Murathanoğlu, 1 Maçta 112 Sayı Atan Efsaneyi Anlattı

2

1985 yılında Cibona Zagreb – Real Madrid Euroleague Finalinde genç bir Hırvat 36 sayı atarak, kendini basketbolun Mozart’ı ilan ediyordu. O sezon Slovenian Olimpia karşısındaki maçta ise 112 sayı atıyordu. Bir sezon sonra da bu kez Zalgiris Kaunas ve diğer bir Avrupa efsanesi Arvydas Sabonis karşısında bir kez daha Cibona Zagreb’i en büyük kupaya taşıyordu.  Mozart Amadeus dünya basketboluna damga vurmak istiyordu. Aynı yıl Avusturyalı şarkıcı Falco “Rock Me Amadeus” adındaki parçasıyla da müzik dünyasını sallıyordu. Bilmiyorum şarkıyı yazarken hiç Petroviç’ten esinlendi mi? Sadece güzel bir rastlantı mıydı? Ama Petroviç’in efsane performanslarıyla o şarkı benim kafamda hep birbirini çağrıştırmıştır.

Basketbolun Mozart’ı

Bugün Bir Zamanlar Amerika’da bir efsane, bir Hırvat markası, bir Yugoslav ürünü, bir Avrupa sembolü Drazen Petroviç’in hikayesi var. Doğuştan kalçasındaki problemden dolayı ilk adımlarını kayışlarla bağlı olduğu bir aparey zorluklar içinde atabilen Petroviç, basketbol oynayan ve hayranlık duyduğu ağabeyi Alexander yüzünden basketbolcu olmaya çok genç yaşta karar veriyor. Abisinin “Şut mu atıyorsun, tuğla mı?” sözlerinden çok etkilenen genç Drazen, öyle bir motivasyon ve azime sahip olur ki, 15 yaşında ilk profesyonel kontratını imzalar.

Hırvatistan’da bir ilah olmasına rağmen, onun hedefleri basketbolunu ve bayrağını dünyaya tanıtmaktır. Önce Real Madrid’i ve gücünü o zaman ülkesi Yugoslavya’da çok zor olan yurt dışına transfer şartlarını aşmak için kullanan Mozart, orada bir sezon ve bir kupa kazandıktan sonra NBA’in yolunu tutar. O zamanlar NBA bugünün NBA’i gibi değildi. Yabancı oyuncular, kariyerleri ne kadar başarılı olursa olsun, kolayca kabul görmüyorlardı. Sıfırdan başlayarak kendilerini basamakları birer birer çıkarak kabul ettirmeleri gerekiyordu. Bir nevi yabancı düşmanlığı da denilebilirdi buna. Petroviç zoru ilk başta bocalasa da başardı. 28 yaşında NBA’in elit skorerlerinden birisi oldu. Michael Jordan ona karşı her oynadığında maçın bir yerinde Petroviç’i savunma görevini Scottie Pippen’dan devralmaya kendini mecbur hissediyordu. Mozart’ın hikayesi çok daha uzun olabilirdi, ancak ne yazık ki Almanya’da geçirdiği bir trafik kazasında çok genç yaşta hayatını kaybeden Drazen Petrovic’in, daha nice basketbol mucizeleri yaratacak çağa girerken aramızdan ayrıldı. Bu olağanüstü, hüzünlü hikaye bugünden itibaren Bir Zamanlar Amerika programında.

Murat Murathanoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.