolünün belli olduğu ve akıllı bir koç yönetimi altındaki Wizards’ta Porter’ı izlemek. Zira rol paylaşımı ve koç yönetimi konusunda Wizards’a kesinlikle saygım yok…

12)Clint Capela, Houston Rockets

Eğer Oladipo böylesine olağanüstü bir sezon geçirmeseydi veya Oladipo diye biri olmasaydı hiç şüphesiz Capela MIP ödülünün en büyük adayı olacaktı. Müthiş bir gelişme gösteren İsviçreli dev, geçen seneyi 13.9 sayı ve 10.8 ribaund ortalamasının yanında maç başına 1.9 blok yaparak ne kadar elit bir çember savunucusu olduğunu gösterdi. Houston’dan kontratı kapan Capela’nın en büyük dezavantajı ise modern basketbola olan uzaklığı diyebiliriz. Ancak takımınızda Chris Paul ve James Harden varsa, siz dışarıdan şut göndermeseniz de olur, alan boşaltmasanız da…

11)Aaron Gordon, Orlando Magic

Bu yaz Orlando’dan 4 yıl/84 milyon dolarlık bir sözleşme kapan Gordon, bu yazın bir diğer kumarlarından. Bu sene harika bir gelişim gösteren ve istatistiklerinde zirveyi yakalayan Gordon, yay gerisinden de %40’a varan isabet oranı yakaladı. Üst düzey bir atletizme sahip. NBA’deki en iyi combo-forwardlardan bir tanesi ve hala gelişime açık bir oyuncu.

10)Devin Booker, Phoenix Suns

NBA’de 21 yaşını doldurmadan 24 sayı, 4 ribaund ve 4 asist ortalaması tutturan yalnızca 4 isim var. Bu 4 isimden bir tanesi Devin Booker! Listenin diğer üyeleri kim mi? Michael Jordan, Tracy McGrady ve LeBron James. Bu istatistik bile Booker’ın ne denli potansiyele sahip olduğunu bizlere gösteriyor. Eğer bu yoldan devam ederse, nasıl bir canavara dönüşeceğini düşünmek zor değil. Bu sezon Ayton ve Trevor Ariza eklemeleri yapan Suns, gelecek sezon Booker liderliğinde bakalım nereye kadar devam edebilecekler, izlemesi heyecan verici!

9)Bradley Beal, Washington Wizards

Bradley Beal’ı All Star seviyesine taşıyan şeyler 3 sayı yüzdesini geliştirmesi oldu. Geçen sezonu 23.7 sayı ile tamamlayan Beal, Wall’ın yokluğunda takıma harika liderlik etti ve belki de Wall’suz daha etkili olabileceğini gösterdi. Kesinlike kompleks bir skorer, aynı zamanda NBA’deki en iyi SG’lerden biri olduğuna dair şüphe yok. Aslında yazacak pek bir şey yok, zaten kendisini fazlasıyla kanıtlamış bir isim Bradley Beal. Bu listede belki de daha iyi bir yerde yazabilirdim ancak sanırım 9.sıra da hiç fena değil.

8)Ben Simmons, Philadelphia 76ers

Geçen sezonu ROTY ödülünü kazanan Simmons, kesinlikle harika bir potansiyel. Saha görüşü, uzun boyuna rağmen top hakimiyetinin üst düzey olması ve yaptığı spontane asistler… Kesinlikle harika bir çaylak sezonunu geride bıraktı ve güzel bir lakabı haketti:”Fresh Prince” Sergilediği performansla herkesi kendine hayran bırakan Simmons, triple-double’a yakın istatistiklerle sezonu tamamladı. Elbet her şey mükemmel değil, Ben’in de kusurları var ve bunlardan en büyüğü şut atmaya korkması… Özellikle oyunun bu denli değiştiği bir dönemde potanın 2.5-3 metresinden sonra şut atamayan veya atmayan bir isim Simmons. Henüz genç ve bu özelliğini elbet geliştirecektir. Geliştirmesi gereken bir diğer yön ise yayın gerisi. Yılın Çaylağı ödülü sahibinin çaylak sezonunda rakip potaya gönderdiği isabetli 3 sayı atışı yok…

7)Andre Drummond, Detroit Pistons

Çoğu insan Drummond’a bu listede bu kadar yüksekte bir yer vermez sanırım. Aslında bu yaza kadsr ben de vermezdim. Ancak Drummond’ın kendisine dış şut özelliği yüklediğini görünce kesinlikle bu seviyeleri hakettiğine karar verdim. Müthiş bir çember savunucusu ve aynı zamanda iyi bir pota altı bitiricisi olmasının yanında Drummond tam bir ribaund canavarı ve oyunundaki tek eksik mid/long range şutlardı. Eğer bunları da atmaya başlarsa nasıl bir oyuncuya dönüşecek, tahmin etmek pek zor değil!

6)Karl-Anthony Towns, Minnesota Timberwolves

Towns, 16-17 sezonuna nazaran skor anlamında daha sönük bir sezonu geride bıraktı. Elbette bunda Jimmy Butler ve Jeff Teague eklemelerinin etkisi oldukça büyük. Ancak KAT adına en sevindirici unsur ise yay gerisinden geçtiğimiz sezonu %42 ile tamamlaması. Kesinlikle muazzam! İşin hücum yönünde kesinlikle durdurulması güç, müthiş bir potansiyele sahip. İşin savunma yönünde ise… Butler dışında Timberwolves takımında savunma yapan biri olduğunu düşünmüyorum. KAT gelişim göstermeye devam ederse bu ligin en domşnant pivotlarından bir tanesi olabilecek potaniyele sahip bir canavar! Bu potansiyelini kullanacak mı, yoksa potansşyeline yazık mı edecek… Göreceğiz!

5)Nikola Jokic, Denver Nuggets

Jokic’in geçtiğimiz sezon 6.1 asist ortalaması tutturduğunu biliyor muydunuz? Bu adamın boyunun 2.08 ve mevkisinin de aslında pivot okduğunu da unutmamak lazım. Michael Malone, radikal bir kararla topu Jokic’in eline verdi ve ondan oyun kurmasını bekledi. Jokic harika bir saha görüşüne sahip ve ince paslar verebiliyor. Dış şut atabiliyor, ribaundlarda etkili. Geçen sene yay gerisinden %40 ile oynamıştı. En büyük sıkıntısı ise maç başına 2.8 top kaybı ortalamasına sahip olması ve defansı… Kesinlikle kötü bir defansa sahip, tabiri caizse uyuyor… Bu geliştirilebilir mi, elbette. Peki Jokic geliştirebilecek mi? Zaman gösterecek…

4)Kristaps Porzingis, New York Knicks

Porzingis a.k.a “The Unicorn” nadir görülen bir yetenek. O uzun boyuna rağmen sahanın bir çok yerinden şutunu kaldırıp gönderebilmesi, hassas bileklere sahip olması… Daha fazla methedebiliriz belki Porzingis’i ancak buna gerek yok. Kendisini zaten kanıtladı, belki sakatlanmasaydı New York’u playoff potasına sokabilirdi, olmadı. Bundan sonra önemli olan sakatlıktan nasıl bir dönüş yapacağı… Letonyalı uzun, NBA tarihinde bir sezonda maç başına 2 blok ve 2 üç sayı isabeti ortalaması tutturan ilk isim oldu. New York’un onun etrafında takım kurmasında kesinlike sakınca yok ve bana kalırsa Kevin Knox yapılacak en iyi tercihlerden bir tanesiydi.

3)Joel Embiid, Philadelphia 76ers

Joel Embiid… 2 sene öncesine kadar herkesin güldüğü bir takımı konferans yarı finaline taşıyan biri. Process’in şüphesiz en büyük adımı, elit bir çember savunucusu… Kesinlikle muazzam bir oyuncu ve topu çembere yakın aldığı zaman durdurulması zor bir isim. Embiid’in en büyük dezavantajı yay gerisinden oldukça düşük bir yüzdeyle oynaması, geçtiğimiz sezonu %30 ile tamamlamıştı. Eğer Embiid dış şutlarını geliştirirse tarihin gördüğü en büyük pivotlardan birisi olur mu? Neden olmasın… Daha akıllı şut tercihleri ve top kaybı konusunda biraz daha dikkatli davranması durumunda yapamayacağı şey yok Embiid’in.

2)Anthony Davis, New Orleans Pelicans

Çok büyük bir ikilemde kaldım listenin ilk sırası için. Davis’i 2.sıraya yazmak kesinlike çok zor oldu benim için. Ama yapabilecek bir şeyim yok, bir tercih yapmak zorundaydım. Davis’i övmeye lüzum var mı? Olağanüstü savunması, çemberin çevresinde harika bir bitirici olması ve bu portföyüne bir de dış şutu eklemesi… 2017-2018 sezonunu 2.6 blok ortalamasıyla noktalayan Davis, elit bir çember koruyucusu ve kesinlikle bir superstar adayı. Bahis şirketlerine göre önümüzdeki sezon LeBron James’ten sonra MVP ödülünün en büyük adayı. AD’nin kendi pozisyonunda oynayan oyunculara karşı bir eksiği daha az dış şut denemesi. Ancak önümüzdeki senelerde yay gerisinden daha fazla şansını deneyeceğini düşünüyorum. Eğer ağır bir sakatlık geçirmezse kesinlikle 1 kez de olsa MVP ödülünü alacaktır. Oldukça büyük çekişmeye sahne olacak Batı Konferası’nda takımını nereye kadar taşıyabilecek, bunu hep birlikte göreceğiz…

1)Giannis Antetokounmpo, Milwaukee Bucks

Sonunda listenin ilk sırasına geldik… Greek Freak! Listenin ilk sırası için AD ile Greek Freak arasında gidip gelsem de son olarak Greek Freak’de karar kıldım. Bunun sebebi ise Antetokounmpo’nun daha kompleks, yani all-around tarzda bir oyuncu olması. Maç başına 1.5 top çalma ve 1.4 blok ortalamasına sahip olan Antetokounmpo, geçtiğimiz sezonu 26.9 sayı, 10 ribaund ve 4.8 asist ortalamaları ile noktalamıştı. Yay gerisinden düşük bir yüzdeye sahip olması Antetokounmpo’nun belki de tek handikapı. Eğer yay gerisinden şansını daha fazla denerse kesinlikle bu yönünü de geliştirecektir. Zayıflayan Doğu Konferansı’nda Milwaukee’yi nereye kadar taşıyabileceğini hep birlikte göreceğiz. Kimilerine göre Doğu’nun en iyi oyuncusu. Peki benim fikrim ne mi? Sanırım bu liste bu sorunun en büyük cevabı…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.