All-Star’da Rekabete Hoşgeldin Diyelim

5

Bildiğiniz üzere geçen sezondan itibaren All-Star formatında değişikliğe gidildi. Bunun ana sebebi izleyenlere biraz da olsa çekişme yaratmaktı. Son zamanlarda özellikle 16-17 All-Star maçlarında, Harlem’in yaptığı gösterilerden farksız geçmiyordu bu maçlar. Herkesin birbirine Alley-oop kaldırdığı, savunmanın hiç olmadığı ve fazla rehavetin insanları sıktığı bir şey haline geldi. Tabii ki temponun arşa ulaştığı şu anki basketbolda, All-Star haftası bir dinlenme periyodu olarak görülüyor oyuncular için. Bu çok çok normal bir durum. Lakin bu büyük NBA pazarının, en önemli reklam organizasyonunun, adını batırırcasına bir hal alması, herkesin fazla ciddiyetsiz oluşu yönetimi alarma geçirdi. Ve bu formatı uygun gördüler.

Geçen sene ilk olarak kullanılan bu format hakkında bilgiler verelim. Halkın verdiği oylar ile, medya ve oyuncu oyları birleşip, Doğu ve Batı olmak üzere 12’şer oyuncu belirleniyor. 2 taraftan en fazla oyu alan kaptan oluyor ve mahalle maçı misali aldım verdim yapıyorlar. Doğu ve batıda en fazla oy alan beş oyuncu takım fark etmeksizin her türlü ilk beş oluyorlar. Baktığımızda bu formatın geçen sene özelinde kattığı şeylerin başında rekabet geliyor. Özellikle doğu batı olmadığı için takımın lider oyuncularının da kendi aralarında bir Venice beach, bir Rucker Park maçları tadında, keyifli ve rekabeti yüksek bir maç olması izleyenler için olumlu bir gelişme. Kazanmak egolar için önemli oluyor. Tabii bu kaptanlardan biri Curry olunca rekabet seviyesi biraz eğlenceye yakın oldu. Çünkü kendisi tüm sevimliliğini ve eğlenceli ruhunu maça yansıttı. Onun için hala bir tatilden fazlası değildi. Bir de akşamdan kalma olan ve çoğu oyuncunun hayali olan maçta, bu sebepten oynamayan bir oyuncu tipi var ama şimdi bunu konuşmak gereksiz. Bunlara rağmen yine son topa kalan ve rekabeti olan bir maç izleme fırsatı bulduk. Savunması ile eleştrien Irving bile maçın son zamanlarında can havliyle savunma yaptı adeta. Uzun zamandır ihtiyaç duyulan All-Star maçının, bu olduğu kanaatindeyim ben.

Peki, bu sene olacak olan All-Star’a gelelim. Doğu’da kaptan olan Giannis Antetokounmpo ile birlikte, Kemba Walker, Kyrie Irving, Kawhi Leonard ve Joel Embiid ilk beş olarak organizasyonda olacak. Batı’dan da Lebron James önderliğinde, James Harden, Kevin Durant, Steph Curry ve Paul George, ilk beş oynamaya hak kazanan isimler. Şimdi düşünürsek Batı bu halde bir takım olsaydı, formda olmalarınnı etkisiyle güçlü olurlardı ki sorunların başında bu geliyor. Maçların bu kadar cıvımasının sebeplerinden biri de 2000’li yıllardan itibaren Batı Karmasının yükselen gücü . Bir taşta 2 kuş vuran Silver ve ekibi, hem güç eşitsizliğinden, hem de ciddiyetsizlikten doğan rekabetsizliği ve tatil havasını minimuma indirgemeyi başardılar.

Superstar oyuncular, sahiplendikleri veya gerçek anlamda onların lider olduğu her alanda rekabet yaratabilirler. LeBron James’in geçen seneki çabası da bunu fazlasıyla gösteriyor. Bir de karşısına, MVP tartışmalarının güçlü adaylarından, organizasyonun “The Future” ı gelince bir güç gösterisi kaçınılmaz oluyor. Yakın dönemin en dominant oyuncusu ve muhtemel olarak geleceğin en dominantının liderlik edeceği maç, bu sebeplerden ötürü biraz daha fazla merak ediliyor ve özel kılınıyor. Giannis için tatlı bir sınav olacak bu maçta, kendisinin gelecekte daha da oturacak olan liderlik özelliğinden, yıldızlara karşı olacak enstanteneleri izleyebiliriz.

LeBron’un da ilk kez batı tarafında yer aldığı bu All-Star haftasının, keyifli geçmesinde yetenek yarışmaları değil de, All-Star maçı, tekrardan eskiden olduğu gibi ana unsur olacak mı hep beraber bunu göreceğiz. Beklentiler yüksek, umarım maçtaki heyecan da aynı yükseklikte olur.

Etiketleri Tıklayıp İlgili Yazılara Ulaşabilirsiniz.

Sitemizdeki En Popüler Etiketler

Fenerbahçe Beko - Anadolu Efes - LeBron James - Lakers - Warriors

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.