LeBron James’in Kabusu: İlk Maçlar

334
NBA
LeBron James'in Kabusu İlk Maçlar

Lebron James… GOAT tartışmalarının değişmeyen ismi… Kimilerine göre tarihin en iyisi, kimilerine göre oyunu en üst seviyeye çıkartan isim. Onun yeteneklerini,saha içi ve saha dışı liderliğini,oyun görüşünü bunların hiç birini tartışamayız. Dünya üzerinde herhangi bir insanı çevirip sorsanız kim olduğu size anlatılır. Sevmeyeninin bile saygı duyduğu bir isim ancak ne kadar kusursuz gözükse de onun da kendi içinde bazı kabusları var. Bunlardan en göze çarpanı yeni takımlarında oynadığı ilk maçlar…

Şöyle bi geçmişe dönelim. Sene 2003 ve belki de NBA tarihindeki en iyi draft senesi. Carmelo Anthony,Dwayne Wade,Chris Bosh,Luke Walton,Boris Diaw,Nick Collison,Kyle Korver ve niceleri. İşte böyle bir draft senesinin 1. sıra seçimi olan Lebron,Cleveland Cavaliers tarafından seçilmişti.

Cleveland forması ile çıktığı ilk maç 29 Ekim 2003, rakip Sacremento Kings. Beklentiler çok yüksekti ve Çaylak Lebron attığı 25 sayının yanında 9 asist ve 6 ribaund ile takımın en skorer oyuncusu olmasına karşın sahadan 106-92 mağlubiyet ile ayrılmıştı.

7 sezon boyunca Cleveland’da kaldıktan sonra bu Cavs kadrosu ile başarının gelmeyeceğini anlayan Lebron James, soluğu o dönemin en iyi takımlarından biri olan Miami Heat’te aldı. Aynı dönem draft edildiği Dwayne Wade ve Chris Bosh ile birlikte o dönemin “Big Three”sini oluşturmuşlardı. Takvimler 26 Ekim 2010. Rakip;Rondo’lu,Pierce’lı,Allen’lı,Garnett’li,Shaq’li Boston Celtics idi. Lebron 31 sayı ile takımın yine en skorer oyuncusu olmuştu ancak rakip yakın tarihin en iyilerinden kuruluydu ve maçı 88-80 kaybetmişlerdi.

Miami’de geçirdiği 4 senede 2 şampiyonluk şampiyonluk yaşayan Lebron evim dediği Cleveland’a geri dönmüş ve onlara şampiyonluk sözü vermişti. Bu kez o kadar da kötü bir kadroya sahip olmayan Cavs yeni sezona biraz daha iddaalı girmişti. Kyrie Irving,Kevin Love ve Mike Miller gibi isimlere Lebronun eklenmesi taraftarlara heyecan veriyordu. Büyük beklentiler ile başlayan sezonun ilk maçında tarih 30 Ekim 2014’tü. Rakip Carmelo Anthony ve Jr Smith’li New York Knicks idi ve Lebron -13 verimlilik puanıyla oynarak mağlubiyeti kabul etmişti.

4 sezonu Cavaliers’ta geçirirken verdiği sözü tutmuş ve Cleveland şehrine 50 yıl aradan sonra inanılmaz bir geri dönüşle asla unutulmayacak bir şampiyonluk kazandırmıştı. Finallere çıkmaya devam eden Lebron’un karşısında bu kez bölüm sonu canavarı vardı. NBA’in gelmiş geçmiş en iyi takımı olarak gösterilen Golden State’i finallerde sadece bir kez geçebilmişti ve sonraki seneler ne kadar çabalasa da takımın yetersizliğinden dolayı emekleri hep boşa çıkıyordu.

2018’e geldiğimizde Lebron’un kontratı bitmişti ve nereye gideceği merak konusuydu. King,kararını “Yıldızlar Geçidi Hollywood” olarak verdi ve Los Angeles Lakers’ın yolunu tuttu. Kobe Bryant’ın emekli olmasından sonra “tanking” dönemine giren Lakers’ın gençlerini yönetecek bir yıldıza ihtiyacı vardı ve Lebron onlar için biçilmez kaftandı. Koç olarak bu kez başında aynı dönem draft edildiği Luke Walton vardı ve tüm şehir Lakers’ın tekrar eski günlerine döneceği heyecanıyla sezon açılışını bekliyordu. Değişik bir yaz transfer sezonu geçiren Lakers’ın ilk maçında rakip Portland’tı. Lebron 26 sayı 12 ribaund 6 asist ile oynayıp double-double yaptı ancak rutin halini almış ilk maç fobisini kıramamış ve maçı 128-119 kaybetmişti.

Baktığımız zaman Lebron’un yeni takımlarıyla oynadığı maçları kazanamadığını görüyoruz. Bu bir rutin mi yoksa totem mi herhangi bir fikrimiz yok. Lebron,Lakers’tan sonra takım değiştirir mi bunu da bilmiyoruz ve sanırım öğrenene kadar rastlantı demeye devam edeceğiz.

Berkay Filizoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.