“Milli takımda oynamak, o formayı terletmek istiyorum”

937
Burak Eşlik
Milli takımda oynamak, o formayı terletmek istiyorum

Bu sezon Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi takımlarından Adatıp Sakarya BŞB. forması giyen, 25 yaşındaki yetenekli isim Burak Eşlik ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Burak Eşlik, NCAA günlerini, ABD’den dönüş sürecini ve merak edilen pek çok şeyi sizler için cevapladı.

Basketbola nasıl başladın?

Galatasaray altyapısında uzun süredir futbol oynuyordum. O dönem küçük takım antrenörü olan Hasan Serbest beni futbol idmanlarında izleyip her idman sonrası beni basketbol antrenmanlarına çağırıyordu. Onun ısrarları ve zorlamasıyla basketbol oynamaya başladım.

ABD’ye gidiş sürecin nasıl gelişti?

Basketbola ilk başladığımdan beri bende Amerika hayali vardı. Galatasaray da yıldız takımı sezonum çok iyi geçmişti, sezon sonrası genç takıma başladığım dönemde de bu küçüklük hayalimi yerine getirmenin vakti geldiğini düşünmeye başlamıştım.

Sezonda oynadığım bütün maçlarımı edit yaptım ve YouTube’a yükledim. Daha sonra da yakın dostum Talha Subaşı’nın da yardımı ile yüzlerce okula email attım. North Carolina eyaletinin Fayetteville şehrinden bir liseden full burs aldıktan sonrada arkama hiç bakmadan Amerika yolculuğuma başladım.

Birçok sokak basketbolu organizasyonunda, uzun yıllar önemli başarılara imza attın. Bu süreçte oynadığın takımlar ve arkadaşların arasında kuşkusuz rahmetli Murat Yıldırım’ın (yanlış hatırlamıyorsam spartak boşkova diye takımınız vardı, Mert Yavi, sen ve Murat’ı Kuşadası’nda izlemiştim) yeri ayrıdır.

Amerika’da basket ve okul dönemi bittiğinde bazen yazları Türkiye’de geçirecek kadar vaktim oluyordu. Öyle olunca gelip en yakın dostlarımla sokak turnuvalarına katılırdık. Hem Redbull’un düzenlediği 1vs1 King of the Rock turnuvası olsun hem başka sokak turnuvaları, hepsine kardeşlerim Mert Yavi ve Murat Yıldırım ile katıldık. Çok güzel zamanlardı.

Geçtiğimiz yıl, çocukluktan beri beraber büyüdüğün yakın arkadaşın Murat’ı kaybettin… Mental olarak bu zor durumun üstesinden nasıl gelebildin veya gelmeye çalışıyorsun?

Çok insan tanırım ama yakın çevrem gerçekten çok dardır. Murat’da bu dar çevremde benim için çok özel bir dost, kardeş… Onunla birlikte geçirdiğim yılların, anıların hiçbirinin açıklamasını kelimeler ile yapamam. Benim için çok zor bir dönemdi.

Murat Yıldırım-Burak Eşik-Mert Yavi

Antrenmanımdan sonra duymuştum ve son bir kez görmek için Mert Yavi çağırmıştı beni. Trabzon’dan İstanbul’a direk uçtum ve bütün gecemi annesi, yakın dostları ve Murat’ı son kez yoğun bakımda görerek geçirdim. Murat’ı kaybettikten sonra aşırı üzülmüştüm. Murat beni nerede olursam olayım Amerika da bile her zaman çok desteklemiş ve başarılı olmamı gönülden isteyen nadir insanlardandı.

Bende ne zaman, nerede oynarsam artık onun için de oynuyorum bu oyunu. Bu sayede mental olarak ondan hem güç hem motivasyon alıyorum. Murat her zaman dualarımda ve kalbimde benim…

Amerikan Kolej Basketbol Ligi’nde (NCAA) SIU Edwardsville forması giyerken bireysel olarak oldukça başarılı bir performansın vardı. Mezun olduktan sonra 2017 NBA Draft’larına girmeni beklerken Türkiye’ye geri döndün. Türkiye’ye dönüş sürecin nasıl gelişti?

SIU Edwardsville de bireysel performansım başarılıydı ama takım olarak başarısız bir sezon geçirmiştik. Orada kalmak benim birinci hedefimdi ama takım olarak başarısız bir sezon geçirdiğimizden dolayı benim kişisel başarımın pek bir anlamı orada olmadı.

Küçük denizdeki büyük balık olduğumdan dolayı NBA Draft’larında seçilmedim. Ondan sonraki opsiyonlarımda Türkiye Basketbol Ligi vardı ve Türkiye’ye dönüş yaptım.

ABD ile Türkiye arasında basketbol ortamı olarak ne gibi farklılıklar görüyorsun?

Türkiye’de daha çok disiplinli, set ve organizasyonların olduğu bir sistem varken, ABD’de daha çok 1vs1 e dayalı ve yarı sahadan çok; open , full court a dayalı bir sistem var ve atletikliğin en üst seviye olduğu bir basketbol oynanıyor.

NCAA’de oynadığım dönemde bireysel performansların takımların maçların kaderlerini aşırı şekilde etkilediğini gördüm. Türkiye’de genele bakıldığında bireyselden çok takım oyunu ve bir sistem var. Çok daha disiplinli bir oyun oynanıyor burada hem ofansif hem defansif olsun.

Türkiye’ye geri döndüğünde adın, altyapısından yetiştiğin Galatasaray ile anılıyordu. Ancak Trabzonspor’a imza attın. Galatasaray’ın sana ilgisi oldu mu?

Türkiye’ye döndüğümde benimle ilk ve en ciddi şekilde ilgilenen Galatasaray’dı. Galatasaray’da geçen sene antrenör olan Erman Kunter ile görüşmüştüm ve benim özel idmanımı izlemeye gelmişlerdi.

Daha sonrasında Trabzonspor’dan teklif alınca seçimimi oynamak ve kendimi göstermek için Trabzonspor’dan yana kullandım ki sezon ortasından sonlarına doğru nitekim öyle oldu. Ben Amerika’dan Türkiye’ye çok oynayarak gelmiştim ve bu seçimi yaparken kalbimin sesinden çok aklımı da kullanmak zorundaydım.

ABD dönüşü Trabzon’da adaptasyon sorunu yaşadın mı?

Evet yaşadım. Ben Amerika’ya gittiğimde bile yaşamamıştım ama Türkiye’ye dönünce başlarda zor dönemler geçirdim ama basketbol ve hayallerim beni ayakta tutan ve en çok motive eden şeylerdi. Daha sonrasında alıştım elbette. Yaklaşık 6 yıl Amerika’da yaşayıp Türkiye ye dönmek buradaki sisteme ayak uydurmak basketbol olsun, yaşam olsun benim için zordu.

Sezon başında Trabzon’un mali kriz nedeniyle kapanması sonucu Sakarya’ya transfer oldun. Ancak Adatıp Sakarya BŞB şu sıralar zor günler geçiriyor. Mali kriz yüzünden takımdan, başta koç olmak üzere birçok önemli isim gitti. Bu zorlu süreçlerin performansını etkilememesi için neler yapıyorsun?

Malesef Türkiye’ye döndüğümden beri bu konuda bir şanssızlık yaşıyorum, geçen sene bu işime yaradı ve daha iyi bir transfer yaptım ama bu senede aynı şeyler oldu ki gerçekten çok sıkıntılı bir durum. İnsanların dışarıdan anlamayıp konuşması normal. İçinde olduğun zaman her şey çok daha farklı.

Para elbette ki çok önemli, hepimizin ihtiyacı olan ve çalışmalarımızın karşılığını maddi olarak aldığın bir şey. Ama böyle durumlarda basketbol aşkı paranın önünde olan insanlar ayakta kalıyor. Basketbolu oynarken paradan önce insanın hayallerinin hedeflerinin gelmesi gerektiğini düşünüyorum.

Eğer daha üst noktaları gelmek istiyorsanız ve bulunduğunuz konumdan tatmin olmamanız gerekiyor.. Bu benim için hep böyleydi, her ne kadar çok zor ve gerçekten sıkıntılı olsa da bu durum, başka bir opsiyonum yok ve performansımı etkilememesi için sadece hedeflerimi, hayallerimi düşünerek kendimi ayakta tutuyorum. Öyle konsantre olmaya çalışıyorum işime.

Maç öncesi nasıl havaya giriyorsun, ritüellerin var mı?

Normalde arkadaş ortamında çok konuşan, sürekli dalga yapan biriyim. Ama maç önceleri çok farklı bir moda giriyorum tam tersi takımım dışında kimseler ile konuşmam. Müzik dinlerim konsantre olmak için, duamı okurum ve çıkarım bu kadar.

Bu sene hem takım hem bireysel olarak hedeflerin neler? NBA hayalin var mı?

Takım olarak umarım finansal sıkıntılar biraz düzelirse adam akıllı antrenman yapmaya başlarız. Sonra da önümüzde kim varsa her maçı kazanmak ve ligde kalmayı garantilemek. Ondan sonra her şey mümkün ne olacağı belli olmaz.

Kişisel olarak şuan için, geçen seneki performansımın üstüne daha çok koymaya devam etmek ve takımıma maçlar kazandırmaya yardım etmek en iyi şekilde. Her sene üstüne koyarak en yukarılara yükselmek istiyorum.Bunun içinde milli takımda oynamak kesinlikle dahil. O formayı çok terletmek istiyorum. NBA hayalim her zaman var…

Kariyerinde unutamadığın, senin için özel bir yeri olan maç hangisi?

NCAA’de oynadığım dönemde 40 sayı atarak oynadığım konferansın ve okulumun rekorunu kırdığım maçı hiç unutamam. Benim için çok özel bir geceydi.

Geçen senede Trabzon da kalan iki yabancı Osiris ve Sharas ile ilk maçta tam kadromuzla 30-35 sayı ile kaybettiğimiz Yeşilgiresun’u 2. Maçta evimizde ligde kalma maçında yenmiştik ve ligde kalmayı garantilemiştik. O maç benim ve bütün takım için çok özel ve anlamlıydı. Çünkü gerçekten öyle bir galibiyeti çok sıkıntılı ve zor bir dönemde aldık.

Oyun tarzında nasıl bir değişiklik yapmak isterdin?

Bazen NCAA’de ki kafayla oynadığım oluyor. O konuda daha kontrollü olmaya çalışıyorum. Ama onun dışında oyun tarzımı ve agresifliğimi beğeniyorum ve memnunum. Geliştirmem gereken noktalarım var ve onlar üzerinde her zaman çok çalışıyorum.

Basketbol idolün kim?

Basketbol idolüm aslında yok. Hani birisini sürekli izleyip kesinlikle böyle olmak istiyorum dediğim birisi olmadı. Beğendiğim çok oyuncu var gerçekten hem Türkiye’de hem Avrupa, NBA’de olsun. Sadece idol gözüyle bakmadım hiçbir zaman.

Kariyerindeki en komik anını anlatır mısın? (Saha içi veya saha dışı olabilir.)

Çok var ama aklıma gelen ilki sanırım, NCAA’den önce Junior College’de oynarken… Üniversite 1. yılım ve hazırlık turnuvasındaydık Dallas’ta. Takımda başka bir Türk arkadaşım daha vardı. Uğur Hortum ve onun İngilizcesi benim kadar iyi değildi. Antrenörümüz Deon Thomas’da ona önemli bir şey söylerken genelde benim tercüme etmemi isterdi. Sanırım turnuvadaki son maçın son 2 dakikası falandı ve koçumuzda mola almıştı.

Koç Deon uzunlara bir şeyler söylüyordu ve Uğur’da bende oyundaydık. Ben yorgun bir şekilde suyumu içiyordum ve 15-20 sayı ile önde olduğumuzdan dolayı koçun uzunlara ne dediğini dinlemedim pek. Çünkü konu onlarla ilgiliydi dalmıştım bende. Sonra koç Uğur’a ne söylediğini ona tercüme etmemi söylemişti.

Bende tamam dedim ve Uğur’a dönerek Türkçe “Kanka şimdi sakın gülme, dediği hiçbir kelimeyi ben duymadım sen şimdi anlıyormuş gibi hareketler yap. Lütfen gülme dedim’’. Bir yandan da vücut dilimle bunları anlatırken sahayı falan gösteriyordum el kol yaparak. Daha sonra o da anladım diyerek mola sonrası oynamaya başladık.

Meğer Uğur’un savunmada yapması gerekenler önemliymiş. Yapmayınca bizim koç delirdi ve oyundan çıkarmıştı Uğur’u. Bende ona sahada sitem ediyordum İngilizce konuşarak ” Ya söylemiştim sana oradan şunu yapacaktın” tarzı kendimi kurtarmaya çalıştım. Buna olaydan sonra epey gülmüştük her yerde anlatırız genelde…

Basketboldan arta kalan zamanlarda neler yapıyorsun?

Akşamları yürüyüş yapmayı çok severim, kitap okurum, film ve TV Showları izlerim. Play Station oynuyorum hep. Fortnite oynayan varsa DM den ulaşın bana PS’den ekleyip birlikte oynayalım kesinlikle.

Basketbolcu olmasaydın hangi işle uğraşmak isterdin?

Ben MMA (Karma dövüş sanatları) ile çok ilgiliyim. Eğer daha küçük yaşta bu kadar ilgim olsaydı ve bilseydim bunu, sanırım basketbol ve futboldan önce MMA’ci olurdum veya basketbol olmasaydı şuan futbol devam ederdi diye düşünüyorum. Hiç bırakmamış olurdum. Nerede ne konumda oynuyor olurdum bilmem ama futbolcu olurdum kesinlikle.

İlerisi için hedeflerin nedir?

Kendi jenerasyonumun en iyisi olmak istiyorum ve kariyerimde yükselmek istiyorum. Milli takımlarda oynayıp, EuroLeague’de forma giymek istiyorum. Daha sonra her zamanki birinci hedefim NBA’de oynamak istiyorum bir gün.

Röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkür ederiz. Sezonun geri kalanını sakatlıksız geçirmen dileğiyle, başarılar…

İzinsiz paylaşılması yasaktır.

RUHİ ÜNAL

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.